Dünya kredi pazarında neler oluyor?
geçen yıllarda yaşanan krizlerin sonuçları nelerdir?
borsa krizlerinin, sanayi'de, ticâret'te, eğitim'de neler getirdiğini sormalıyız!
IMF ile bazı ülkeler arasındaki sorunlar, hângi aşamada çözülmektedir?
"iktisât" ilkeleri açısından, geçinme imkânlarının sosyal gerçekleşme yollarını acaba yeniden mi tartışmalıyız?
Türkiye gibi, "kandırma"ya, "aldatma"ya, "bilim dışı sapma"lara eğilimli ülke pazarlarında, köylülerin, işçilerin fedakârlıkları dışında "tutunacak bir dal" da görünmüyor. sanayiciler, sanayileşmekten usandılar. eğitimciler, eğitmekten usandılar. tarımcılar da, tarlalarına ne ekeceklerine bir türlü karar vermiyorlar, kâh şöyle, kâh böyle! ama, çoğunda aynı sorunlar.
kredi sorunları kadar, yatırım kârlılığına yönelik kuşkular. arz ile talep arasındaki uyum'un ne durumda olduğunu da merâk ediyoruz.
Ecevit Hükümeti sırasında yaşanan krizde, Bankalar iflâs etmiş, Bankacılık alanını reforme etmek amacı ile BDDK'ya bazı misyonlar biçilmişti. BDDK, Erdoğan Hükümeti'nde yozlaştırıldı, tesirsiz kılındı, neredeyse yok edildi.
ama, bankacılık diye bir olgu var!
binlerce yıldır, bankalar var dünya'da.
Türkiye'de, modern bankalar, Atatürk Dönemi'nde kurulmuş idi.
şimdi, banka girişimleri yok edildi. mevcût bankaların nasıl yaşadığını da bilmek mümkün değil.
IMF'nin önerileri nelerdi? unutulmuştur.
Batı ile bütünleşmek isteyen siyasî merkezler, Türkiye'de iyice güçsüzleşirken, Asya ülkeleri de, Türkiye'den uzaklaşıyorlar.
bir "sosyal demokrat hükümet dönemi", herhâlde önümüzdeki tek gerçekçi seçenek. işçilerin, köylülerin, eğitimcilerin, işsizlerin desteğini kazanan bir "sosyal demokrat hükümet", banka girişimlerinin reforme edilmesini sağlar.
SİNAN ÖNER