Dün Türkiye Büyük Millet Meclisi'ndeydim, öğleye doğru 11:00'den öğleden sonra 16:00'ya kadar, Meclis'te kâh siyasî partilerin grup toplantılarını izledim, kâh milletvekillerinin bürolarında sohbet ettim.
daha önce de, Meclis'i ziyâret etmiştim, yıllardır Meclis'i izleyen bir Tarihçi'yim, artık normal bir faâliyet oldu, Meclis'e gitmek, Meclis'te yaşamak.
Meclis'te, dün, Barış ve Demokrasi Partisi ile Cumhuriyet Halk Partisi Meclis Grubu toplantılarını izledim, BDP'yi ilk kez ziyâret ettim, biraz da "iâde-i ziyâret" anlamında. TÜSTAV Eski Başkanı Doktor Nihat Sargın'ın cenâze törenlerine BDP yöneticileri de katılmışlardı, ben de TÜSTAV'ın eski bir yöneticisi ve Doktor Nihat Sargın'ın bir arkadaşı olarak Meclis'te BDP Grubu toplantısını izledim bir süre. daha sonra da, CHP Meclis Grubu toplantısını izledim.
Meclis'te, Genel Kurul çalışmaları da mesâide önemli bir yer kaplıyor, Salı, Çarşamba ve Perşembe günleri Genel Kurul toplanıyor. Meclis Komisyonları da, hemen her gün mesâi yapıyorlar.
Meclis'in dünkü gündeminde, Türkiye'deki ve dünyadaki siyasî ve hukukî konuların yanısıra, ekonomi de vardı. CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu, Meclis Grubu toplantısında hükümet politikalarını eleştirdi. BDP Genel Başkanı Kışanak da, daha çok hukuk konularını ele aldı, BDP'nin yaşadığı sorunları anlattı, anayasa çalışmalarını değerlendirdi. BDP'nin Meclis'teki mesâisinde karşılaştığı sorunlara da değindi Kışanak, "terör" ile "siyaset" arasındaki farkları hatırlattı.
Meclis'teki toplantılarda, bir sürü tanıdık milletvekilleri ile rastlaştım. BDP Grubu'nda, Yazar, Çevirmen, Mersin Milletvekili Ertuğrul Kürkçü'ye, Avukat Levent Tüzel'e rastladım. CHP Grubu'nda, CHP Eski Genel Başkanı Deniz Baykal'a, Profesör Nur Serter'e, Büyükelçi Osman Korutürk'e, Profesör Binnaz Toprak'a, Profesör Halûk Eyidoğan'a, Sendikacı İzzet Çetin'e, Başsavcı İlhan Cihaner'e, İkinci Cumhurbaşkanı İsmet İnönü'nün torunu Gülsün Bilgehan'a, CHP Eski Genel Sekreteri Adnan Keskin'e rastladım.
Meclis'te tanıdık milletvekilleri ile rastlaşmak, hoş, heyecanlandırıcı bir deneyim. hele bir Tarihçi açısından çok ilginç, benzersiz rastlaşmalardır. Meclis'i izlemeye ilkokul yıllarımda başlamıştım, Cahit Karakaş'ın Meclis Başkanlığı yıllarında, Cumhurbaşkanlığı seçimleri vardı, bir türlü seçilememişti Cumhurbaşkanı, Merhûm İhsan Sabri Çağlayangil Cumhurbaşkanı Vekili olarak çalışmıştı aylarca.
1980 ile 1983 arasında Meclis tatil edilmişti. 1983'te Meclis yeniden açılırken, seçimleri izlemiştim, Özal'ın Başbakan ilân edildiği günleri yaşamıştım. 1983'ten 2012'ye 29 yıldır Meclis'i sürekli izlerim, seçim dönemlerinde daha aktif bir izleyici olurum, mitingleri, toplantıları izledim. izlediğim seçim mitingleri arasında, Demirel'in, Ecevit'in, Profesör İnönü'nün, Erbakan'ın, Baykal'ın mitingleri vardır, alanlarda izlemiştim mitinglerini. ama, TV'lerde, gazetelerde, seçim dönemlerini hiç kesinti olmadan izlemişimdir. Meclis'le aramızda biraz da "duygusal" bir bağ vardır sanki.
normal bir bağdır bu!
Meclis kurucuları, Birinci Meclis üyeleri arasında akrabalarımız vardır. Atatürk'ün yakın arkadaşları, yakınındaki milletvekilleri arasında akrabalarımız veyâ tanıdıklarımız vardır. 1920'den 2012'ye milletvekilliği yapmış bir çok tanıdığımız vardır. ben, şahsen milletvekilleri ile sohbetler etmeye eğilimli bir Tarihçi'yim. geçmişte, AP, CHP, TİP, MHP, ANAP, SHP, DSP gibi siyasî partilerin milletvekilleri ile çok rastlaşırdım, sohbetlerimiz olmuştur. basında yer almış milletvekilleri ile ilgili haberleri de izlemişimdir. "Cumhuriyet", "Milliyet", "Hürriyet", "Sabah" gibi gazeteleri, neredeyse otuz beş yıldır okurum.
dünkü Meclis ziyâretim, genel bir izlenim olarak fenâ değildi. Meclis'in yasama ve yürütme kuvvetlerinin merkezi olarak taşıdığı anlamın ve önemin ne kadar fark edildiğini bilmiyorum, ama, Türkiye Cumhuriyeti'nin en önemli merkezî kurumlarından biridir Meclis.
Meclis'teki siyasî partilerin, yeni bir seçime şimdiden muhtaç kaldıklarını fark ettim Meclis'te. bir "erken seçim"in yaklaştığını yazmakta bir sakınca yoktur herhâlde. bir "erken seçim tarihi" yazmak mümkün değildir elbette, ama, "erken seçim"in bir ihtiyaç olduğu bellidir.
Tarihçilik açısından Meclis'in çok önemli özellikleri vardır, Meclis Kütüphanesi ve Meclis Arşivleri, tarihsel gerçeklerimizi öğrenmek ve anlamak açısından çok önemli kaynakları barındırıyor. Meclis Tarihi, Türkiye'nin Tarihi'dir, Türkiye'nin Tarihi'nin merkezlerinden biridir. bendeki Meclis'i izleme tutkusu ve huyu da, Tarihçiliğimden kaynaklanıyor, ve elbette ilkokul yıllarımda tanık olduğum siyasî deneyimlerden, Meclis'in 1973 ile 1980 yılları arasındaki mesâisinden.
Meclis'i ziyâretlerim sürecek gibi, bundan sonra da Meclis'teki sohbetlerime ya da Meclis Grupları'nın toplantılarını izlemeye devam edeceğim, öyle bir izlenim edindim. Meclis'in geleceğinde ben de yaşayacağım belli ki.
SİNAN ÖNER
daha önce de, Meclis'i ziyâret etmiştim, yıllardır Meclis'i izleyen bir Tarihçi'yim, artık normal bir faâliyet oldu, Meclis'e gitmek, Meclis'te yaşamak.
Meclis'te, dün, Barış ve Demokrasi Partisi ile Cumhuriyet Halk Partisi Meclis Grubu toplantılarını izledim, BDP'yi ilk kez ziyâret ettim, biraz da "iâde-i ziyâret" anlamında. TÜSTAV Eski Başkanı Doktor Nihat Sargın'ın cenâze törenlerine BDP yöneticileri de katılmışlardı, ben de TÜSTAV'ın eski bir yöneticisi ve Doktor Nihat Sargın'ın bir arkadaşı olarak Meclis'te BDP Grubu toplantısını izledim bir süre. daha sonra da, CHP Meclis Grubu toplantısını izledim.
Meclis'te, Genel Kurul çalışmaları da mesâide önemli bir yer kaplıyor, Salı, Çarşamba ve Perşembe günleri Genel Kurul toplanıyor. Meclis Komisyonları da, hemen her gün mesâi yapıyorlar.
Meclis'in dünkü gündeminde, Türkiye'deki ve dünyadaki siyasî ve hukukî konuların yanısıra, ekonomi de vardı. CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu, Meclis Grubu toplantısında hükümet politikalarını eleştirdi. BDP Genel Başkanı Kışanak da, daha çok hukuk konularını ele aldı, BDP'nin yaşadığı sorunları anlattı, anayasa çalışmalarını değerlendirdi. BDP'nin Meclis'teki mesâisinde karşılaştığı sorunlara da değindi Kışanak, "terör" ile "siyaset" arasındaki farkları hatırlattı.
Meclis'teki toplantılarda, bir sürü tanıdık milletvekilleri ile rastlaştım. BDP Grubu'nda, Yazar, Çevirmen, Mersin Milletvekili Ertuğrul Kürkçü'ye, Avukat Levent Tüzel'e rastladım. CHP Grubu'nda, CHP Eski Genel Başkanı Deniz Baykal'a, Profesör Nur Serter'e, Büyükelçi Osman Korutürk'e, Profesör Binnaz Toprak'a, Profesör Halûk Eyidoğan'a, Sendikacı İzzet Çetin'e, Başsavcı İlhan Cihaner'e, İkinci Cumhurbaşkanı İsmet İnönü'nün torunu Gülsün Bilgehan'a, CHP Eski Genel Sekreteri Adnan Keskin'e rastladım.
Meclis'te tanıdık milletvekilleri ile rastlaşmak, hoş, heyecanlandırıcı bir deneyim. hele bir Tarihçi açısından çok ilginç, benzersiz rastlaşmalardır. Meclis'i izlemeye ilkokul yıllarımda başlamıştım, Cahit Karakaş'ın Meclis Başkanlığı yıllarında, Cumhurbaşkanlığı seçimleri vardı, bir türlü seçilememişti Cumhurbaşkanı, Merhûm İhsan Sabri Çağlayangil Cumhurbaşkanı Vekili olarak çalışmıştı aylarca.
1980 ile 1983 arasında Meclis tatil edilmişti. 1983'te Meclis yeniden açılırken, seçimleri izlemiştim, Özal'ın Başbakan ilân edildiği günleri yaşamıştım. 1983'ten 2012'ye 29 yıldır Meclis'i sürekli izlerim, seçim dönemlerinde daha aktif bir izleyici olurum, mitingleri, toplantıları izledim. izlediğim seçim mitingleri arasında, Demirel'in, Ecevit'in, Profesör İnönü'nün, Erbakan'ın, Baykal'ın mitingleri vardır, alanlarda izlemiştim mitinglerini. ama, TV'lerde, gazetelerde, seçim dönemlerini hiç kesinti olmadan izlemişimdir. Meclis'le aramızda biraz da "duygusal" bir bağ vardır sanki.
normal bir bağdır bu!
Meclis kurucuları, Birinci Meclis üyeleri arasında akrabalarımız vardır. Atatürk'ün yakın arkadaşları, yakınındaki milletvekilleri arasında akrabalarımız veyâ tanıdıklarımız vardır. 1920'den 2012'ye milletvekilliği yapmış bir çok tanıdığımız vardır. ben, şahsen milletvekilleri ile sohbetler etmeye eğilimli bir Tarihçi'yim. geçmişte, AP, CHP, TİP, MHP, ANAP, SHP, DSP gibi siyasî partilerin milletvekilleri ile çok rastlaşırdım, sohbetlerimiz olmuştur. basında yer almış milletvekilleri ile ilgili haberleri de izlemişimdir. "Cumhuriyet", "Milliyet", "Hürriyet", "Sabah" gibi gazeteleri, neredeyse otuz beş yıldır okurum.
dünkü Meclis ziyâretim, genel bir izlenim olarak fenâ değildi. Meclis'in yasama ve yürütme kuvvetlerinin merkezi olarak taşıdığı anlamın ve önemin ne kadar fark edildiğini bilmiyorum, ama, Türkiye Cumhuriyeti'nin en önemli merkezî kurumlarından biridir Meclis.
Meclis'teki siyasî partilerin, yeni bir seçime şimdiden muhtaç kaldıklarını fark ettim Meclis'te. bir "erken seçim"in yaklaştığını yazmakta bir sakınca yoktur herhâlde. bir "erken seçim tarihi" yazmak mümkün değildir elbette, ama, "erken seçim"in bir ihtiyaç olduğu bellidir.
Tarihçilik açısından Meclis'in çok önemli özellikleri vardır, Meclis Kütüphanesi ve Meclis Arşivleri, tarihsel gerçeklerimizi öğrenmek ve anlamak açısından çok önemli kaynakları barındırıyor. Meclis Tarihi, Türkiye'nin Tarihi'dir, Türkiye'nin Tarihi'nin merkezlerinden biridir. bendeki Meclis'i izleme tutkusu ve huyu da, Tarihçiliğimden kaynaklanıyor, ve elbette ilkokul yıllarımda tanık olduğum siyasî deneyimlerden, Meclis'in 1973 ile 1980 yılları arasındaki mesâisinden.
Meclis'i ziyâretlerim sürecek gibi, bundan sonra da Meclis'teki sohbetlerime ya da Meclis Grupları'nın toplantılarını izlemeye devam edeceğim, öyle bir izlenim edindim. Meclis'in geleceğinde ben de yaşayacağım belli ki.
SİNAN ÖNER

0 comments:
Post a Comment