<?xml version='1.0' encoding='UTF-8'?><?xml-stylesheet href="http://www.blogger.com/styles/atom.css" type="text/css"?><feed xmlns='http://www.w3.org/2005/Atom' xmlns:openSearch='http://a9.com/-/spec/opensearchrss/1.0/' xmlns:georss='http://www.georss.org/georss'><id>tag:blogger.com,1999:blog-4180267417845576732</id><updated>2009-12-23T07:08:09.490-08:00</updated><title type='text'>Sinan Öner's Road</title><subtitle type='html'></subtitle><link rel='http://schemas.google.com/g/2005#feed' type='application/atom+xml' href='http://sinanonersroad.blogspot.com/feeds/posts/default'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4180267417845576732/posts/default'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sinanonersroad.blogspot.com/'/><link rel='hub' href='http://pubsubhubbub.appspot.com/'/><link rel='next' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4180267417845576732/posts/default?start-index=26&amp;max-results=25'/><author><name>Sinan Öner</name><email>noreply@blogger.com</email></author><generator version='7.00' uri='http://www.blogger.com'>Blogger</generator><openSearch:totalResults>287</openSearch:totalResults><openSearch:startIndex>1</openSearch:startIndex><openSearch:itemsPerPage>25</openSearch:itemsPerPage><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4180267417845576732.post-489531310348957417</id><published>2009-12-23T06:17:00.000-08:00</published><updated>2009-12-23T06:46:21.938-08:00</updated><title type='text'>Yıldız Sertel'e Vedâ</title><content type='html'>Doçent Yıldız Sertel de dünya'ya vedâ etti, Yıldız Sertel, 86 yaşında vefât etti, ama, hep genç kaldı, hep taze bir zihin ile, güçlü bir zekâ ile, cesûr bir ruh ile, babası Merhûm Zekeriya Sertel, annesi Merhûm Sabiha Sertel gibi mücadeleci, Atatürkçü bir insan olarak yaşadı.&lt;br /&gt;Yıldız Sertel'i çocukluk yıllarımda okurdum, Fransa'da idi, Sovyetler Birliği'nde kalmıştı, farklı ülkelerde akademik faâliyetlerini sürdürmekteydi.&lt;br /&gt;Yıldız Sertel'e, geçenlerde, 4 Aralık 2009'da bir kutlama mesajı göndermiştim, meğer hastaymış, 4 Aralık, Tan Gazetesi'nin 1945'de kundaklandığı gün'ün yıldönümü idi, Sertel Gazetecilik Vakfı, her yıl 4 Aralık'ı Sertel Vakfı Ödülleri törenlerine vakfeder. Tan Gazetesi'ni, Zekeriya Sertel, eşi Sabiha Sertel ile yayınlamaktaydı, 1940'ların en çok okunan günlük gazetesi idi.&lt;br /&gt;Yıldız Sertel, ailesinin Türkiye'yi terketmek zorunda kalması ile, farklı ülkelerde öğrenim gördü, akademik kariyer yaptı, Sovyetler Birliği'nde kaldı.&lt;br /&gt;Nâzım Hikmet Ran'ın dostları idi, Zekeriya Sertel, Sabiha Sertel, Yıldız Sertel.&lt;br /&gt;Yıldız Sertel, 1990'da Türkiye'ye geldi, 1996'da Sertel Gazetecilik Vakfı'nı kurdu, uzun süre Vakfı yönetti.&lt;br /&gt;ben de, Türkiye Sosyal Tarih Araştırma Vakfı'nda yöneticiydim, Emin Türk Eliçin Vakfı Kurucusu Merhûm Asiye Eliçin'in misafiri olurdum, "Yıldız tanışmak istiyor, seni tanıştırayım!" demişti, Sertel Gazetecilik Vakfı'nda çalışan bir hanım gelmiş, Yıldız Sertel'in selâmını iletmiş idi. Yıldız Sertel hastaydı, hasta olmasına rağmen, tedâvisi süresince Vakıf faâliyetlerini sürdürmekten vazgeçmedi. son karşılaşmamız, 2000'deydi sanırım, 2000 Yılı'nda, Caddebostan kıyılarında yürümekteydim, karşımda elinde bastonu ile Yıldız Sertel bana bakmaktaydı! Yıldız Sertel'e gittim, gülümsedim, sohbet ettik, Yazar Merhum Sabahattin Âli'den, Zekeriya Sertel'den, Sabiha Sertel'den bahsettik, "filmlerini yapmak isterim" diye gülümsedim, Atıf Yılmaz Batıbeki'nin öğrencisi olduğumu söyledim, "yap, mutlaka yap filmlerini!" diye ciddî bir yanıt verdi Yıldız Sertel, "ama, 1940'ları filmleştirmek çok güç."&lt;br /&gt;Yıldız Sertel, çocuksu bir insandı, genç bir insandı, Zekeriya Sertel'in kızı olması mucize gibidir, Zekeriya Sertel, Atatürk'ün güvendiği bir adamdı, daha Osmanlı Dönemi'nde yayıncılığa başlamış, kitaplar yazmış, Amerika'da kalmış, Sovyet Devrimi'ni desteklemiş, büyük bir adamdı. Nâzım Hikmet Ran'ı, Sabahattin Âli'yi, "Resimli Ay" dergisinde okurlarına anlatmış, eserlerini yayınlamıştı. Sabiha Sertel de büyük bir yazardı, Halide Edip Adıvar gibi, Lâtife Hanım gibi, Suat Derviş gibi, Sabiha Sertel de, Atatürk'ü anlamış, Atatürk'ün devrimlerinin uygulanmasında liderlik yapmış kadınlardan biriydi, denemeler, makaleler yazmış, kitaplar yayınlamıştı. Tan Gazetesi'ni de, Zekeriya Sertel ile eşi Sabiha Sertel yayınlamışlardı.&lt;br /&gt;Yıldız Sertel, Türkiye Cumhuriyeti'nin kurulduğu 1923'de doğmuş idi.&lt;br /&gt;Yıldız Sertel'in vefât edeceğini hiç ummazdım, 4 Aralık 2009'da kutlama mesajı gönderirken, bir süre sonra görüşürüz sanıyordum. Merhûm Asiye Eliçin de, geçen yıl dünya'ya vedâ etti, Kadıköy'de, Bahariye'de, birbirini görmek isteyen üç insan'dan bir ben kaldım dünya'da, Asiye Eliçin de, Yıldız Sertel de vefât ettiler. Bahariye deyince, Bahariye'de TÜSTAV'ın bürosunda, TÜSTAV Başkanı Nabi Yağcı ile mesâi yapmıştık uzun bir süre. TÜSTAV Bürosu da yok artık Bahariye'de. TÜSTAV Başkanı Nabi Yağcı da, pek görünmüyor, TÜSTAV Mütevelli Heyet toplantıları olmasa, görmek mümkün olmuyor. ama, belli olmaz! tarih, sürprizlerle devâm ediyor. Asiye Eliçin de, Yıldız Sertel de, sürprizleri iyi bilmekteydiler, hep sürprizlerle yaşamışlardı. &lt;br /&gt;şimdi, ben, Asiye Eliçin'in, Yıldız Sertel'in ardından neler yaşayacağımı soruyorum dünya'ya.&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;SİNAN ÖNER&lt;/strong&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4180267417845576732-489531310348957417?l=sinanonersroad.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4180267417845576732/posts/default/489531310348957417'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4180267417845576732/posts/default/489531310348957417'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sinanonersroad.blogspot.com/2009/12/yldz-sertele-veda.html' title='Yıldız Sertel&apos;e Vedâ'/><author><name>Sinan Öner</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:extendedProperty xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' name='OpenSocialUserId' value='13661884156414927697'/></author></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4180267417845576732.post-616724455109798613</id><published>2009-12-23T05:46:00.001-08:00</published><updated>2009-12-23T05:51:22.169-08:00</updated><title type='text'>Başkan Mikhail Gorbachev'in Tokyo Gezisi</title><content type='html'>Başkan Mikhail Gorbachev, Japonya'yı ziyâret ediyor, Birleşmiş Milletler'in Kopenhag Konferansı'nın ardından, Başkan Gorbachev, Japonya'ya geçmiş, Japonya Başbakanı Hatoyama ile biraraya gelmişler. Gorbachev Foundation'un resmî web sayfalarında Başkan Mikhail Gorbachev'in Japonya Gezisi ile ilgili bilgiler yer alıyor.&lt;br /&gt;Başkan Mikhail Gorbachev, Green Cross'un da yöneticilerinden biri, dünya çevrecilik hareketi'nin liderlerinden biri, Kopenhag Konferansı'nda bir bildiri de okumuş idi. &lt;br /&gt;Başkan Mikhail Gorbachev'in Japonya Gezisi'ni kutlarım.&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;SİNAN ÖNER&lt;/strong&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4180267417845576732-616724455109798613?l=sinanonersroad.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4180267417845576732/posts/default/616724455109798613'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4180267417845576732/posts/default/616724455109798613'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sinanonersroad.blogspot.com/2009/12/baskan-mikhail-gorbachevin-tokyo-gezisi.html' title='Başkan Mikhail Gorbachev&apos;in Tokyo Gezisi'/><author><name>Sinan Öner</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:extendedProperty xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' name='OpenSocialUserId' value='13661884156414927697'/></author></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4180267417845576732.post-4683514723865946041</id><published>2009-12-23T05:04:00.000-08:00</published><updated>2009-12-23T05:41:04.989-08:00</updated><title type='text'>Başkan Medvedev, Türkmenistan'da</title><content type='html'>Rusya Cumhurbaşkanı Dimitri Medvedev, Türkmenistan'ı ziyâret ediyor. Türkmen Cumhurbaşkanı Gurbanguly Berdimuhamedov'un konuğu Başkan Medvedev, Rusya ile Türkmenistan arasındaki ilişkilerin daha da iyileşeceği yönünde mesajlar iletiyor.&lt;br /&gt;Türkmenistan, Hazar'a kıyı ülkelerden biridir, Aşkabat, Türkmenistan'ın başkenti. Türkmenistan'ı uzun süre Başkan Saparmurad Niyazov Türkmenbaşı yönetmiş idi, geçen yıllarda, Başkan Türkmenbaşı vefât edince, Türkmenistan Cumhurbaşkanlığı'na Berdimuhamedov seçildi.&lt;br /&gt;Rusya, Bağımsız Devletler Topluluğu üyesi devletler -daha önce de Sovyetler Birliği'ne üye idiler- ile ilişkilerini koruyor, hatta daha da güçlü, yararlı bir işbirliği atmosferini yapılandırıyor.&lt;br /&gt;Hazar'a kıyı devletler, Rusya açısından çok ilginç tarihsel, coğrafî, siyasî, ekonomik özelliklere sahip. Türkmenistan, İran, Azerbaycan, Kazakistan gibi devletler, Sovyetler Birliği'nin, sonra da Bağımsız Devletler Topluluğu'nun ilkeleri ile yönetildi, ya da bu büyük devlet birliklerinin desteklerini kazandı. ama, her bir devlet'in de özel zenginlikleri, nitelikleri, tarihleri vardır.&lt;br /&gt;Türkmenistan'ın üretim kaynakları açısından zengin bir ülke olmasının Rusya'ya da büyük yararları vardır. Rusya, Türkmenistan'ın güvenliğine, siyasetine, ekonomisine hassas bir siyaset izliyor. Başkan Medvedev'in Türkmenistan Ziyâreti, Rusya'nın Türkmenistan'a yönelik siyasetinin iyi bir kanıtıdır.&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;SİNAN ÖNER&lt;/strong&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4180267417845576732-4683514723865946041?l=sinanonersroad.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4180267417845576732/posts/default/4683514723865946041'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4180267417845576732/posts/default/4683514723865946041'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sinanonersroad.blogspot.com/2009/12/baskan-medvedev-turkmenistanda.html' title='Başkan Medvedev, Türkmenistan&apos;da'/><author><name>Sinan Öner</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:extendedProperty xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' name='OpenSocialUserId' value='13661884156414927697'/></author></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4180267417845576732.post-5938658000484014883</id><published>2009-12-22T00:40:00.000-08:00</published><updated>2009-12-22T01:04:08.096-08:00</updated><title type='text'>Bir Aile Tarihi (3)</title><content type='html'>Şentut Ailesi, Tarsus, Mersin Eşrâfı'nın bir üyesi idi, Şentut Ailesi'nin Çukurova'ya ne zaman yerleştiğini bilmiyorum, ama, Türk bir aile olduğu, çiftçilik, memûriyet, öğretmenlik, doktorluk, mühendislik, avukatlık gibi mesleklere yetenekli bir aile olduğu bilinir.&lt;br /&gt;Şentut Ailesi, Çukurova'nın, Türkiye'nin farklı illerine dağılmışlar, yerleşmişlerdir.&lt;br /&gt;Şentut Ailesi'nin değerli üyeleri arasında, Merhûm Abdülkadir Şentut, Merhûm Sırrı Şentut, Merhûm Mustafa Şentut vardır, Merhûm Hacı Mahmut Şentut'un evlâtları idi, Annem Selma Homurlu'nun dayıları idi.&lt;br /&gt;Merhûm Abdülkadir Şentut, büyük bir toprak sahibi'yken iflâs etmiş, ama, oğulları Noter olmuş, torunları da, doktor, avukat, öğretmen, iş adamı olmuşlardır. &lt;br /&gt;Merhûm Mustafa Şentut da, bir Memûr idi, Atatürk'ün Cumhurbaşkanlığı sırasında Memûriyet'e başlamış, 97 yaşında vefât etmiş idi. kızı öğretmen olmuş, oğlu da, bir iş adamı olmuş idi, Merhûm Mustafa Şentut'un.&lt;br /&gt;Merhûm Sırrı Şentut da, bir toprak sahibi idi, 95 yaşında vefât etti. torunları, iş adamı, mühendis, esnâf oldular.&lt;br /&gt;Büyükannem Pakize Şentut da, bir ev terzisi idi, terzilikle geçindi, Annem Selma Homurlu'yu öğretmen, Dayım Osman Homurlu'yu da Cumhuriyet Savcısı olarak yetiştirdi, torunları, öğretmen, doktor, iş adamı, mühendis, tarihçi, çevirmen, yazar, siyasetçi oldular. Büyükannem Pakize Şentut, beş vakit namazı'nı 90 yaşına kadar kılmış, Hazretî Muhammed'e bağlanmış, İslâm'a temiz bir ruh ile bağlanmış, büyük bir insandı, misafirleri arasında, Amerikalı Tarihçi Profesör Andrew Jameson, Yazar Hasan Kıyafet, Yazar Kerim Korcan, Köy Enstitüsü Öğretmeni Seyfi Koryürek, TBKP Genel Sekreteri,TÜSTAV Başkanı Nabi Yağcı, Emekli Cumhuriyet Savcısı Yazar İsmet Kemal Karadayı, Şâir Adnan Yücel, Yazar Cengiz Gündoğdu, Emekli Komiser Ahmet Gülcü, Çevirmen Hüsen Portakal, Emekli Albay Fehmi Albayrak, MİT Mensubû Hüsamettin Bey, Emekli Cumhuriyet Savcısı Ünsal Durlanık -Ünsal Durlanık, aynı zamanda teyzem Nezahat Sandal'ın kızı ile evlidir-, Rus Öğretim Üyesi Hanifa Fazlyanova, Japon Öğretim Üyesi Atsuko Otake -aynı zamanda kardeşim İnan Öner ile nişanlı idi-, Japon İş Adamı Yoshikazu Nakahama, Japon Tarihçi Jun Akiba, Japon Müzisyen Masayuki Watanabe, İngiliz Öğretim Üyesi James Ackroyd, Şâir Terzi Osman Yaman, Öğretmen Emel Dağtekin, Merhûm Avukat Yıldırım Barlas, Merhûm Yüksek Mimar Mühendis Ali Homurlu, Merhûm Avukat TBKP Kurucusu Edip Targan gibi bir çok saygın insan, Büyükannem Pakize Şentut'un misafiri olmuşlar, evimizde ağırlanmışlardır. Büyükannem Pakize Şentut, 92 yaşında vefât etti, ben de, 35 yıl hiç ayrılmadığım Büyükannem'in ne kadar büyük bir insan olduğunu hâlâ unutmam.&lt;br /&gt;Şentut Ailesi, tarihsel açıdan güçlü bir aile olduğu gibi, Atatürkçü, fedakâr, dürüst, temiz, ibâdetine bağlı, yaratıcı, çalışkan, sempatik, saygın bir aile'dir. &lt;br /&gt;1999 Depremi'nde şehit olmuş Merhûm Abdülkadir Turan Şentut da, askerî doktor idi, Büyükannem Pakize Şentut'un yetiştirdiği bir insandı, Merhûm Abdülkadir Şentut'un torunu idi. &lt;br /&gt;Şentut Ailesi'nin, Osmanlı'nın son yıllarında, cephe savaşlarında şehit düşmüş üyeleri olduğu söylenir. &lt;br /&gt;bugün de, Şentut Ailesi, büyük bir aile'dir, Türkiye'ye daha yüzyıllarca liderlik yapacak bir aile'dir, her türlü yıpratıcı koşullara ya da akımlara rağmen.&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;SİNAN ÖNER&lt;/strong&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4180267417845576732-5938658000484014883?l=sinanonersroad.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4180267417845576732/posts/default/5938658000484014883'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4180267417845576732/posts/default/5938658000484014883'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sinanonersroad.blogspot.com/2009/12/bir-aile-tarihi-3.html' title='Bir Aile Tarihi (3)'/><author><name>Sinan Öner</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:extendedProperty xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' name='OpenSocialUserId' value='13661884156414927697'/></author></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4180267417845576732.post-6942224803409705508</id><published>2009-12-22T00:21:00.000-08:00</published><updated>2009-12-22T00:40:22.686-08:00</updated><title type='text'>Bir Aile Tarihi (2)</title><content type='html'>Öner Ailesi, İran Horasan Dağları'ndan Anadolu'ya, Malatya'ya yüzyıllar önce göçmüş, bir bölümü Adana Ceyhan Bölgesi'ne, bir bölümü İstanbul'a, bir bölümü Tarsus'a, Mersin'e göçmüş, bir bölümü de Toros Dağları'na yerleşmiş büyük bir aile'dir. Öner Ailesi, İran Türkmen Alevîliği'ni sürdürmüş, sonra da, Anadolu'da, Hacı Bektaş-ı Velî'ye bağlanmış, Tarsus'a önceden yerleşmiş Horasan Erenleri gibi, Tarsus'ta yerleşmiş bir aile'dir.&lt;br /&gt;Merhûm Dedem Abdülkadir Öner, 1984'de ölmüş idi, 1910'da doğmuş, bir Bektaşî Babası, lider bir kişi idi. Merhûm Abdülkadir Öner, Anadolu'nun her yerinden Alevî, Bektaşî misafirlerini Tarsus'ta, Yenice'de, Adana'da, Mersin'de ağırlardı. Aşık Veysel, Aşık Davut Sulâri, Aşık Ali Ekber Çiçek, Merhûm Dedem Abdülkadir Öner'in misafirleri arasında idi. &lt;br /&gt;Merhum Dedem Abdülkadir Öner, Tarsus Eşrâfı'ndan bir insandı, Eliyeşil Ailesi ile komşulardı, Merhûm Babası Arabacı Murat, Kurtuluş Savaşı'nda Sadık Eliyeşil Paşa'yı atlarla Toros Dağları'na kaçırmış, sonra da, Tarsus'ta, Sadık Eliyeşil Paşa ile çalışmış, Atatürk'ün daha Kurtuluş Savaşı yıllarında ziyâret ettiği bir adamdı. Merhûm Dedem Abdülkadir Öner de, Tarsus'taki Amerikalılar'ın da önerileri ile, Ford Jeep'i, Ford Otobüs'ü, Ford Otomobil'i Tarsus'a ilk getirmiş çok az sayıda kişiden biridir, yıllarca, Adana ile Mersin arasında otobüsleri ile yolcu taşıdı, bir süre de, Tarsus ile Ankara, Ankara ile Malatya arasında otobüsleri ile yolcu taşımış bir iş adamı idi, Merhûm Dedem Abdülkadir Öner.&lt;br /&gt;Merhûm Dedem Abdülkadir Öner, Romancı Yaşar Kemal Göğceli'nin "İnce Memed" eserinde anlattığı Recep Çavuş'un kızı ile evlenmiş, Kürt Zazası Recep Çavuş'un kızından dokuz çocuk yapmıştı. yedi erkek, iki kız evlâdı vardı, Merhûm Dedem Abdülkadir Öner'in, Sadık, Murat, Doğan, Kamber, Hüseyin, Askerî, Cafer, Sakine, Gülay. Merhûm Dedem Abdülkadir Öner'in torunları da az değildir, 45 kadar torunu vardır, Merhûm Dedem Abdülkadir Öner'in.&lt;br /&gt;Öner Ailesi, yolcu taşımayı, yolcu ağırlamayı, fabrika işçiliğini, esnâflığı, taşıt tamirciliğini, teknisyenliği, çiftçiliği, muhasebeciliği sevdiği gibi, siyaset'e, sendikacılığa, kooperatifçiliğe, dernekçiliğe de yetenekli, eğilimli bir aile'dir.&lt;br /&gt;Öner Ailesi, şiir'e, Alevî geleneklerine, çeviri yeteneğine, okuyup yazma yeteneğine de sahip bir aile'dir. Alevî Türkler arasında, Öner Ailesi, saygın bir aile olarak, dürüst, temiz, yararlı, çalışkan, yaratıcı, Atatürkçü bir aile olarak yer almış, Atatürk'ün, İsmet İnönü'nün, Celâl Bayar'ın, Süleyman Demirel'in, Mustafa Bülent Ecevit'in, Profesör Aydın Güven Gürkan'ın, Profesör Erdal İnönü'nün sempatisini kazanmış bir aile'dir.&lt;br /&gt;Öner Ailesi'nin, daha yüzyıllarca Türkiye'ye liderlik yapacağını hissedenler, Öner Ailesi'ni yıpratmayı mârifet sanmışlar, ama, her seferinde, aldandıklarını anlamışlardır, Öner Ailesi'ne yapılan haksızlıkların aşılmasında, bu yanılmış, aldanmış çevreler de rol oynamalıdır.&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;SİNAN ÖNER&lt;/strong&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4180267417845576732-6942224803409705508?l=sinanonersroad.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4180267417845576732/posts/default/6942224803409705508'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4180267417845576732/posts/default/6942224803409705508'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sinanonersroad.blogspot.com/2009/12/bir-aile-tarihi-2.html' title='Bir Aile Tarihi (2)'/><author><name>Sinan Öner</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:extendedProperty xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' name='OpenSocialUserId' value='13661884156414927697'/></author></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4180267417845576732.post-1647670931766533896</id><published>2009-12-21T23:54:00.000-08:00</published><updated>2009-12-22T00:20:52.719-08:00</updated><title type='text'>Bir Aile Tarihi (1)</title><content type='html'>Homurlu Ailesi, Türkmen boylarının Anadolu'nun farklı bölgelerine yerleşmesi sırasında, çok geniş bir coğrafya'ya dağılmış. Karadeniz Bölgesi'nde, İç Anadolu'da, Ege Bölgesi'nde, Çukurova'da, Toros Dağları'nda, Homurlular dağılmışlar, yerleşmişler.&lt;br /&gt;Homurlular'ın bir bölümü de, Adana, Tarsus, Mersin illerine yerleşmişler.&lt;br /&gt;Adana Eşrâfı diye bilinen Homurlu Ailesi, tarım, hayvancılık, eğitim, hukuk, sanayî alanlarında iş yapmışlar, kariyer yapmışlar. Atatürk'ün liderliğinde yeni devlet ilkelerinin uygulanmasında liderlik yapmışlar.&lt;br /&gt;Annem Selma Homurlu'nun Babası Mehmet Nazif Homurlu, Çukurova köylerinde, Toros Dağları'nda, Tarsus'ta, sosyal bir adam olarak, Tarsus Amerikan Koleji'ne bir süre devâm etmiş, ciddî bir yönetici kişi olarak yaşamış, ama, 1970'de, kanser hastalığına kurban olmuş, ölmüş. ben doğduğumda, Mehmet Nazif Homurlu yaşamıyor idi. Annem Selma Homurlu'nun amcası Merhûm Ali Homurlu, 2000'li yıllarda bir kaza geçirdi, bir süre hastalandı, sonra da vefât etti. Merhûm Ali Homurlu, Yüksek Mimar Mühendis idi, Atatürk'ün yetiştirdiği gençlerden biriydi, İsmet İnönü'nün Cumhurbaşkanlığı sırasında Almanya'da Mimarlık eğitimi almıştı. Merhûm Ali Homurlu, Avusturya'da, Amerika'da kalmış, İstanbul Teknik Üniversitesi'nde öğretim üyeliği yapmıştı. Merhûm Ali Homurlu, 1964'lerde Süleyman Demirel ile Adalet Partisi'ni teşkilâtlandıran lider bir kişiydi, Adana çevresinde, Anadolu'nun farklı illerinde mimarî tasarımlarını uyguladı, Adana Hipodromu da, Merhûm Ali Homurlu'nun bir eseridir. &lt;br /&gt;Merhûm Ali Homurlu ile sohbetlerimiz olmuş idi, dünya'ya hassas, Türkler'in Tarihi'ne sürekli meraklanan, Tarihçi bir kişi idi. Merhûm Ali Homurlu'nun eşi de, Ramazanoğlu Ailesi'nin kızıdır. Ramazanoğlu Ailesi, yüzyıllarca Adana Bölgesi'ni yönetmiş idi.&lt;br /&gt;Annem Selma Homurlu'nun bir amcası da, Merhûm Avukat Mahmut Homurlu idi, çok genç yaşta vefât etmiş bir insandı, Avukat Mahmut Homurlu, İstanbul Barosu'nun saygın avukatlarından biriydi. &lt;br /&gt;Merhûm Mustafa Homurlu da, Annem Selma Homurlu'nun bir amcası idi. &lt;br /&gt;Homurlu Ailesi'nin farklı dalları, farklı illerde yaşamakta, Tarsus'un eski gazetecilerinden Gündoğdu Homurlu, Merhûm Akay Homurlu, Tarsus Basını'nda yıllarca çalışmış gazetecilerdir.&lt;br /&gt;Homurlu Ailesi, önce CHP'li, sonra DP'li olmuş, İsmet İnönü'yü, Celâl Bayar'ı, Adnan Menderes'i desteklemiş, sonra da, Süleyman Demirel'i, Mustafa Bülent Ecevit'i desteklemiş idi.&lt;br /&gt;Annem Selma Homurlu, Emekli bir Resim Öğretmenidir, 1987'de, Demokratik Sol Parti İçel Milletvekili Adayı idi, Bülent Ecevit'in önerisi ile. &lt;br /&gt;Dayım Osman Homurlu da, Emekli Cumhuriyet Savcısı'dır, Türkiye'nin farklı illerinde Cumhuriyet Savcılığı yaptı.&lt;br /&gt;Homurlu Ailesi, tarihsel açıdan çok güçlü bir aile olduğu gibi, dünya'yı izleyen, sürekli üreten, bilim'e, sanat'a, siyaset'e yetenekli, akılcı, sempâtik bir aile'dir. &lt;br /&gt;Merhûm Ali Homurlu'nun oğlu Değerli Behçet Homurlu da, Adana Çiftçi Birliği Başkanı'dır, Türkiye Jokey Kulübü Başkanı'dır, siyasî bir kişidir, Merhûm Ali Homurlu'nun ilkelerini uygulayan bir işadamı'dır, bir Yüksek Mühendis, bir bilim adamı'dır. &lt;br /&gt;Homurlular, daha yüzyıllarca, Türkiye'nin yönetimine, sanatına, bilimine, üretimine, tarımına, sanayisine, hukukuna, basınına katkılar yapacak bir aile'dir. Atatürk de, İsmet İnönü de, Celâl Bayar da, Süleyman Demirel de, Mustafa Bülent Ecevit de, Homurlular'a güvenmişler, Homurlular'a saygı duymuşlar, Homurlular'ı desteklemişlerdir.&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;SİNAN ÖNER&lt;/strong&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4180267417845576732-1647670931766533896?l=sinanonersroad.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4180267417845576732/posts/default/1647670931766533896'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4180267417845576732/posts/default/1647670931766533896'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sinanonersroad.blogspot.com/2009/12/bir-aile-tarihi-1.html' title='Bir Aile Tarihi (1)'/><author><name>Sinan Öner</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:extendedProperty xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' name='OpenSocialUserId' value='13661884156414927697'/></author></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4180267417845576732.post-5683996198942908375</id><published>2009-12-21T02:26:00.000-08:00</published><updated>2009-12-21T02:55:45.611-08:00</updated><title type='text'>Zeki Ökten'in Ölümü</title><content type='html'>Yönetmen Zeki Ökten vefât etti. gazeteler, Zeki Ökten'in vefâtını birinci sayfalarından duyurmuşlar.&lt;br /&gt;Zeki Ökten, Türk Sineması'nın ustalarından biri idi. "Sürü", "Faize Hücûm", "Güle Güle", "Düttürü Dünya" filmleri ödüller kazanmış, milyonlarca izleyici tarafından izlenmiş idi.&lt;br /&gt;Zeki Ökten Sineması, Ömer Lütfî Akad, Atıf Yılmaz, Metin Erksan, Halit Refiğ, Yılmaz Duru, Süreyya Duru, Yılmaz Güney gibi usta yönetmenlerin yetiştirdiği Zeki Ökten'in tüm yetenekleri ile yarattığı bir sinema akımıdır, bir sinema akımı olarak saptanmalıdır.&lt;br /&gt;Zeki Ökten, Türk Sineması'nı çevreleyen tüm sorunlara rağmen, Dünya Sineması'na da yenilikler, katkılar getirmiş bir sinemacı idi. "Sürü", bir çok ülkede, film festivallerinde ödüller kazanmıştı, Zeki Ökten'in Yılmaz Güney'in yazdığı "Sürü" senaryosu ile dünya sanat tarihine de büyük bir eser bıraktığı bellidir.&lt;br /&gt;Zeki Ökten, sinema ile öteki sanatların birbiri ile iletişimlerini iyi anlamış, iyi uygulamış bir Yönetmen idi. Zeki Ökten, sinema sanatının sosyal eğitimdeki rolünün de farkında bir Yönetmen olarak, bir halk eğitimcisi gibi davranmış, Türk Sineması'nın tarihten dersler almasına yardımcı olmuş bir Yönetmen idi.&lt;br /&gt;Zeki Ökten ile hiç sohbet edemedik! &lt;br /&gt;ama, Zeki Ökten hep vardı, çevremde idi, Yavuz Özkan, Atıf Yılmaz, Ömer Kavur, Ziya Öztan, Halit Refiğ gibi Yönetmenler ile aynı salonlarda, aynı masalarda çok oturduk ama, Zeki Ökten, uzakta idi, görünmeyen bir usta idi, "Sürü"nün peşinde idi, bize vakit ayıramazdı, bizi bize bırakmıştı, ama, bizi denetlediğini de hissetmiştim.&lt;br /&gt;bir Sinan Öner Sineması yarattığımda, herhâlde, ustalarımdan biridir, Zeki Ökten.&lt;br /&gt;Zeki Ökten'in anısına, çevremde yer almış sinemacıları sıralamak istiyorum, bir töreni yürütür gibi.&lt;br /&gt;Ömer Lütfî Akad, İlhan Arakon, Aydın Arakon, Atıf Yılmaz Batıbeki, Halit Refiğ, Fatoş Güney, Ömer Kavur, Yavuz Özkan, Metin Deniz, Ziya Öztan, Orhan Oğuz, Sami Hazinses, Onat Kutlar, Atillâ Dorsay, Burçak Evren, Serap Aksoy, İrfan Tözüm, Hüseyin Kuzu, Şerif Gören, Cemal Şan, Engin Ayça, Gülsen Tuncer, Erdal Gülver, Ertunç Şenkay, Kaya Ören, Zeki Demirkubuz, Nuri Bilge Ceylan, Mehmet Aslantuğ, Ahmet Soner, Sami Şekeroğlu, Erdoğan Kar, Perihan Savaş, Costa Gavras, Yavuzer Çetinkaya, Rutkay Aziz, Yılmaz Onay, Tarık Akan, Türkân Şoray, Aytaç Arman, Salih Kalyon, Askerî Öner, İnan Öner, Haşmet Zeybek, Hüseyin Kıvanç, Mehmet Fırat Eroğlu, Türker Vatan, Pelin Esmer, Nihat Behram, Bekir Yıldız, Rauf Ozangil, Önder Çakar, Kerim Korcan, Demir Karahan, Işık Öğütçü, Cem Taylan, Şakir Eczacıbaşı, Aziz Nesin, Rahmi Saltuk, Zülfü Livaneli, Yaşar Kemal Göğceli, Rekin Teksoy, Genco Erkal, Zeliha Berksoy, Semiha Berksoy, Vedat Türkali.&lt;br /&gt;elbette, şimdi hatırlamadığım sinemacılar var, Zeki Ökten'i izlemiş, saymış, Zeki Ökten Sineması'na heyecânlanmış.&lt;br /&gt;Zeki Ökten'in ölümü, tarihimizi hatırlarken, unuttuğumuz bilgileri getiriyor önümüze. Zeki Ökten, farklı bir ülkede yaşasaydı, acaba, neler yapardı, aynı sinema yetenekleri ile? ama, bu soruyu sorarken, çok umutlu da değilim, Zeki Ökten gibi sinemacılar, nerede olsalar da, sosyal sorunların muhatapları olurlar, hayatları, sonsuz bir didinme, çalışkanlık, mücadele, dert, arayış ile geçer.&lt;br /&gt;Zeki Ökten'in Dünya Sineması'ndaki yeri, "Sürü" filmi ile simgelenir ama, Zeki Ökten Sineması, büyük bir ders konusu, bir sempozyum malzemesi diye kabûl edilmelidir.&lt;br /&gt;bir çok filmini izlediğim Değerli Güler Ökten'e, Zeki Ökten'in Değerli dostlarına, öğrencilerine, ailesine başsağlığı dilerim.&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;SİNAN ÖNER&lt;/strong&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4180267417845576732-5683996198942908375?l=sinanonersroad.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4180267417845576732/posts/default/5683996198942908375'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4180267417845576732/posts/default/5683996198942908375'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sinanonersroad.blogspot.com/2009/12/zeki-oktenin-olumu.html' title='Zeki Ökten&apos;in Ölümü'/><author><name>Sinan Öner</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:extendedProperty xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' name='OpenSocialUserId' value='13661884156414927697'/></author></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4180267417845576732.post-3686622861947058548</id><published>2009-12-17T23:52:00.000-08:00</published><updated>2009-12-18T00:03:33.985-08:00</updated><title type='text'>Cumhuriyet Gazetesi Yaşlanıyor!</title><content type='html'>Cumhuriyet Gazetesi'ni 1923'de Yunus Nadi kurmuş, Atatürk'ün önerisi ile. daha sonra, Nadir Nadi, on yıllarca Cumhuriyet Gazetesi'ni yönetti, Cumhuriyet Gazetesi'nde başyazarlık yaptı. Nadir Nadi ölünce, İlhan Selçuk, Cumhuriyet Gazetesi İmtiyaz Sahibi olarak başyazarlığı devraldı.&lt;br /&gt;şimdi, 2009 Yılı'nın sonunda, Cumhuriyet Gazetesi'nin yaşlandığını fark ediyoruz. İlhan Selçuk, 84 yaşında olmasına rağmen, bir dava'da yargılanıyor, dava notlarını yayınladı, Cumhuriyet Gazetesi'ndeki Pencere Köşesi'nde denemeleri yayınlanıyor. Profesör Mümtaz Soysal, Cumhuriyet Gazetesi Yazarı, 80 yaşında. Oktay Akbal, Cumhuriyet Gazetesi Yazarı, 84 yaşında. Profesör Server Tanilli, Cumhuriyet Gazetesi Yazarı, 79 yaşında. Profesör Emre Kongar, Cumhuriyet Gazetesi Yazarı, 75 yaşlarında. Orhan Erinç, Cumhuriyet Gazetesi Yazarı, 75 yaşlarında. Orhan Birgit, Cumhuriyet Gazetesi Yazarı, 75 yaşlarında. &lt;br /&gt;öteki yazarları da yazmak mümkün!&lt;br /&gt;ama, Cumhuriyet Gazetesi'ne kişilik kazandıran yazarların çoğu, yaşlanmaktalar, yaşlanıyorlar.&lt;br /&gt;Cumhuriyet Gazetesi'ni yenilemek yönünde, okurların, CHP'nin, DSP'nin, sendikaların, üniversitelerin çaba harcaması gerekir. ama, Cumhuriyet Gazetesi'nin tarihsel kişiliğini zedeleyecek davranışlardan kaçınılması gerekir. Cumhuriyet Gazetesi, bir tarihsel kişilik olarak yaşamalı, dokunulmazlığı sağlanmalıdır.&lt;br /&gt;İlhan Selçuk'u incitenler, Atatürk'ün tarihsel eserlerini tehdit edenler, üniversite Profesörleri'ni, işçi liderlerini, emekli subayları tehdit edenler, aynı çevrelerdir. Cumhuriyet Gazetesi, elbette, yenilenmeli, geçmişten dersler almalı, Cumhuriyet Gazetesi'ne bağlanmış tarihsel umutları, sempatiyi, sevgiyi, çabaları haklı kılmalıdır, güçlendirmelidir.&lt;br /&gt;Cumhuriyet Gazetesi, Atatürk'ün önerisi ile kurulmuş bir Gazete olarak, öteki basın merkezlerinden farkını belli etmeli, bu farkı korumalıdır.&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;SİNAN ÖNER&lt;/strong&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4180267417845576732-3686622861947058548?l=sinanonersroad.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4180267417845576732/posts/default/3686622861947058548'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4180267417845576732/posts/default/3686622861947058548'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sinanonersroad.blogspot.com/2009/12/cumhuriyet-gazetesi-yaslanyor.html' title='Cumhuriyet Gazetesi Yaşlanıyor!'/><author><name>Sinan Öner</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:extendedProperty xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' name='OpenSocialUserId' value='13661884156414927697'/></author></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4180267417845576732.post-3764164146025798119</id><published>2009-12-17T07:59:00.000-08:00</published><updated>2009-12-17T08:13:50.677-08:00</updated><title type='text'>Birleşmiş Milletler İklim Değişimi Konferansı</title><content type='html'>Danimarka'nın başkenti Kopenhag'da, 7 Aralık 2009 ile 18 Aralık 2009 arasında, Birleşmiş Milletler İklim Konferansı toplanıyor, konferans'ta çeşitli oturumlar yapıldı.&lt;br /&gt;Birleşmiş Milletler, dünya'nın coğrafî yapısında, iklim koşullarında, enerji üretimi coğrafyasında bazı değişmeler saptamıştı. Kopenhag Konferansı ile, dünya liderleri, dünya iklim değişimlerini tartıştılar, incelediler, bazı gözlemlerini bildirileştirdiler.&lt;br /&gt;Birleşmiş Milletler İklim Konferansı'nda, farklı sosyal, siyasî sistemlere rağmen, dünya devletlerinin işbirliği olanakları, iklim konularına yönelik politikalarda Birleşmiş Milletler'in etkinleştirilmesi, farklı devlet ya da kuruluşların iklim değişmelerine yönelik somut adımlar atması, enerji politikalarının yenilenmesi gibi konular gündemde idi.&lt;br /&gt;Kopenhag İklim Değişimi Konferansı'nda bildirilerini oturumlarda anlatanlar arasında, ABD Dışişleri Bakanı Hillary Clinton, Almanya Başbakanı Angela Merkel, Sovyetler Birliği Eski Cumhurbaşkanı Mikhail Gorbachev, Japonya Başbakanı Hatoyama, İngiltere Başbakanı Gordon Brown, İtalya Başbakanı Sylvio Berlusconi, Çin Halk Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Hu Sintao, Avrupa Komisyonu Başkanı Jose Manuel Barroso, İspanya Başbakanı Jose Zapatero gibi liderler vardı.&lt;br /&gt;Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Ban Kee Moon da, Kopenhag İklim Değişimi Konferansı'nda düşüncelerini açıkladı.&lt;br /&gt;Kopenhag İklim Değişimi Konferansı Belgeleri'nin Türkçe'de yayınlanması çok yararlı olur, Türkiye'nin dünya coğrafyası'ndaki yeri, dünya enerji haritası'ndaki yeri, Birleşmiş Milletler Kopenhag İklim Değişimi Konferansı'nın Belgeleri'nin Türk yurttaşları tarafından okunmasını koşullandırıyor.&lt;br /&gt;Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Ban Kee Moon'u, Kopenhag İklim Değişimi Konferansı'nın gerçekleşmesinde yaptığı liderlik nedeni ile kutlarım.&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;SİNAN ÖNER&lt;/strong&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4180267417845576732-3764164146025798119?l=sinanonersroad.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4180267417845576732/posts/default/3764164146025798119'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4180267417845576732/posts/default/3764164146025798119'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sinanonersroad.blogspot.com/2009/12/birlesmis-milletler-iklim-degisimi.html' title='Birleşmiş Milletler İklim Değişimi Konferansı'/><author><name>Sinan Öner</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:extendedProperty xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' name='OpenSocialUserId' value='13661884156414927697'/></author></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4180267417845576732.post-2296438902567945012</id><published>2009-12-17T02:02:00.000-08:00</published><updated>2009-12-17T02:14:33.675-08:00</updated><title type='text'>Ali Taygun, Baykuş Değilmiş!</title><content type='html'>Ali Taygun, 66 yaşında ölmüş, kansermiş meğer, hastaymış, hiç duyurmamışlar bana.&lt;br /&gt;Ali Taygun, yaşamayı çok seven bir adamdı, enerjik bir ruh ile, tiyatro, politika, sosyal hareketler alanlarında bir sürü eser yarattı, yönetici bir adamdı, çok adam yetiştirdi. Barış Derneği yöneticisi idi Ali Taygun, TKP'liydi, TBKP Kurucusu idi. Ali Taygun, Marxist idi, Marxizm'i Türkçe'ye uyguladı, Atatürkçü idi, Ecevit'e, Profesör Erdal İnönü'ye, Mesut Yılmaz'a, öteki Atatürkçü siyasetçilere yardım ederdi, TBKP'yi kurarken de, saygı talep eden bir adamdı, kültür'e, emeğe, insan'a saygı!&lt;br /&gt;Ali Taygun, ölmüş, meğer baykuş değilmiş Ali Taygun, ama, böyle yazarken, uzun yaşayanları imâ etmediğimi de bilirdi, baykuşların genci yaşlısı olmaz. Süleyman Demirel gibi Ali Taygun da, İsmet İnönü'nün öğrencilerinden biriydi, elbette uzun yaşamak istedi, ama, hep akıllı idi, enerjik bir düşünce yaratma yeteneği vardı. Ali Taygun'u okurken insan, büyük bir alanda özgürlük deneyimleri yaşadığı gibi, çeşitli tezleri, düşünceleri, önerileri, sınanmış formülleri hisseder.&lt;br /&gt;Ali Taygun'un eşi de, Yekta Kara idi, Yekta Kara, Türk Operası'nın yöneticilerinden biridir, Atatürk'ün, İsmet İnönü'nün Opera Sanatı'na verdikleri değerin farkında yaşayan bir izleyici kütlesi yaratılmasına liderlik yapmıştı, Yekta Kara da.&lt;br /&gt;Ali Taygun, baykuş değilmiş, ölmüş, ama, kuşların dünyasında yaşamayı seçmiş bir adamdı Ali Taygun, yüksekte kalmayı, gökte yaşamayı seçmiş bir adamdı.&lt;br /&gt;Türkiye Komünist Partisi'nin son Genel Sekreteri, TBKP Genel Sekreteri Nabi Yağcı'ya -Haydar Kutlu-, TBKP Genel Başkanı Doktor Nihat Sargın'a, CHP Lideri Deniz Baykal'a, Eski Başbakan Mesut Yılmaz'a, DSP'li Eski Kültür Bakanı İstemihan Talay'a, 9. Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel'e, Ali Taygun'u sevmiş, saymış, desteklemiş, okumuş, anlatmış herkes'e başsağlığı dilerim.&lt;br /&gt;Ali Taygun'a devlet töreni yaparlar mı bilmem, ama, üniversiteler, okullar, sendikalar, dernekler, Ali Taygun'a saygılarını duyurmalılar, belli etmeliler, törenleştirmeliler.&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;SİNAN ÖNER&lt;/strong&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4180267417845576732-2296438902567945012?l=sinanonersroad.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4180267417845576732/posts/default/2296438902567945012'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4180267417845576732/posts/default/2296438902567945012'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sinanonersroad.blogspot.com/2009/12/ali-taygun-baykus-degilmis.html' title='Ali Taygun, Baykuş Değilmiş!'/><author><name>Sinan Öner</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:extendedProperty xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' name='OpenSocialUserId' value='13661884156414927697'/></author></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4180267417845576732.post-3471122170386953648</id><published>2009-12-16T03:22:00.000-08:00</published><updated>2009-12-16T03:41:37.003-08:00</updated><title type='text'>Yegor Gaidar'a Vedâ</title><content type='html'>Rusya Eski Başbakanı, Tarihçi, Ekonomist, Politikacı Yegor Gaidar, bugün vefât etmiş, 1956'da, SBKP'nin 20. Kongresi'nin yapıldığı yıl doğmuş Yegor Gaidar, 16 Aralık 2009'da vefât ederken, büyük bir insan'a vedâ ediyoruz.&lt;br /&gt;Yegor Gaidar, Sovyetler Birliği'nin son döneminde, Başkan Mikhail Gorbachev'in çevresinde yer aldı, siyasî, bürokratik kariyerini SBKP'nin Perestroika, Glasnost politikalarının uygulandığı yıllarda yaptı. 1992'de, Rusya Federasyonu'nun ilk Başbakanları arasında, Yegor Gaidar vardı, Rusya Federasyonu'nun ilk Cumhurbaşkanı Boris Yeltsin'in yönetiminde, bir süre Başbakanlık yaptı, sonra da, tarihçiliğe devâm etti, çeşitli kurumlara danışmanlıklar yaptı, Rusya'nın güçlenmesi yönünde siyasî, akademik, bürokratik güçlerini kullandı.&lt;br /&gt;Yegor Gaidar'ın bazı denemeleri Türkçe'de yayınlanmıştı. ama, yazdığı çok değerli kitaplar, hâlâ Türkçe'de yayınlanmış değil.&lt;br /&gt;Yegor Gaidar, Rusya'nın tarihsel güçlerini anladığı gibi, güncel sosyal gerçekleri, dünya ekonomisi içinde Rusya'yı, dünya devletleri arasında Rusya Devleti'ni, küresel ekonomik alan içinde Rusya ekonomisini anladı, bu yöndeki düşüncelerini yazdı, bürokratik deneyimleri sırasında uyguladı.&lt;br /&gt;Rusya Eski Başbakanı, Tarihçi, Ekonomist, Politikacı Yegor Gaidar'ın ailesine, çevresine, okurlarına, Başkan Mikhail Gorbachev'e, Başbakan Vladimir Putin'e, Başkan Dimitri Medvedev'e, Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov'a, Anatoly Cubais'e, Profesör Anatoly Utkin'e, Rusya Komünist Partisi Lideri Gennady Zyuganov'a, Jirinovsky'ye, Kazak Cumhurbaşkanı Nur Sultan Nazarbayev'e, Kırgız Cumhurbaşkanı Kurmanbek Bakiev'e, Belarusya Cumhurbaşkanı Lukashenko'ya, Ukrayna Cumhurbaşkanı Victor Yuschenko'ya, Ukrayna Başbakanı Julia Timoshenko'ya, Rusya'nın saygın dostlarına, Rusya Genelkurmay Başkanlığı'na, Rusya İstihbârat Servisi Başkanı Mikhail Fradkov'a, Pravda Gazetesi'ne, İzvestiya Gazetesi'ne, İtar-Tass Ajansı'na, Gazprom'a, Rusya'yı dünya'da temsil eden Rusya Büyükelçileri'ne, Başbakan Yegor Gaidar'ı desteklemiş tüm Rusya yurttaşlarına başsağlığı dilerim. &lt;br /&gt;Yegor Gaidar'ın kitaplarının tüm dünya'da yayınlanmasını, üniversitelerde, Yegor Gaidar Konferansları yapılmasını, Birleşmiş Milletler'de Yegor Gaidar Anısına toplantılar yapılmasını, Yegor Gaidar Anısına spor, sanat, bilim alanlarında turnuvalar, sergiler, konferanslar yapılmasını dilerim.&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;SİNAN ÖNER&lt;/strong&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4180267417845576732-3471122170386953648?l=sinanonersroad.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4180267417845576732/posts/default/3471122170386953648'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4180267417845576732/posts/default/3471122170386953648'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sinanonersroad.blogspot.com/2009/12/yegor-gaidara-veda.html' title='Yegor Gaidar&apos;a Vedâ'/><author><name>Sinan Öner</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:extendedProperty xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' name='OpenSocialUserId' value='13661884156414927697'/></author></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4180267417845576732.post-3305384309981268661</id><published>2009-12-10T00:14:00.000-08:00</published><updated>2009-12-10T01:28:13.984-08:00</updated><title type='text'>İnsan Hakları Bildirgesi</title><content type='html'>İkinci Dünya Savaşı'nın ardından, Birleşmiş Milletler bazı dersler almış, bazı yeni sözleşmeleri dünya'nın önüne getirmiş, farklı devletlerin desteği ile, İnsan Hakları Bildirgesi'ni Birleşmiş Milletler üyesi devletlere imzalatmıştı.&lt;br /&gt;10 Aralık, Dünya İnsan Hakları Günü'dür, tüm dünya'da kutlanır.&lt;br /&gt;Türkiye'de ilk İnsan Hakları Teşkilâtı, 1946'da çok partili rejim'e geçildiğinde kurulmuş, Demokrat Parti'nin 1950'de hükümet olmasında, İnsan Hakları kavramlarının etkileri olmuş idi, hatta, DP'nin seçim kampanyaları, İnsan Hakları'nı vurgular nitelikte idi: "Yeter, Söz Milletin!"&lt;br /&gt;millet, Anayasa'nın yasalaştırdığı temel İnsan Hakları'na sahip olduğunda, gerçek bir millet olur. &lt;br /&gt;ama, İnsan Hakları Bildirgesi, tüm dünya'da geçerlidir, bir devlet'in yasaları ya da siyaseti ile sınırlı değildir. insan, tüm dünya'da İnsan Hakları'na sahip insan'dır.&lt;br /&gt;İnsan Hakları'nın alanı, yıllar geçtikçe genişlese de, yaşama hakkı, çalışma hakkı, öğrenim hakkı gibi haklar bellidir, tüm dünya'da kabûl edilmiş haklardır.&lt;br /&gt;İnsan Hakları Günü'nde, bazı ülkelerin sorunlar yaşamasının nedenlerini biliyoruz. çoğu, tarihsel ya da geçici nedenlerdir, ama, sosyal sorunlar var diye, İnsan Hakları geçerliliğini yitirmiyor, İnsan Hakları, yine İnsan Hakları'dır, yoksul ülkelerin de gerçeğidir, zengin ülkelerin de.&lt;br /&gt;İnsan Hakları'nı savunan, koruyan ya da yasalaştıran bir çok sözleşme, Birleşmiş Milletler'de kabûl edildi, imzalandı.&lt;br /&gt;İnsan Hakları Bildirgesi'nin kabûlü ile, bazı Birleşmiş Milletler Teşkilâtları da, ya yeniden teşkilâtlandı ya da ilk kez teşkilâtlandırıldı. &lt;br /&gt;devletlerin hukuk sistemlerinin, Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Bildirgesi'nin getirdiği koşullara uyumlu kılınması da, yasal süreçlere bağlandı, siyasîleşmekten uzaklaştırıldı, parlamentoların esas işlevlerinden biri olarak kabûl edildi.&lt;br /&gt;10 Aralık İnsan Hakları Günü'nde, tüm dünya'ya, Birleşmiş Milletler'e iyi kutlamalar dilerim. Anayasalar'ın, Temel Hak ve Özgürlükler alanında yenilenmesi yönünde neler yapılacağını da, 10 Aralık'ta, bir kez daha sormak gerekir.&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;SİNAN ÖNER&lt;/strong&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4180267417845576732-3305384309981268661?l=sinanonersroad.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4180267417845576732/posts/default/3305384309981268661'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4180267417845576732/posts/default/3305384309981268661'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sinanonersroad.blogspot.com/2009/12/insan-haklar-bildirgesi.html' title='İnsan Hakları Bildirgesi'/><author><name>Sinan Öner</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:extendedProperty xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' name='OpenSocialUserId' value='13661884156414927697'/></author></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4180267417845576732.post-6015172698461620553</id><published>2009-12-08T23:44:00.000-08:00</published><updated>2009-12-10T00:14:26.855-08:00</updated><title type='text'>Noel Hazırlıkları!</title><content type='html'>Noel Bayramı'nın hazırlıkları başladı.&lt;br /&gt;Noel Baba'nın çocuklara hediyeler dağıtacağı günler geliyor. bana, Noel Baba'nın hediyeleri az değildi, yıllarca, Noel Baba'nın yardımları, hediyeleri ile yaşadım.&lt;br /&gt;neler verdi bana, Noel Baba?&lt;br /&gt;bana, büyük insanlar hediye etti, herşeyden evvel, çocukluğumu, dünya'nın en şanslı çocuklarından biri olarak yaşamıştım. amcalar, yengeler, teyzeler, ablalar, abiler, dayılar, dedeler, büyükanneler, Toros Dağları, Akdeniz kıyıları, öğretmenler, doktorlar, avukatlar, şoförler, manavlar, bakkallar, mimarlar, işçiler, köylüler, Atatürk'ü anlatan kitaplar, tarih kitapları, romanlar, şiirler, şarkılar, sinema salonları, Yılmaz Güney'in filmleri, Ömer Lütfi Akad'ın filmleri, Ava Gardner, John Wayne, Orson Welles, Türkân Şoray, Filiz Akın, Marlon Brando, Dustin Hoffman, Errol Flynn, Edward G. Robinson, Karl Malden, daha nice aktörler, aktrisler, Noel Baba'nın hediyeleriydi, Walt Disney filmleri, Heidi, Candy, Laura, Dallas, Sue Ellen, Lucy, hepsi, Noel Baba'nın hediyeleriydi.&lt;br /&gt;Noel Baba, Hazretî İsa'yı da getirdi bana, çocukken, bir Kilise'nin bahçesinde Paris'in katedrallerini, Sefiller'i, Napoléon'un savaşlarını düşlerdim. Hazretî İsa'ya bağlananların neler düşündüklerini merak ederdim, yüzyıllar sonra.&lt;br /&gt;Noel Baba, bana büyük câmiler hediye etmişti, câmilerden yükselen ezan sesleri, Noel Baba'nın hediyeleri idi. Noel Baba'nın hediye ettiği dualar'ı ezberlerdim. Noel Baba'nın hediye ettiği şiirleri ezberlerdim.&lt;br /&gt;Noel Baba, bana gençliğimde, başka hediyeler getirdi, ama, hediyeler kadar, ızdıraplar da getirdi Noel Baba, Goethe'nin Genç Werther'i gibi yaşamıştım, ama, Albert'in nişanlısı ile aşk yaşamadım!&lt;br /&gt;ben, Noel Baba'nın bana getirdiği aşkları bile tam yaşayamadım, Noel Baba, Tanrı değildi, Noel Baba'nın hükmedemediği bazı gerçekler vardı, ama, Noel Baba olmadan, Tanrı da yalnız kalırdı, Tanrı, Noel Baba'ya muhtaç kalmıştı.&lt;br /&gt;Noel Bayramı, yüzyıllardır kutlanıyor!&lt;br /&gt;ben de, çocukluğumdan beri, Noel Bayramı'nı kutlarım.&lt;br /&gt;Noel Baba'yı sevmiş, saymış Türkler az değildir. Noel Baba Kiliseleri, Anadolu'nun farklı şehirlerinde hâlâ ziyâret ediliyor.&lt;br /&gt;Noel Baba ile, Osman Gazi, Ahi Evran, Gözcü Baba, Nasreddin Hoca, Hacı Bektaş-ı Veli, Mimar Sinan, Kanunî Sultan Süleyman, Atatürk, akraba gibidirler, getirdikleri hediyeleri saymak, tanımlamak mümkün değildir.&lt;br /&gt;Noel Bayramı'nın hazırlıkları şimdiden başladı.&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;SİNAN ÖNER&lt;/strong&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4180267417845576732-6015172698461620553?l=sinanonersroad.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4180267417845576732/posts/default/6015172698461620553'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4180267417845576732/posts/default/6015172698461620553'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sinanonersroad.blogspot.com/2009/12/noel-hazrlklar.html' title='Noel Hazırlıkları!'/><author><name>Sinan Öner</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:extendedProperty xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' name='OpenSocialUserId' value='13661884156414927697'/></author></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4180267417845576732.post-5104520095688456493</id><published>2009-12-08T04:35:00.001-08:00</published><updated>2009-12-08T04:57:33.535-08:00</updated><title type='text'>Bolivya'da Başkan Değişmedi: Evo Morales</title><content type='html'>Bolivya'da, geçen günlerde Başkanlık seçimleri yapıldı. Başkan Evo Morales, halk'ın büyük bir çoğunluğunun desteğini yine kazandı, Bolivya'da Evo Morales'in Başkanlığı tazelendi.&lt;br /&gt;Bolivya ile ilgili bilgilerimiz pek yeterli değil, Latin Amerika'da yoksul bir ülke, Bolivya, Latin Amerika'nın yerli halkları'ndan biri Bolivya Halkı. Bolivya'nın tarihsel özelliklerinden bazıları, hâlâ geçerlidir. Bolivya Halkı'nın demokrasi'ye bağlılığı gibi, ya da Bolivya Halkı'nın eşitlikçilik, özgürlükçülük, sosyalizm, ezilen halkları savunmak gibi tarihsel nitelikleri sürüp gelmektedir. Bolivya Köylüleri'nin güç koşullara, yoksulluğa, sosyal eşitsizliğe karşın üretimi sürdürmesi, kentli Bolivyalılar'ı desteklemesi, sosyalist bir köy ekonomisi'ni savunması, Bolivya Halkı'nın tarihsel niteliklerinden bazılarıdır.&lt;br /&gt;Başkan Evo Morales'i, Bolivya Halkı'nı, Latin Amerika'ya büyük bir moral kaynağı yarattıkları için de kutlarım. Başkan Evo Morales'in, yeni Başkanlık döneminde, dünya siyaseti'ne de katkılar yapması, Bolivya Halkı'nın dünya halkları arasında saygın bir halk hâline getirmiş tarihsel özelliklerini dünya'ya anlatması, Bolivya'yı, Birleşmiş Milletler'de daha güçlü bir biçimde temsil etmesi, Bolivya'nın dünya siyaseti'nin ilk ilkeleridir.&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;SİNAN ÖNER&lt;/strong&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4180267417845576732-5104520095688456493?l=sinanonersroad.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4180267417845576732/posts/default/5104520095688456493'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4180267417845576732/posts/default/5104520095688456493'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sinanonersroad.blogspot.com/2009/12/bolivyada-baskan-degismedi-evo-morales.html' title='Bolivya&apos;da Başkan Değişmedi: Evo Morales'/><author><name>Sinan Öner</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:extendedProperty xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' name='OpenSocialUserId' value='13661884156414927697'/></author></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4180267417845576732.post-7428420880441691536</id><published>2009-12-06T10:28:00.000-08:00</published><updated>2009-12-06T10:33:22.739-08:00</updated><title type='text'>Hindistan Başbakanı Singh, Moskova'da</title><content type='html'>Hindistan Başbakanı Doktor Manmohan Singh, Moskova'yı ziyâret ediyor, Başbakan Doktor Manmohan Singh, Rusya Cumhurbaşkanı Dimitr Medvedev'in konuğu olarak Kremlin'e geldi. Rusya ile Hindistan arasındaki ilişkiler, üç gün süre ile tartışılıyor, Hindistan Başbakanı Doktor Manmohan Singh'in ziyâreti sırasında, ayrıca, bazı anlaşmaların yenilenmesi de gündemde.&lt;br /&gt;Rusya Cumhurbaşkanı Medvedev, geçen hafta, Vatikan'ı, Papa 16. Benedictus'u ziyâret etmiş, Rusya ile Vatikan arasındaki ilişkiler gündeme getirilmiş idi.&lt;br /&gt;Perm kentindeki felâket, Rusya Halkı'nı da, öteki pek çok halk'ı da sarstı, gençlerin katıldığı bir kutlama'da yaşanan yangın felâketi, 111 kadar Rusya yurttaşının vefâtına neden oldu.&lt;br /&gt;böyle bir anda, Hindistan Başbakanı Doktor Manmohan Singh'in Moskova ziyâreti, Hindistan Halkı'nın Rusya Halkı'na duyduğu saygı'nın, gösterdiği hassasiyet'in de bir anlatımıdır.&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;SİNAN ÖNER&lt;/strong&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4180267417845576732-7428420880441691536?l=sinanonersroad.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4180267417845576732/posts/default/7428420880441691536'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4180267417845576732/posts/default/7428420880441691536'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sinanonersroad.blogspot.com/2009/12/hindistan-basbakan-singh-moskovada.html' title='Hindistan Başbakanı Singh, Moskova&apos;da'/><author><name>Sinan Öner</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:extendedProperty xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' name='OpenSocialUserId' value='13661884156414927697'/></author></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4180267417845576732.post-2767792448774230890</id><published>2009-12-06T10:07:00.000-08:00</published><updated>2009-12-06T10:18:45.042-08:00</updated><title type='text'>TÜSTAV Seçimleri Ertelendi!</title><content type='html'>TÜSTAV Mütevelli Heyeti toplantısını izledim, Mütevelli Heyet üyeliği ödevimi yaptım. Petrol-İş Sendikası Genel Merkezi'nde toplandı, TÜSTAV Mütevelli Heyet üyeleri. yazık ki, 515 kadar TÜSTAV Mütevelli Heyet üyesinin 120 kadarı toplantıda yer aldılar.&lt;br /&gt;TÜSTAV, yıllardır, Vakıf Senedi tartışması yapmakta. Vakıf Senedi'nin değiştirilmesi önerilmekte. ama, kesin bir karar hâlâ verilmiş değil. Mütevelli Heyet üyesi sayısının makûl bir sayı olması gerekirken, 515 kadar Mütevelli Heyet üyesinin olması, Yönetim konularında sorunlar yaratmakta.&lt;br /&gt;TÜSTAV, bir Tarih Vakfı, bir Arşiv Vakfı. aynı zamanda, TÜSTAV, bir yayınevi, bir bilgi işleme merkezi.&lt;br /&gt;TÜSTAV'ın yönetim konularında bazı güçlükler öteden beri vardı. ben de, 1998 Genel Kurulu ile TÜSTAV Yönetim Kurulu Üyeliği yapmıştım, bir süre. 1999 Depremi ile, bir süre TÜSTAV'ın faâliyetlerine uzaklaşmıştım ama, 2003'lerden itibâren, TÜSTAV'ı daha iyi izledim. 2005'de, TÜSTAV Mütevelli Heyet Üyeliği'ne kabûl edildim.&lt;br /&gt;TÜSTAV, bu Mütevelli Heyet toplantısında, yönetim seçimlerini erteledi, şimdilik, önceki TÜSTAV Yönetimi, işlevlerine devâm ediyor.&lt;br /&gt;TÜSTAV Kurucuları Ahmet Kardam, aynı zamanda TÜSTAV Eski Başkanı Nabi Yağcı, TÜSTAV Mütevelli Heyet toplantısına mesaj gönderdiler, Mütevelli Heyet Üyesi sayısının azaltılması yönünde Vakıf Senedi'nin değiştirilmesini önerdiler.&lt;br /&gt;TÜSTAV Mütevelli Heyet toplantısında katılanlar arasında, Tarihçi Rasih Nuri İleri, TÜSTAV Eski Başkanı Doktor Nihat Sargın, TÜSTAV Eski Başkanı Çevirmen Tarihçi Erden Akbulut, Avukat Adil Demirci, TBKP Eski Yöneticisi Toygun Eraslan vardı.&lt;br /&gt;TÜSTAV'ı, 1992'den beri yaptığı değerli faâliyetler, Tarihçilik alanına kazandırdığı eserler nedeni ile kutlarım.&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;SİNAN ÖNER&lt;/strong&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4180267417845576732-2767792448774230890?l=sinanonersroad.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4180267417845576732/posts/default/2767792448774230890'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4180267417845576732/posts/default/2767792448774230890'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sinanonersroad.blogspot.com/2009/12/tustav-secimleri-ertelendi.html' title='TÜSTAV Seçimleri Ertelendi!'/><author><name>Sinan Öner</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:extendedProperty xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' name='OpenSocialUserId' value='13661884156414927697'/></author></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4180267417845576732.post-9050256267834526497</id><published>2009-12-02T04:44:00.000-08:00</published><updated>2009-12-02T05:25:12.363-08:00</updated><title type='text'>TÜSTAV Mütevelli Heyeti</title><content type='html'>Türkiye Sosyal Tarih Araştırma Vakfı Mütevelli Heyeti, önümüzdeki günlerde toplanıyor, Mütevelli Heyeti'nde TÜSTAV'ın yeni yöneticileri de seçiliyor.&lt;br /&gt;TÜSTAV, 1992'de, Abdurrahman Atalay, Ahmet Kardam, Nabi Yağcı tarafından kurulmuş, Vakıf Senedi'nin koşulları ile bugüne kadar faâliyetlerini sürdürmüştür. Nabi Yağcı, 1992 ile 2000 arasında, sekiz yıl süresince, TÜSTAV Başkanlığı yaptı. daha sonra, Erden Akbulut, Doktor Nihat Sargın, Gültekin Uçar, Fahrettin Ozan, TÜSTAV Başkanlığı yaptılar.&lt;br /&gt;ben de, 1998 ile 2000 yıllarında, bir süre TÜSTAV Yönetim Kurulu Üyeliği yapmıştım.&lt;br /&gt;2007'deki TÜSTAV Mütevelli Heyet toplantısında, TÜSTAV Başkan adayı olmuştum. &lt;br /&gt;Türkiye Sosyal Tarih Araştırma Vakfı, tarihsel belgeleri koruyup arşivlediği gibi, bazı belgeleri de kitaplaştırmıştı, TÜSTAV Yayınları, değerli bir yayınevi olarak yayınlarına devâm ediyor.&lt;br /&gt;Türkiye Sosyal Tarih Araştırma Vakfı'nda, 1994 ile 1996 yılları arasında, bir süre, büro yöneticiliği de yapmıştım, TÜSTAV Başkanı Nabi Yağcı'nın Başkanlığı sırasında. bu sürede, TÜSTAV, "Tarih'e Yeniden Bakış" başlığı ile uluslararası bir tarih sempozyumu yapmış, ben de bu sempozyumda görev almıştım. daha sonra, TÜSTAV'da, sözlü tarih projelerinin yürütülmesinde yer aldım, Türkiye Komünist Partisi, Türkiye Birleşik Komünist Partisi yöneticileri ile sözlü tarih kayıtları yapmıştık. bu belgeler de, TÜSTAV'ın koruduğu arşivler arasında yer aldı.&lt;br /&gt;TÜSTAV'da, 1997, 1998, 1999 yıllarında, çeşitli toplantılar yapmıştık. 2000'lerde, 1999 Depremi'nin de getirdiği yeni koşullarda, TÜSTAV üyeleri çoğaldı, TÜSTAV Mütevelli Heyeti'nin çoğalması da, 2005lerde gerçekleştirildi, bugün 515 kadar TÜSTAV Mütevelli Heyet Üyesi vardır.&lt;br /&gt;TÜSTAV'ın koruduğu arşivler arasında, DİSK Arşivi, TBKP Arşivi, Komintern Türkiye Bölümü Arşivi vardır. DİSK ile TÜSTAV arasında, DİSK Arşivi'nin nasıl korunacağı, nasıl araştırmacılara açılacağı sözleşmelere bağlandı.&lt;br /&gt;TBKP, 1987 ile 1992 arasında faâliyetler yapmış, TBKP Liderleri Doktor Nihat Sargın, Nabi Yağcı tarafından da belgeleri korunup tâsnif edilmiş, Türkiye Tarihi'ni anlamak açısından mutlaka incelenmesi gereken siyasî bir akımdı. TBKP Arşivi de, TÜSTAV tarafından korunuyor, araştırmacıların yararlanması amacı ile tâsnif işlemleri devâm ediyor. TÜSTAV, TBKP Tarihi ile ilgili bazı toplantılar, konferanslar, sempozyumlar da yapmıştı. TBKP'nin Türk Siyaseti açısından nasıl bir tarihsel anlamı vardı, TÜSTAV belgelerinde okumak mümkün. TÜSTAV Yayınları da, TBKP Genel Başkanı, TÜSTAV Başkanı Doktor Nihat Sargın'ın, TBKP Tarihi, TİP Tarihi, TBKP'nin Kuruluş Süreci ile ilgili kitaplarını yayınladı. TÜSTAV Yayınları'nın, TBKP Tarihi ile ilgili yayınladığı kitaplar arasında, TBKP Kurucusu Şeref Yıldız'ın, TBKP Kurucusu Feridun Gürgöz'ün anı notları da yer alıyor.&lt;br /&gt;Komintern Türkiye Bölümü Arşivi de, TÜSTAV'ın koruduğu belgeler arasında, Komintern'in Türkiye ile ilgili 40 Bin Sayfa kadar belgesi, TÜSTAV'ın Arşivleri arasında yer alıyor. 1994'de TÜSTAV tarafından yapılan "Tarih'e Yeniden Bakış" Sempozyumu'nda, Komintern Tarihi'nin Türkiye ile ilgili belgelerinin nasıl incelenmesi gerektiğini çeşitli ülkelerden Tarihçiler tartışmışlardı, Fransız Profesör Denis Berger, Hollandalı Profesör Eric Jan Zurcher, Profesör Turaj Atabaki, Azerî Profesör Solmaz Rüstemova, Profesör Mete Tunçay, Tarihçi Bilal Şen, Tarihçi Rasih Nuri İleri, TÜSTAV Başkanı Nabi Yağcı, Sempozyum'daki tebliğcilerden bazılarıdır.&lt;br /&gt;Komünist Enternasyonal'in 1918 ile 1943 arasındaki faâliyetlerinin bir bölümü de, Komintern'in Türkiye Şubesi'ne yönelik idi. Millî Kurtuluş Savaşı yılları, Türkiye Cumhuriyeti'nin ilk yılları, İkinci Dünya Savaşı öncesi siyasî deneyimler. Komintern Türkiye Temsilcisi Doktor Şefik Hüsnü'nün, Şair Nâzım Hikmet Ran'ın, öteki Türkiyeli Komünist Siyasetçiler'in notları, makaleleri, mektupları, resmî yazıları da, TÜSTAV'ın koruduğu Komintern belgeleri arasında yer almakta.&lt;br /&gt;TÜSTAV, Türkiye İşçi Partisi Tarihi ile ilgili bazı belgeleri de topladı, koruyor, tâsnif ediyor. bu belgelerden bazıları, bazı TİP Yöneticileri'nin bireysel belgeleridir. TÜSTAV'da, bazı ses kayıtları da korunuyor. bunlar arasında, TİP'in seçim hazırlıkları sırasında yaptığı toplantıların ses kayıtları yer alıyor. &lt;br /&gt;Türkiye Sosyal Tarih Araştırma Vakfı, Hollanda Uluslararası Sosyal Tarih Enstitüsü ile sözleşmeler yapmıştı, USTE Türkiye Bölümü, TÜSTAV ile bazı işbirlikleri de gerçekleştirdi, bunlardan biri, 1994'deki "Tarih'e Yeniden Bakış" Sempozyumu idi.&lt;br /&gt;Türkiye Sosyal Tarih Araştırma Vakfı, Moskova'daki Komintern Tarihi Merkezi ile de sözleşmeler yapmıştı. Komintern Arşivleri'nin büyük bölümü, Moskova'da korunuyor.&lt;br /&gt;TÜSTAV'ın koruyup tâsnif ettiği bazı belgeler de, Türkiye Komünist Partisi'nin 1962'den 1983'e, İsmail Bilen Dönemi ile, 1983'den 1987'ye Haydar Kutlu Dönemi ile ilgili belgelerdir. İsmail Bilen'in TKP Genel Sekreterliği yıllarındaki TKP Yayınları, Atılım Dergisi Koleksiyonu, TKP'nin Merkez Komitesi Toplantılarının Kayıtları, TÜSTAV tarafından korunuyor.&lt;br /&gt;1983'den 1987'ye, yasallaşma sürecinde, Haydar Kutlu Dönemi ile ilgili belgeler de, TÜSTAV tarafından korunuyor.&lt;br /&gt;Türkiye Sosyal Tarih Araştırma Vakfı, 1918'den 2009'a, büyük bir tarihsel malzeme'nin tarihçilik açısından değerli kılınmasına yönelik bir Vakıf. &lt;br /&gt;TÜSTAV Mütevelli Heyeti toplantısının iyi geçmesi, TÜSTAV'ın yeni yöneticilerinin TÜSTAV'ın geleceğine katkıları yapması, elbette iyi olur.&lt;br /&gt;TÜSTAV Başkanlığı'na yeniden aday olmayı bu açıdan doğru görüyorum. ama, daha isâbetli bir TÜSTAV Başkan adayı olur mu, göreceğiz. TÜSTAV Mütevelli Heyet toplantısına 515 Mütevelli Heyet Üyesi'nin katılımlarının, TÜSTAV'ın yeni yöneticilerinin daha doğru seçilmesinin koşullarını hazırlayacağını da kabûllenmek gerekir.&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;SİNAN ÖNER&lt;/strong&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4180267417845576732-9050256267834526497?l=sinanonersroad.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4180267417845576732/posts/default/9050256267834526497'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4180267417845576732/posts/default/9050256267834526497'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sinanonersroad.blogspot.com/2009/12/tustav-mutevelli-heyeti.html' title='TÜSTAV Mütevelli Heyeti'/><author><name>Sinan Öner</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:extendedProperty xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' name='OpenSocialUserId' value='13661884156414927697'/></author></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4180267417845576732.post-6653013915656916231</id><published>2009-12-02T01:54:00.000-08:00</published><updated>2009-12-02T02:25:59.230-08:00</updated><title type='text'>Abdülkadir Yücelman'ın Ölümü</title><content type='html'>Abdülkadir Yücelman'ın öleceği hiç aklıma gelmezdi!&lt;br /&gt;Cumhuriyet Gazetesi'nin Spor Editörlüğünü on yıllarca yürütmüş, Türk Sporu'na, Dünya Sporu'na, gazetecilik, öğretmenlik, liderlik yetenekleri ile katkılar yapmıştı, Abdülkadir Yücelman. Abdülkadir Yücelman, tüm sporları sevmekteydi, Cumhuriyet Gazetesi'nin Spor yayınlarının tüm sporlara yönelmesinde, Abdülkadir Yücelman'ın spor anlayışı vardır. Türkiye'de, amatör ya da profesyonel, spor kulüplerini, spor takımlarını veyâ bireysel sporları, Abdülkadir Yücelman'ın desteklediğini, teşvik ettiğini hiç unutmayız.&lt;br /&gt;ben, Sporcu bir aile'de yetiştiğim için, ayrıca, Cumhuriyet Gazetesi Spor Sayfaları'nı izlemekteydim. futbol, basketbol, voleybol, hentbol oynamaktan hoşlanırdım, yüzmeyi, yürümeyi, masa sporlarını, tırmanmayı sevmekteydim, çocukluğum, ilkgençliğim, gençliğim, Spor ile geçmişti. bu sürede, Abdülkadir Yücelman'ın yazdıklarını, yazdırdıklarını, yönettiği sayfaları okudum, Türk Sporu'nun öteki saygın temsilcilerini izledim. basın'da, Abdülkadir Yücelman, Cüneyt Koryürek, İslam Çupi, Orhan Aldinç, Ergun Hiçyılmaz, Halit Kıvanç, Halit Deringör, Adnan Dinçer gibi değerli yazarlar, Spor Basını yaratılmasında liderlik yapmışlardı. &lt;br /&gt;bir Türk Sporu Tarihi yazmayı da tasarlamıştım.&lt;br /&gt;ne var ki, siyasî krizler, sosyal sorunlar, ekonomik felâketler, kültürel krizler, Türk Sporu'nun güçlenmesini engellediği gibi, Dünya Sporu içinde Türk Sporu'nun konumunu da zayıflatmıştır. tüm sorunlara rağmen, Türk Futbol Takımı, 2002 Dünya Kupası'nda Dünya Üçüncüsü olmuş, Türk Atlet Süreyyâ Ayhan, Avrupa Şampiyonu olmuş, Türk Bayan Voleybol Takımı, Dünya Yedincisi Olmuş, bazı kulüp basketbol takımları da başarılar kazanmışlardır.&lt;br /&gt;ama, gerçekte, Atatürk'ün Türk Sporu'na lâyık gördüğü aşama, bugünkünden çok yüksek bir aşama idi.&lt;br /&gt;Abdülkadir Yücelman, Atatürk'ün kurduğu, Yunus Nadi'nin ilk Başyazarı olduğu Cumhuriyet Gazetesi'nde yaşadı, vefât ederken de, Cumhuriyet Gazetesi'nde idi.&lt;br /&gt;geçen yıl, Cumhuriyet Gazetesi'nin Şişli'deki yeni merkezinde, Abdülkadir Yücelman'ı ziyâret etmiştim, sohbet ettik, Cumhuriyet Gazetesi Turizm Sayfaları'nı hazırlamaktaydı, Spor'dan bahsettik, kutlamıştım Abdülkadir Yücelman'ı, okuru olduğumu söylemiştim, iyi görünmekteydi, genç görünmekteydi, öleceği aklıma hiç gelmediği gibi, büyük takımlardan birinde futbol oynamayı tasarladığımı da söylemiştim, gülümseme ile. şimdi, Abdülkadir Yücelman ölünce, futbol oynama tasarım biraz zayıfladı, biraz soğudum futbol'dan. ama, dün, Şenol Güneş'in Trabzonspor ile sözleşme imzaladığını öğrenince, yine gülümsedim, iyi sporcuların spor'dan hiç vazgeçmediğini yine görmüştüm.&lt;br /&gt;Cumhuriyet Gazetesi'nin Spor Sayfaları'nda, Hıncal Uluç yazardı! Hıncal Uluç'un nereye kaybolduğunu bilmiyorum, aynı imza'ya başka yerlerde rastlarım ama, Hıncal Uluç, Cumhuriyet Yazarı Hıncal Uluç, hiç gelmedi, belki de, farklı bir ülkede, farklı bir imza ile futbol yazıları yazmayı sürdürüyor. &lt;br /&gt;Abdülkadir Yücelman, Cumhuriyet Gazetesi'nde kaldı, elbette bazı sorunları, öfkeleri, ilençleri, yakınmaları vardı, yoksa neden kalp hastalığına yakalansın ki, son yedi yıldır Türk Sporu'na çok yazık edildiğine şahit olmak kolay mı? spor düşmanı bir hükümet, hâlâ iyi yazarları tehdit ederken, Abdülkadir Yücelman'ın hastalanması doğaldı, ama, yaşlılık da bir gerçek idi, genç olsaydı, hiç kuşkulanmadan eleştirilerini getirir, yaşamaya devâm ederdi. yeni hükümetler nasıl olsa ilân edilir, hiç kimse devlet'in sürekli sahibi olamaz, bugünkü suçlu hükümet de, bir süre sonra devrilir, unutulur, suçlu hükümet yargılanır, cezalandırılır, yeni, daha iyi bir hükümet ilân edilir. ama, birey olarak insan, yaşlanmakta, sorunlar yaşamakta, öfkelenmekte, kederlenmekte, spor'un tedâvi edici özelliklerini yaşayamaz olmakta.&lt;br /&gt;işte, Abdülkadir Yücelman'ın ölümü, bana bu mütevâzi satırları yazdırdı.&lt;br /&gt;çok eski bir ahbâp, beni de, öteki okurlarını da terk etmiş oluyor, iyi bir ahbâptı ki, yalan söylemedi hiç, aldatmadı, kandırmadı, çocukları, gençleri, yaşlıları destekledi, Abdülkadir Yücelman yokken, bakalım neler yaşayacağız? futbolcu olsaydım, büyük kulüplerden birinde, bu haftaki maçlarda, Abdülkadir Yücelman'ın hatırına bir sürü gol atardım!&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;SİNAN ÖNER&lt;/strong&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4180267417845576732-6653013915656916231?l=sinanonersroad.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4180267417845576732/posts/default/6653013915656916231'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4180267417845576732/posts/default/6653013915656916231'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sinanonersroad.blogspot.com/2009/12/abdulkadir-yucelmann-olumu.html' title='Abdülkadir Yücelman&apos;ın Ölümü'/><author><name>Sinan Öner</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:extendedProperty xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' name='OpenSocialUserId' value='13661884156414927697'/></author></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4180267417845576732.post-4870198912151790534</id><published>2009-11-29T00:23:00.000-08:00</published><updated>2009-11-29T09:12:35.849-08:00</updated><title type='text'>Rusya'da Bombalı Saldırı</title><content type='html'>Rusya, terör tehditleri ile yaşıyor. geçende, Saint Petersbourg ile Moskova arasındaki demiryolu'nda bir tren kazası yaşandı, tren'e bombalı bir saldırı yapıldığı bilgileri dünya basını'nda yer almış. son haberler, 26 Rusya yurttaşı'nın vefât ettiği,çok sayıda yolcu'nun patlamada yaralandığı bilgisini duyuruyor.&lt;br /&gt;Rusya'nın çok büyük bir ülke olduğunu herkes kabûllenmeli.&lt;br /&gt;bu sayfalarda, Rusya ile ilgili yazarken, Rusya yöneticilerine akıl vermek gibi bir niyet taşımadığımı okurlarım kabûl ederler, öyle bir niyet taşısam, hiç durmaz, Rusya'ya yerleşirdim, Rusya'da siyaset yapardım, veyâ Rusya'da bir üniversite'de Profesör olurdum, akıl vermezdim ama, aklımı, Rusya'nın geleceği neyi talep ediyorsa, bu yönde çalıştırırdım.&lt;br /&gt;ama, hep yazdığım bir gerçek, Rusya'daki terör saldırılarının, dünya'nın öteki ülkeleri ile bağlantılı olduğu gerçeğidir. Rusya'yı yönetmek çok hassas olmayı şart koşuyor, terör'ün tarihsel niteliklerini, Rusya'daki terörizm'in çeşitli özelliklerini hatırlamak, anlamak, sormak gerekiyor.&lt;br /&gt;Rus Çarlığı, terörizm'in yaygın olduğu bir rejim'de yönetilmekteydi. Sovyetler Birliği'nin Lideri Vladimir Lenin, bir terör uzmanı idi, Avukat idi, Rusya'nın terör'ü yok etmesinin ilk koşulu, Sovyet Devrimi'ni gerçekleştirmek, Sovyetler Birliği ile emperyalist terör bağlantılarını kesmek, Sovyetler Birliği'nde bir iç anlaşmazlığın veyâ uyuşmazlığın terör'e neden olmasını engellemek idi. ama, Vladimir Lenin'in bir terör saldırısı sonucu erken vefâtı, Sovyetler Birliği'nin terör sorunu ile bir süre daha muhatap kalmasına neden olduğu gibi, dünya'daki yaygın terör, İkinci Dünya Savaşı'na neden olmuştur. 1945'lerden 1990'lara, Sovyetler Birliği'nde terör yok idi, Sovyetler Birliği ki, 18 Cumhuriyet'in Birliği idi, terörsüz geçmiş yılları küçümsemek hiç doğru değildir.&lt;br /&gt;Rusya Federasyonu ilân edilirken, ilk düşündüğüm konulardan biridir, Rusya'nın terör sorunu ile yeniden muhatap kalması. aynı düşünceyi, Rusya'nın ötesinde bir yerde, Türkiye'de, yineliyorum. Rus Çarlığı, Sovyetler Birliği, Rusya Federasyonu, üç farklı tarih! Rus Çarlığı Tarihi, terör rejimi'nin geçerli olduğu bir Tarih. Sovyetler Birliği Tarihi, terör'ün yok edilmesi yönünde her türlü sosyal, ekonomik, siyasî, kültürel, eğitsel önlemlerin alındığı bir Tarih. şimdi, 1992'den beri, Rusya Federasyonu Tarihi'ni yaşıyoruz,terör var, terör'ün kaynakları dünya'daki koşullara da bağlı.&lt;br /&gt;Rusya Halkı'na başsağlığı dilerim.&lt;br /&gt;terör'ün zorunlu bir deneyim olmadığını herkes kabûllenmelidir. Rusya'nın bir yönetim reformu yaşamasının, terör sorunu ile bağlı bir yönü olduğunu da görmek gerekir.&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;SİNAN ÖNER&lt;/strong&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4180267417845576732-4870198912151790534?l=sinanonersroad.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4180267417845576732/posts/default/4870198912151790534'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4180267417845576732/posts/default/4870198912151790534'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sinanonersroad.blogspot.com/2009/11/rusyada-bombal-saldr.html' title='Rusya&apos;da Bombalı Saldırı'/><author><name>Sinan Öner</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:extendedProperty xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' name='OpenSocialUserId' value='13661884156414927697'/></author></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4180267417845576732.post-3077541631289551123</id><published>2009-11-27T11:24:00.000-08:00</published><updated>2009-11-27T11:46:51.510-08:00</updated><title type='text'>Kıbrıs'ı Söndürmeyin!</title><content type='html'>Türkiye'de, meşrû olmayan bir hükümet var, yıllardır bir sürü konuda, Türkiye'ye de, dünya'ya da zararlar veren, suçlu bir hükümet. "CHP Hükümeti ilân edilsin" derken, bu konulardan birinin bir gerekçe olduğunu da yazmak gerekir, Kıbrıs Konusu, CHP Hükümeti'nin bir gerekçesidir. &lt;br /&gt;Kıbrıs Türkleri'ne de, Kıbrıs Rumları'na da zararlı bir hükümet, Tayyip Hükümeti. "Kıbrıs'ı Söndürme Politikası" gütmek, Tayyip Hükümeti'nin, 2003'ten beri suç'u. Başkan Rauf Denktaş'a saygısızlık, Başkan Mehmet Ali Talât'a saygısızlık, Kıbrıslı Türk Halk'a saygısızlık, Kıbrıs Rum Halkı'na saygısızlık, Tayyip Hükümeti'nin yıllardır güttüğü politika'dır.&lt;br /&gt;neden?&lt;br /&gt;yıllardır Atatürk'e arsızca saldıran Tayyip Hükümeti, Kıbrıs Türkleri'ne düşmanlıktan hiç vazgeçmedi. Kıbrıslı Muhâlif Lider Özker Özgür, bu düşmanlıklar sonucu vefât etmiş, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin dünya'daki saygınlığına saldırılmıştır. Ecevit'e düşmanlığı tarih'e geçen Tayyip Hükümeti'nin, Ecevit'e düşmanlığının bir nedeni de Kıbrıs'tır, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin, daha önce de Kıbrıs Türk Federe Devleti'nin, Ecevit'in desteği ile kurulmuş olmasıdır. MSP'yi inkâr politikaları ile halk'ı öfkelendiren Tayyip Hükümeti, MSP'nin de, Ecevit ile yaptığı CHP-MSP Koâlisyonu sırasında desteklediği Kıbrıs Türkleri'ne saygısızlığı, saldırganlığı, ekonomik baskı'yı seçmiş, bu açıdan da yargılanması gereken bir hükümet.&lt;br /&gt;"Kıbrıs'ı Söndürme Politikası"nın, Kıbrıs Türkleri'ne hastalıklar bulaştırma politikası ile fiziksel bir tehdit'e dönüştüğünü de görmek gerekir.&lt;br /&gt;Kıbrıs Türkleri arasında, kalp hastalıkları'ın, kanser'in, öteki hastalıkların yaygınlaştığını, Kıbrıs Türkleri'nin siyasî açıdan dünya ile uyumlu çizgilerinin aşındığını, yazık ki fark ediyoruz.&lt;br /&gt;Cumhuriyet Halk Partisi, Kıbrıs Konusu'nun da, bir CHP Hükümeti gerekçesi olduğunu kabûllenmeli, Tayyip Hükümeti'ni istifâ'ya zorlamalı, MHP'nin desteğini almalı, CHP Hükümeti'ni, Kıbrıs Türkleri'nin, Kıbrıs Rumları'nın da destekleri ile ilân etmelidir. CHP'nin dış politikalarının vazgeçilmez bir unsuru da, hiç bir zaman kâğıt üstünde kalmamış Kıbrıs Konusu, Kıbrıs Türkleri'nin geleceğidir.&lt;br /&gt;Başkan Rauf Denktaş'ın, Başkan Mehmet Ali Talât'ın, Başkan Derviş Eroğlu'nun, Başkan Alpay Durduran'ın, Başkan Mustafa Akıncı'nın, Merhûm Özker Özgür'ün değerli Ailesi'nin, Başkan Hristofyas'ın Kurban Bayramlarını kutlarım. Kıbrıs'ın sönmeyeceğini, söndürülemeyeceğini, tüm dünya da, Türk Halkı da, Türk Halkı'na her türlü suç'u işlemiş suçlu hükümet de görmelidir.&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;SİNAN ÖNER&lt;/strong&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4180267417845576732-3077541631289551123?l=sinanonersroad.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4180267417845576732/posts/default/3077541631289551123'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4180267417845576732/posts/default/3077541631289551123'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sinanonersroad.blogspot.com/2009/11/kbrs-sondurmeyin.html' title='Kıbrıs&apos;ı Söndürmeyin!'/><author><name>Sinan Öner</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:extendedProperty xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' name='OpenSocialUserId' value='13661884156414927697'/></author></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4180267417845576732.post-1080088194976602682</id><published>2009-11-25T23:29:00.000-08:00</published><updated>2009-11-25T23:41:36.996-08:00</updated><title type='text'>İslâm Tarihçiliği'ne Destek!</title><content type='html'>Türkiye'de, İslâm Tarihçiliği'ni Atatürk desteklemiş, Türk Tarih Kurumu'nda İslâm Tarihi araştırmalarını, incelemelerini, yayınlarını yönetmiş, Türkler'in Tarihi'nin İslâm Tarihi'nin koşullarında nasıl bir tarihsel süreç izlediğini sormuştur.&lt;br /&gt;İslâm Tarihçiliği, Osmanlı Tarihçiliği ile de bağlı bir Tarihçilik alanıdır. Arapça, Farsça, Türkçe, Osmanlı Türkçesi, Fransızca, Almanca gibi dillerde araştırmayı, incelemeyi, okuyup yazmayı bir Tarihçilik niteliği olarak başarmak gerekir. İslâm Tarihçiliği, dünya'nın farklı üniversitelerinde, arşivlerinde, devlet kurumlarında desteklenen bir Tarihçilik alanıdır.&lt;br /&gt;Hazreti Muhammed'in doğduğu tarih'ten itibâren, İslâm Tarihi, İnsanlığın Tarihi'dir, Arap Coğrafyası ile sınırlanmamış, tüm dünya'da, bir İslâmlaşma Tarihi yaşanmış, İslâm Devletleri, daha Hazreti Muhammed Dönemi'nde binâ edilmiş, İslâm, bir ekonomi, bir siyaset, bir kültür, bir hukuk, bir ibâdet sistemi yaratmış, dünya'ya, Yahûdilik'ten, Hristiyânlık'tan farklı mesajlar iletmiş, farklı sosyal, siyasî öneriler getirmiş, farklı bir Tanrısal zamanın ruhunu dünya'ya yaymıştır.&lt;br /&gt;İslâm Tarihçiliği'ni desteklemek, modern devletlerin bir ödevidir. İslâm Tarihçiliği'ne, Atatürk'ün verdiği büyük desteği, yaptığı büyük katkı'yı saygı ile anıyorum.&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;SİNAN ÖNER&lt;/strong&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4180267417845576732-1080088194976602682?l=sinanonersroad.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4180267417845576732/posts/default/1080088194976602682'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4180267417845576732/posts/default/1080088194976602682'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sinanonersroad.blogspot.com/2009/11/islam-tarihciligine-destek.html' title='İslâm Tarihçiliği&apos;ne Destek!'/><author><name>Sinan Öner</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:extendedProperty xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' name='OpenSocialUserId' value='13661884156414927697'/></author></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4180267417845576732.post-2815463389491070852</id><published>2009-11-25T23:12:00.000-08:00</published><updated>2009-11-25T23:24:47.730-08:00</updated><title type='text'>Kurban Bayramı</title><content type='html'>İslâm Dünyası'nın Kurban Bayramı'nı kutlarım. &lt;br /&gt;Kurban Bayramı, elbette tüm milletlerin kutladığı bir Bayram'dır. Kurban Bayramı'nı, Türkler, Araplar, Acemler, Kürtler, Kazaklar, Kırgızlar, Türkmenler, Özbekler, Tacikler, Afganlar, Pakistanlılar, Hintliler, Malezyalılar, Endonezyalılar, Kıptîler, Arnavutlar, Bosnalılar, Macarlar, Azerîler, İspanyollar, Çinliler kutladığı gibi, yüzyıllar içinde, Kurban Bayramı, tüm dünya'da kutlanan bir Bayram olmuş, Kurban Bayramı'nın tarihsel anlamları da, tarih süresince, çeşitlenmiş, farklı anlamlar da kazanmış, İslâm İlkeleri'nin hatırlanıp tazelenmesine neden olmuştur.&lt;br /&gt;Amerika'da, Asya'da, Avrupa'da, Avustralya'da, Afrika'da, tüm kıtalarda, Kurban Bayramı kutlanıyor.&lt;br /&gt;Arap Birliği'ni, Birleşmiş Milletler'i, İslâm Konferansı Devletleri'ni, İngiliz Uluslar Topluluğu Devletler'ini, Rusya Federasyonu'nu, Asyalı Türkî Devletler'i, Çin Halk Cumhuriyeti'ni, Japonya İmparatorluğu'nu, Güneydoğu Asyalı Devletler'i, Kurban Bayramı'nda kutlarım.&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;SİNAN ÖNER&lt;/strong&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4180267417845576732-2815463389491070852?l=sinanonersroad.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4180267417845576732/posts/default/2815463389491070852'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4180267417845576732/posts/default/2815463389491070852'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sinanonersroad.blogspot.com/2009/11/kurban-bayram.html' title='Kurban Bayramı'/><author><name>Sinan Öner</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:extendedProperty xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' name='OpenSocialUserId' value='13661884156414927697'/></author></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4180267417845576732.post-164894054708169480</id><published>2009-11-24T23:53:00.000-08:00</published><updated>2009-11-25T00:06:28.529-08:00</updated><title type='text'>Sumatra'da Kaza</title><content type='html'>Sumatra'da, Endonezya'ya giden bir feribot kaza ile battı, yüzlerce yolcu, kaza'da vefât etti.&lt;br /&gt;Sumatra, aynı zamanda bir deprem bölgesi. geçen yıllarda büyük bir deprem olmuş, yüzbinlerce kişi, deprem'de, deprem'in sonucu tsunami'de vefât etmiş idi.&lt;br /&gt;Endonezya çevresindeki adalar, Sumatra adaları, Malezya, Pakistan'ın güneyi, deprem bölgesidir.&lt;br /&gt;Endonezya Tarihi ile ilgili bazı kitapları incelemiştim. Tarihçi Doktor Wolfram Eberhard, Uzakdoğu Tarihi kitabında, Endonezya Tarihi'ni de yazar, Endonezya çevresinin coğrafî koşullarını inceler, Asya Tarihi açısından Endonezya Tarihi'nin özelliklerini tartışır.&lt;br /&gt;Endonezya, siyasî tarihi ile de, coğrafî koşulları ile de, dünya'nın ilginç bölgelerinden biridir, Tarihçiler'i ürküten bir sosyal tarih saklıdır, Endonezya çevresinde. uzun yıllar, Endonezya, diktâ rejimi ile yönetilirken, çevre ülkelerde, demokrasi ile diktâtörlükler arasında bir savaşım yaşanmış, meselâ Pakistan'da, Benazir Bhutto, demokrasi'yi getirmiş, ama, daha önce, uzun bir süre Ziyâ Ülhâk'ın diktâ rejimi geçerli olmuş idi. Malezya, şimdi, bir demokrasi ülkesidir, özellikle de, Doktor Mahathir Muhammed'in liderliği sırasında, Malezya, Asya'da bir demokrasi modeli olarak algılanmış, bazı büyük sosyal reformlar yapılmıştır. Hindistan, Vietnam gibi öteki çevre ülkeler de, demokrasi'yi seçmişler, Endonezya'daki diktâ rejimi'nin derslerini iyi almışlardır.&lt;br /&gt;Sumatra'daki kaza, Endonezya çevresindeki coğrafî koşulların getirdiği bir bedel gibidir. depremler yetmiyor, tsunami dalgaları yetmiyor, Okyanus'un çalkantıları, Endonezya çevresindeki adalar'ın garip yapısı, Sumatra çevresindeki koşulların, insan ile doğa arasındaki tarihsel savaşımların bir dekoru olmasına neden oluyor. insan ile doğa, Endonezya çevresinde, hâlâ uzlaşmış değildir, hâlâ, insan, ya doğa'nın esiridir, ya da doğa'ya hükmetmek için çabalar. &lt;br /&gt;Tarihçi Doktor Wolfram Eberhard, Uzakdoğu Tarihi kitabında, Endonezya Tarihi'nin nereye doğru evrildiğini de sorar.&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;SİNAN ÖNER&lt;/strong&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4180267417845576732-164894054708169480?l=sinanonersroad.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4180267417845576732/posts/default/164894054708169480'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4180267417845576732/posts/default/164894054708169480'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sinanonersroad.blogspot.com/2009/11/sumatrada-kaza.html' title='Sumatra&apos;da Kaza'/><author><name>Sinan Öner</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:extendedProperty xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' name='OpenSocialUserId' value='13661884156414927697'/></author></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4180267417845576732.post-7937766277579837770</id><published>2009-11-23T00:47:00.000-08:00</published><updated>2009-11-23T01:01:22.437-08:00</updated><title type='text'>Atatürk'ün Öğretmen Devleti!</title><content type='html'>Atatürk, 1920'de, Türkiye Büyük Millet Meclisi Hükümeti'ni ilân ederken, Anadolu'nun farklı illerine, kasabalarına, köylerine dağılmış öğretmenlerin yeni devlet rejimi'ndeki rollerini, katkılarını, çabalarını düşünmekteydi. Atatürk, 29 Ekim 1923'de, Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin ilân ettiği Türkiye Cumhuriyeti'nin bir kültür devleti, bir öğretmen devleti, bir eğitim devleti olduğunu da ilân etmekteydi.&lt;br /&gt;Atatürk'ün, 1923'den 1938'e, Türkiye'de reformlar, devrimler yaparken, yeni devlet kurumları, yeni halk kurumları binâ ederken, öğretmenlerin liderliğini esas aldığını hatırlamakta yarar var, Köy Enstitüleri'nin kurulması, yaygınlaştırılması, Üniversite Reformları, Dil Devrimi, Millî Eğitim Yayınevi'nin yüzlerce eseri Türkçe'ye çevirme faâliyeti, Türk Tarih Kurumu'nun kurulması, Türk Tarih Kurumu çevresinde bir bilim atılımı yapılması, Türk Dil Kurumu'nun kurulması, Atatürk'ün bu kurumlara liderliğinin Türkiye'ye büyük yararlar getirmesi, Cumhuriyet Tarihi'nin ilk yıllarında, eğitim'in merkezî rolü, bir öğretmen devleti olarak Türkiye Cumhuriyeti'nin binâ edilmesi, hepsini hatırlamak, hatırlatmak gerekir.&lt;br /&gt;24 Kasım Öğretmenler Günü'nde, bir öğretmen devleti olarak ilân edilmiş Türkiye Cumhuriyeti'nde, eğitim düşmanı, Atatürk düşmanı, öğretmen düşmanı bir hükümet'in yedi yıldır sürmesi, kabûl edilemez, büyük bir suç işlenmektedir, Anayasa Mahkemesi'nin, Yargıtay'ın, Genelkurmay Başkanlığı'nın hakkında ceza talep ettiği kişiler, yazık ki, Cumhurbaşkanlığı'nı da, Başbakanlığı da, hükümet'i de işgâl etmişlerdir, CHP Hükümeti derhâl ilân edilmelidir.&lt;br /&gt;öğretmenlerin destekleyeceği, öğrencilerin destekleyeceği, Atatürk'e sadakâtli bir CHP Hükümeti'nin ilânı, 24 Kasım Öğretmenler Günü'nde gündeme gelmektedir, CHP'li yöneticilerin, öğretmenlere yönelik CHP politikalarını anlatmalarında yararlar vardır. &lt;br /&gt;24 Kasım Öğretmenler Günü'nde, Atatürk'ün öğretmen olarak yetiştirdiği Refet Angın'ı, Atatürk'ün manevî kızı Ülkü Adatepe'yi, Atatürk'ün Cumhurbaşkanlığı yıllarında öğretmen olmuş, öğrenci olmuş yurttaşlarımızı kutlarım, CHP'nin eğitim alanında yaptığı büyük atılımları kutlarım, Köy Enstitülü emekli öğretmenlerimizi kutlarım, Üniversitelerimizden emekli olmuş Profesörlerimizi kutlarım.&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;SİNAN ÖNER&lt;/strong&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4180267417845576732-7937766277579837770?l=sinanonersroad.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4180267417845576732/posts/default/7937766277579837770'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4180267417845576732/posts/default/7937766277579837770'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sinanonersroad.blogspot.com/2009/11/ataturkun-ogretmen-devleti.html' title='Atatürk&apos;ün Öğretmen Devleti!'/><author><name>Sinan Öner</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:extendedProperty xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' name='OpenSocialUserId' value='13661884156414927697'/></author></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4180267417845576732.post-8508810420970192098</id><published>2009-11-21T10:52:00.000-08:00</published><updated>2009-11-21T11:25:59.064-08:00</updated><title type='text'>Bir Doğum Günü'nde Merhaba</title><content type='html'>22 Kasım 1971'de, Ankara'da, Cebeci Doğumevi'nde doğdum, ilk aylar Ankara'da kalmıştım, sonra, Tarsus, Kayseri, Yalova, İstanbul, Mersin. elbette, Türkiye'nin bir sürü ilinde yaşadım, İzmir'de, Muğla'da, Adana'da, Antalya'da, öteki şehirlerde yaşadım, gezdim, kaldım.&lt;br /&gt;Annem, Resim Öğretmeni, Şair, Yazar, Sendikacı, Almanca Uzmanı, Siyasetçi Selma Homurlu, Babam, İktisâtçı, Yazar, Şair, Ressam, Siyasetçi, Sendikacı, Restoran İşletmecisi Askerî Öner. Annem Selma Homurlu, çeşitli illerde, ilçelerde resim sergileri açmıştı, 1987 Seçimleri'nde, Ecevit'in Kontenjan Adayı olarak DSP'den İçel Milletvekili Adayı idi. Eğitimciler Derneği, TÖB-DER, Eğitimciler Sendikası gibi öğretmen teşkilâtlarında yöneticilik yaptı. Almanya'da yıllarca kaldı, Almanca uzmanı oldu, Alman okullarında Türkçe öğretmenliği yaptı. Babam Askerî Öner'in yayınlanmış "Anadolu'da Kızılca Halvet" adında bir Tarih Romanı var, İktisadî Ticârî İlimler Akademisi'nden 1968'lerde mezûn, Türkiye İşçi Partisi'nde, Türkiye Komünist Partisi'nde, Cumhuriyet Halk Partisi'nde, Sosyal Demokrasi Partisi'nde, Sosyal Demokrat Halkçı Parti'de, Türkiye Birleşik Komünist Partisi'nde, İşçi Partisi'nde siyaset yaptı, yönetici mevkilerde yer aldı. 12 Eylül 1980 Darbesi sonrası, Türkiye Komünist Partisi Davası'nda yargılandı, beraat etti, iki yıl kadar cezaevinde kaldı. Tarsus Belediyesi Tahakkuk Müdürlüğü yapmıştı Babam Askerî Öner, Ecevit Hükümeti sırasında. DİSK'de, TÜRK-İŞ'de, çeşitli sendikalarda yöneticilik yaptı, işçi hareketlerinin yaygınlaştığı 1968'lerden 1980'lerde sendika liderliği yaptı. Babam Askerî Öner, şiirler yazdı, resimler yaptı, yaptığı bir yağlıboya Atatürk Portresi, Mersin Valiliği'nce, 1980'lerde ödüllendirilmiş idi. Askerî Öner, çeşitli şehirlerde restoran işletmeciliği de yapmış bir adamdır.&lt;br /&gt;1971'de doğmuş olmak, farklı açılardan insan'a sorumluluklar getirmekteydi. &lt;br /&gt;ilkokulu Tarsus Sakarya İlkokulu'nda, ortaokulu Tarsus Kasım Ekenler Ortaokulu'nda tamamlamıştım. liseyi, farklı şehirlerde okudum, Tarsus Lisesi, İstanbul Suadiye Lisesi, Yalova Lisesi.&lt;br /&gt;sonra da, 1990'da, Boğaziçi Üniversitesi Tarih Bölümü'ne kayıt yaptırmıştım.&lt;br /&gt;Tarihçiliğe çocuk yaşımda karar vermiştim, binlerce kitap okudum, Türkçe, İngilizce, Osmanlıca gibi dillerde. Tarih Eğitimi dışında, iyi bir edebiyat eğitimi aldım, siyasî akımları inceledim, sinema eğitimi aldım, tiyatro eğitimi aldım, tarih kurumlarında yöneticilik yaptım.&lt;br /&gt;Ankara'daki Cebeci Doğumevi'nde çok sonraları da uğramıştım, uğrarım da! &lt;br /&gt;12 Mart 1971 Muhtırası'ndan çok geçmediği gibi, hükümet krizleri birbirini izlemekteydi. Demirel Hükümeti devrilmiş, İsmet İnönü'nün desteği ile bir Muhtıra Hükümeti kurulmuş idi, 1973 Seçimleri'ne kadar giden hükümet krizleri. 1973'de, Ecevit'in CHP'si, % 44 gibi bir halk desteği ile hükümet kurmuş, Ecevit, tüm dünya'da sevilen, sayılan, hatta ilâhî bir anlam atfedilen bir lider olmuş idi.&lt;br /&gt;Ecevit'i ilk kez, 1977'ydi sanırım, bir miting'de izlemiştim, miting alanında binlerce yurttaş birikmiş, Ecevit'e destek sloganları tüm şehri kaplamıştı.&lt;br /&gt;Süleyman Demirel'i de, çocuk yaşımda izlemiştim, yıllarca da, Demirel'i destekledim, doğru siyasetlerinde.&lt;br /&gt;Aristoteles'in "insan, siyasî bir hayvandır" tezinin doğrulandığını yaşadığım süre içinde keşfetmiştim. &lt;br /&gt;ben çocukken, Mao Zedungh, Yuri Andropov, Leonid Brejnev, Edward Kennedy, Gerald Ford, Jimmy Carter, Menahem Begin, Enver Sedat, Todor Jivkov, Nikolay Çavuşesku, Mareşal Josip Broz Tito, Enver Hoca, Haydar Aliyev, Hafız Esad, Ben Bella, Aldo Moro, Sandro Pertini, Felipe Gonzales, Alfonsin, Saddam Hüseyin, Kral Hüseyin, Şah Rıza Pehlevi, Ayetullah Humeyni, Margaret Thatcher, Olof Palme, Bruno Kreisky, Willy Brandt, Helmut Schmidt, Francois Mitterand gibi siyasetçiler, dünya siyaseti'nde liderlik yapmaktaydılar, Kurt Waldheim, Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri idi.&lt;br /&gt;1990'larda, Mikhail Gorbachev Liderliği'ni izledim, dünya siyaseti'nde.&lt;br /&gt;elbette, bu tarihsel kesit içinde anlatacak çok konu var!&lt;br /&gt;Türkiye Siyaseti'ne yeni liderlerin kazanıldığına şahit oldum, Profesör Aydın Güven Gürkan, Profesör Erdal İnönü, İsmail Cem, Deniz Baykal, Murat Karayalçın, Haydar Kutlu, Zeki Sezer gibi. Turgut Özal'ın sağ siyaset'e liderlik yaptığı sürelerde, Süleyman Demirel Muhâlefeti'ne şahit oldum.&lt;br /&gt;1971'de, 22 Kasım'da, Ankara'da, Cebeci Doğumevi'nde doğmuştum. ne zaman, nerede, nasıl vefât edeceğimi bilmiyorum, Şâirce sezgilerim bile bana bu konuda bilgi vermiyor. sürprizlerin sürüp gideceğini sanıyorum.&lt;br /&gt;kitaplar çevirdim, yayınladım birini, romanlar yazdım, yayınlamadım daha, şiirlerim Japonya'da yayınlandı, Japonca. internet sayfalarımda bazı denemelerimi yayınladım.&lt;br /&gt;bu dünya'da, sevdiklerim, saydıklarım, özlediklerim, unutmadıklarım, meraklandıklarım hâlâ var!&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;SİNAN ÖNER&lt;/strong&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4180267417845576732-8508810420970192098?l=sinanonersroad.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4180267417845576732/posts/default/8508810420970192098'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4180267417845576732/posts/default/8508810420970192098'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sinanonersroad.blogspot.com/2009/11/bir-dogum-gununde-merhaba.html' title='Bir Doğum Günü&apos;nde Merhaba'/><author><name>Sinan Öner</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:extendedProperty xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' name='OpenSocialUserId' value='13661884156414927697'/></author></entry></feed>