"Milliyet" Gazetesi Başyazarı Abdi İpekçi, 1 Şubat 1979'da bir suikast sonucu vefat etmişti. Abdi İpekçi, 33 yıl sonra, 1 Şubat 2012'de törenlerle anıldı. Abdi İpekçi, basın tarihimizin en önemli gazetecilerinden biriydi, Merhûm Dışişleri Bakanı ve Gazeteci İsmail Cem İpekçi'nin de kuzeni idi.
Abdi İpekçi'nin "Milliyet"te yayınladığı yazılarının çoğunu okumuş bir Tarihçi'yim, ayrıca Abdi İpekçi hakkında yayınlanmış kitapların da çoğunu okudum.
lise yıllarımda, İstanbul'da yaşadığım dönemde, "Milliyet"in, Cağaloğlu'nda, Nuruosmaniye Caddesi'ndeki bürosunu ziyâret ederdim, Cağaloğlu'nda gazeteciliği daha iyi öğrenmiştim, "Yarın" Dergisi'nde, daha sonra "Gençlik Dünyası" Gazetesi'nde çalışırken. Abdi İpekçi'nin hatıraları da hemen az ötede beni izler gibiydi. "Yarın" Dergisi'nin aylık on bin trajı vardı, tüm Türkiye'de dağıtılan bir edebiyat-sanat ve gençlik dergisi idi, Profesör Erdal İnönü, Süleyman Demirel, Profesör Aydın Güven Gürkan, Behice Boran, Doktor Nihat Sargın gibi siyasetçiler de "Yarın"ı destekliyorlardı, söyleşileri "Yarın" Dergisi'nde yayınlanırdı. Aziz Nesin, Mehmet Ali Aybar gibi deneyimli aydınlar da "Yarın" Dergisi'ni desteklerlerdi. "Yarın" Dergisi'nde, 1986 ve 1987 yıllarında çalışmıştım, şiirlerim, makale ve röportajlarım yayınlanmıştı "Yarın"da. "Gençlik Dünyası" Gazetesi'ni de, Onat Kutlar, Doktor İldeniz Kurtulan, Bülent Uyguner, Veli Gürcan gibi yazarlar hazırlıyorlardı, ben de bir süre "Gençlik Dünyası" ile birlikte yayınlanan "Liseli Kimlik" Gazetesi'ni yönetmiştim, 1988'de.
ANAP Hükümeti sürüyordu, SHP, DSP, DYP gibi siyasî partiler muhalefet ödevlerini yapıyorlardı.
"Milliyet" Gazetesi'nin Başyazarı Altan Öymen idi, bir ara Mehmet Barlas da "Milliyet" Başyazarlığı yapmıştı. ben de, hemen her gün "Milliyet"i okurdum.
Abdi İpekçi'nin kuzeni İsmail Cem de gazeteciydi, İsmail Cem de, "Sabah" ya da "Güneş" Gazetesi'nde idi, yazılarını okuyordum İsmail Cem'in de.
Abdi İpekçi, özellikle 1973 ile 1979 yılları arasında, "Milliyet" Gazetesi Başyazarı olduğu yıllarda, Türkiye ve dünya siyasetini etkilemiş bir gazeteciydi. Abdi İpekçi, Adalet Partisi ile Cumhuriyet Halk Partisi arasındaki uzlaşmazlıkları aşmak için çabalayan bir Başyazar idi, ayrıca, Türkiye İşçi Partisi, Millî Selâmet Partisi ve Milliyetçi Hareket Partisi gibi siyasî partilerin liderleri ile röportajlar yapıyor, "Milliyet"te yayınlıyordu. Abdi İpekçi, bir "millî uzlaşma hükümeti" kurulması için çok çaba harcamıştı. ama, "terör", 1 Şubat 1979'da, "Milliyet" Başyazarı Abdi İpekçi'yi de bir suikast ile kurban etti. bir süre sonra da, 12 Eylül 1980 Darbesi olmuş, Meclis kapatılmış, Anayasa geçersiz ilân edilmiş, siyasî partiler ve bir çok kurum yasaklanmıştı. Abdi İpekçi, 12 Eylül 1980 Darbesi'ni ve sonra yaşadıklarımızı görmedi. İsmail Cem, yıllar sonra siyasete girdi, SHP Milletvekili, sonra da DSP Milletvekili olarak Meclis'te çalıştı, Kültür Bakanlığı ve Dışişleri Bakanlığı yaptı.
Abdi İpekçi Suikasti, yazık ki son suikast olmadı dünyada. daha sonra da, bir çok gazeteci yazar suikastlerde kurban edildiler. Profesör Muammer Aksoy, Doçent Bahriye Üçok, Uğur Mumcu, Profesör Ahmet Taner Kışlalı, Hrant Dink gibi yazarlar, gazeteciler, bilim adamları "şehit" oldular.
Abdi İpekçi'nin vefat ettiği dönemde Türkiye, korkunç bir "terör ülkesi" olmuş idi, 1976'dan 1980'e kadar hiç durmayan bir "terör" yaşandı Türkiye'de, binlerce yurttaş "terör"ün kurbanları oldular. 12 Eylül 1980 Darbesi'nde, Genelkurmay Başkanlığı yönetime "el koydu", 1982'de yeni bir Anayasa hazırlattı ve halk oyuna sundu. 1983'de, "çok partili rejim"e geçildi, yeni bir siyasî ve sosyal dönem başladı. "terör"ün çok azaldığı bir dönemdir, 1983 ile 1993 yılları arasındaki on yıllık dönem.
Abdi İpekçi, Türkiye'yi de, dünyayı da çok iyi izleyen, siyasî felsefesi ile milyonlarca yurttaşa liderlik yapan bir yazardı. Abdi İpekçi'nin yazdıklarının çoğunu okumuş bir Tarihçi olarak hatırasını saygı ile anıyorum.
SİNAN ÖNER
Abdi İpekçi'nin "Milliyet"te yayınladığı yazılarının çoğunu okumuş bir Tarihçi'yim, ayrıca Abdi İpekçi hakkında yayınlanmış kitapların da çoğunu okudum.
lise yıllarımda, İstanbul'da yaşadığım dönemde, "Milliyet"in, Cağaloğlu'nda, Nuruosmaniye Caddesi'ndeki bürosunu ziyâret ederdim, Cağaloğlu'nda gazeteciliği daha iyi öğrenmiştim, "Yarın" Dergisi'nde, daha sonra "Gençlik Dünyası" Gazetesi'nde çalışırken. Abdi İpekçi'nin hatıraları da hemen az ötede beni izler gibiydi. "Yarın" Dergisi'nin aylık on bin trajı vardı, tüm Türkiye'de dağıtılan bir edebiyat-sanat ve gençlik dergisi idi, Profesör Erdal İnönü, Süleyman Demirel, Profesör Aydın Güven Gürkan, Behice Boran, Doktor Nihat Sargın gibi siyasetçiler de "Yarın"ı destekliyorlardı, söyleşileri "Yarın" Dergisi'nde yayınlanırdı. Aziz Nesin, Mehmet Ali Aybar gibi deneyimli aydınlar da "Yarın" Dergisi'ni desteklerlerdi. "Yarın" Dergisi'nde, 1986 ve 1987 yıllarında çalışmıştım, şiirlerim, makale ve röportajlarım yayınlanmıştı "Yarın"da. "Gençlik Dünyası" Gazetesi'ni de, Onat Kutlar, Doktor İldeniz Kurtulan, Bülent Uyguner, Veli Gürcan gibi yazarlar hazırlıyorlardı, ben de bir süre "Gençlik Dünyası" ile birlikte yayınlanan "Liseli Kimlik" Gazetesi'ni yönetmiştim, 1988'de.
ANAP Hükümeti sürüyordu, SHP, DSP, DYP gibi siyasî partiler muhalefet ödevlerini yapıyorlardı.
"Milliyet" Gazetesi'nin Başyazarı Altan Öymen idi, bir ara Mehmet Barlas da "Milliyet" Başyazarlığı yapmıştı. ben de, hemen her gün "Milliyet"i okurdum.
Abdi İpekçi'nin kuzeni İsmail Cem de gazeteciydi, İsmail Cem de, "Sabah" ya da "Güneş" Gazetesi'nde idi, yazılarını okuyordum İsmail Cem'in de.
Abdi İpekçi, özellikle 1973 ile 1979 yılları arasında, "Milliyet" Gazetesi Başyazarı olduğu yıllarda, Türkiye ve dünya siyasetini etkilemiş bir gazeteciydi. Abdi İpekçi, Adalet Partisi ile Cumhuriyet Halk Partisi arasındaki uzlaşmazlıkları aşmak için çabalayan bir Başyazar idi, ayrıca, Türkiye İşçi Partisi, Millî Selâmet Partisi ve Milliyetçi Hareket Partisi gibi siyasî partilerin liderleri ile röportajlar yapıyor, "Milliyet"te yayınlıyordu. Abdi İpekçi, bir "millî uzlaşma hükümeti" kurulması için çok çaba harcamıştı. ama, "terör", 1 Şubat 1979'da, "Milliyet" Başyazarı Abdi İpekçi'yi de bir suikast ile kurban etti. bir süre sonra da, 12 Eylül 1980 Darbesi olmuş, Meclis kapatılmış, Anayasa geçersiz ilân edilmiş, siyasî partiler ve bir çok kurum yasaklanmıştı. Abdi İpekçi, 12 Eylül 1980 Darbesi'ni ve sonra yaşadıklarımızı görmedi. İsmail Cem, yıllar sonra siyasete girdi, SHP Milletvekili, sonra da DSP Milletvekili olarak Meclis'te çalıştı, Kültür Bakanlığı ve Dışişleri Bakanlığı yaptı.
Abdi İpekçi Suikasti, yazık ki son suikast olmadı dünyada. daha sonra da, bir çok gazeteci yazar suikastlerde kurban edildiler. Profesör Muammer Aksoy, Doçent Bahriye Üçok, Uğur Mumcu, Profesör Ahmet Taner Kışlalı, Hrant Dink gibi yazarlar, gazeteciler, bilim adamları "şehit" oldular.
Abdi İpekçi'nin vefat ettiği dönemde Türkiye, korkunç bir "terör ülkesi" olmuş idi, 1976'dan 1980'e kadar hiç durmayan bir "terör" yaşandı Türkiye'de, binlerce yurttaş "terör"ün kurbanları oldular. 12 Eylül 1980 Darbesi'nde, Genelkurmay Başkanlığı yönetime "el koydu", 1982'de yeni bir Anayasa hazırlattı ve halk oyuna sundu. 1983'de, "çok partili rejim"e geçildi, yeni bir siyasî ve sosyal dönem başladı. "terör"ün çok azaldığı bir dönemdir, 1983 ile 1993 yılları arasındaki on yıllık dönem.
Abdi İpekçi, Türkiye'yi de, dünyayı da çok iyi izleyen, siyasî felsefesi ile milyonlarca yurttaşa liderlik yapan bir yazardı. Abdi İpekçi'nin yazdıklarının çoğunu okumuş bir Tarihçi olarak hatırasını saygı ile anıyorum.
SİNAN ÖNER
