Thursday, December 10, 2009

İnsan Hakları Bildirgesi

İkinci Dünya Savaşı'nın ardından, Birleşmiş Milletler bazı dersler almış, bazı yeni sözleşmeleri dünya'nın önüne getirmiş, farklı devletlerin desteği ile, İnsan Hakları Bildirgesi'nin Birleşmiş Milletler üyesi devletlere imzalatmıştı.
10 Aralık, Dünya İnsan Hakları Günü'dür, tüm dünya'da kutlanır.
Türkiye'de ilk İnsan Hakları Teşkilâtı, 1946'da çok partili rejim'e geçildiğinde kurulmuş, Demokrat Parti'nin 1950'de hükümet olmasında, İnsan Hakları kavramlarının etkileri olmuş idi, hatta, DP'nin seçim kampanyaları İnsan Hakları'nı vurgular nitelikte idi: "Yeter, Söz Milletin!"
millet, Anayasa'nın yasalaştırdığı temel İnsan Hakları'na sahip olduğunda, gerçek bir millet olur.
ama, İnsan Hakları Bildirgesi, tüm dünya'da geçerlidir, bir devlet'in yasaları ya da siyaseti ile sınırlı değildir. insan, tüm dünya'da İnsan Hakları'na sahip insan'dır.
İnsan Hakları'nın alanı, yıllar geçtikçe genişlese de, yaşama hakkı, çalışma hakkı, öğrenim hakkı gibi haklar bellidir, tüm dünya'da kabûl edilmiş haklardır.
İnsan Hakları Günü'nde, bazı ülkelerin sorunlar yaşamasının nedenlerini biliyoruz. çoğu, tarihsel ya da geçici nedenlerdir, ama, sosyal sorunlar var diye, İnsan Hakları geçerliliğini yitirmiyor, İnsan Hakları, yine İnsan Hakları'dır, yoksul ülkelerin de gerçeğidir, zengin ülkelerin de.
İnsan Hakları'nı savunan, koruyan ya da yasalaştıran bir çok sözleşme, Birleşmiş Milletler'de kabûl edildi, imzalandı.
İnsan Hakları Bildirgesi'nin kabûlü ile, bazı Birleşmiş Milletler Teşkilâtları da, ya yeniden teşkilâtlandı ya da ilk kez teşkilâtlandırıldı.
devletlerin hukuk sistemlerinin Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Bildirgesi'nin getirdiği koşullara uyumlu kılınması da, yasal süreçlere bağlandı, siyasîleşmekten uzaklaştırıldı, parlamentoların esas işlevlerinden biri olarak kabûl edildi.
10 Aralık İnsan Hakları Günü'nde, tüm dünya'ya, Birleşmiş Milletler'e iyi kutlamalar dilerim. Anayasalar'ın, Temel Hak ve Özgürlükler alanında yenilenmesi yönünde neler yapılacağını da, 10 Aralık'ta, bir kez daha sormak gerekir.
SİNAN ÖNER

Tuesday, December 8, 2009

Noel Hazırlıkları!

Noel Bayramı'nın hazırlıkları başladı.
Noel Baba'nın çocuklara hediyeler dağıtacağı günler geliyor. bana, Noel Baba'nın hediyeleri az değildi, yıllarca, Noel Baba'nın yardımları, hediyeleri ile yaşadım.
neler verdi bana, Noel Baba?
bana, büyük insanlar hediye etti, herşeyden evvel, çocukluğumu, dünya'nın en şanslı çocuklarından biri olarak yaşamıştım. amcalar, yengeler, teyzeler, ablalar, abiler, dayılar, dedeler, büyükanneler, Toros Dağları, Akdeniz kıyıları, öğretmenler, doktorlar, avukatlar, şoförler, manavlar, bakkallar, mimarlar, işçiler, köylüler, Atatürk'ü anlatan kitaplar, tarih kitapları, romanlar, şiirler, şarkılar, sinema salonları, Yılmaz Güney'in filmleri, Ömer Lütfi Akad'ın filmleri, Ava Gardner, John Wayne, Orson Welles, Türkân Şoray, Filiz Akın, Marlon Brando, Dustin Hoffman, Errol Flynn, Edward G. Robinson, Karl Malden, daha nice aktörler, aktrisler, Noel Baba'nın hediyeleriydi, Walt Disney filmleri, Heidi, Candy, Laura, Dallas, Sue Ellen, Lucy, hepsi, Noel Baba'nın hediyeleriydi.
Noel Baba, Hazretî İsa'yı da getirdi bana, çocukken, bir Kilise'nin bahçesinde Paris'in katedrallerini, Sefiller'i, Napoléon'un savaşlarını düşlerdim. Hazretî İsa'ya bağlananların neler düşündüklerini merak ederdim, yüzyıllar sonra.
Noel Baba, bana büyük câmiler hediye etmişti, câmilerden yükselen ezan sesleri, Noel Baba'nın hediyeleri idi. Noel Baba'nın hediye ettiği dualar'ı ezberlerdim. Noel Baba'nın hediye ettiği şiirleri ezberlerdim.
Noel Baba, bana gençliğimde, başka hediyeler getirdi, ama, hediyeler kadar, ızdıraplar da getirdi Noel Baba, Goethe'nin Genç Werther'i gibi yaşamıştım, ama, Albert'in nişanlısı ile aşk yaşamadım!
ben, Noel Baba'nın bana getirdiği aşkları bile tam yaşayamadım, Noel Baba, Tanrı değildi, Noel Baba'nın hükmedemediği bazı gerçekler vardı, ama, Noel Baba olmadan, Tanrı da yalnız kalırdı, Tanrı, Noel Baba'ya muhtaç kalmıştı.
Noel Bayramı, yüzyıllardır kutlanıyor!
ben de, çocukluğumdan beri, Noel Bayramı'nı kutlarım.
Noel Baba'yı sevmiş, saymış Türkler az değildir. Noel Baba Kiliseleri, Anadolu'nun farklı şehirlerinde hâlâ ziyâret ediliyor.
Noel Baba ile, Osman Gazi, Ahi Evran, Gözcü Baba, Nasreddin Hoca, Hacı Bektaş-ı Veli, Mimar Sinan, Kanunî Sultan Süleyman, Atatürk, akraba gibidirler, getirdikleri hediyeleri saymak, tanımlamak mümkün değildir.
Noel Bayramı'nın hazırlıkları şimdiden başladı.
SİNAN ÖNER

Bolivya'da Başkan Değişmedi: Evo Morales

Bolivya'da, geçen günlerde Başkanlık seçimleri yapıldı. Başkan Evo Morales, halk'ın büyük bir çoğunluğunun desteğini yine kazandı, Bolivya'da Evo Morales'in Başkanlığı tazelendi.
Bolivya ile ilgili bilgilerimiz pek yeterli değil, Latin Amerika'da yoksul bir ülke, Bolivya, Latin Amerika'nın yerli halkları'ndan biri Bolivya Halkı. Bolivya'nın tarihsel özelliklerinden bazıları, hâlâ geçerlidir. Bolivya Halkı'nın demokrasi'ye bağlılığı gibi, ya da Bolivya Halkı'nın eşitlikçilik, özgürlükçülük, sosyalizm, ezilen halkları savunmak gibi tarihsel nitelikleri sürüp gelmektedir. Bolivya Köylüleri'nin güç koşullara, yoksulluğa, sosyal eşitsizliğe karşın üretimi sürdürmesi, kentli Bolivyalılar'ı desteklemesi, sosyalist bir köy ekonomisi'ni savunması, Bolivya Halkı'nın tarihsel niteliklerinden bazılarıdır.
Başkan Evo Morales'i, Bolivya Halkı'nı, Latin Amerika'ya büyük bir moral kaynağı yarattıkları için de kutlarım. Başkan Evo Morales'in, yeni Başkanlık döneminde, dünya siyaseti'ne de katkılar yapması, Bolivya Halkı'nın dünya halkları arasında saygın bir halk hâline getirmiş tarihsel özelliklerini dünya'ya anlatması, Bolivya'yı, Birleşmiş Milletler'de daha güçlü bir biçimde temsil etmesi, Bolivya'nın dünya siyaseti'nin ilk ilkeleridir.
SİNAN ÖNER

Sunday, December 6, 2009

Hindistan Başbakanı Singh, Moskova'da

Hindistan Başbakanı Doktor Manmohan Singh, Moskova'yı ziyâret ediyor, Başbakan Doktor Manmohan Singh, Rusya Cumhurbaşkanı Dimitr Medvedev'in konuğu olarak Kremlin'e geldi. Rusya ile Hindistan arasındaki ilişkiler, üç gün süre ile tartışılıyor, Hindistan Başbakanı Doktor Manmohan Singh'in ziyâreti sırasında, ayrıca, bazı anlaşmaların yenilenmesi de gündemde.
Rusya Cumhurbaşkanı Medvedev, geçen hafta, Vatikan'ı, Papa 16. Benedictus'u ziyâret etmiş, Rusya ile Vatikan arasındaki ilişkiler gündeme getirilmiş idi.
Perm kentindeki felâket, Rusya Halkı'nı da, öteki pek çok halk'ı da sarstı, gençlerin katıldığı bir kutlama'da yaşanan yangın felâketi, 111 kadar Rusya yurttaşının vefâtına neden oldu.
böyle bir anda, Hindistan Başbakanı Doktor Manmohan Singh'in Moskova ziyâreti, Hindistan Halkı'nın Rusya Halkı'na duyduğu saygı'nın, gösterdiği hassasiyet'in de bir anlatımıdır.
SİNAN ÖNER

TÜSTAV Seçimleri Ertelendi!

TÜSTAV Mütevelli Heyeti toplantısını izledim, Mütevelli Heyet üyeliği ödevimi yaptım. Petrol-İş Sendikası Genel Merkezi'nde toplandı, TÜSTAV Mütevelli Heyet üyeleri. yazık ki, 515 kadar TÜSTAV Mütevelli Heyet üyesinin 120 kadarı toplantıda yer aldılar.
TÜSTAV, yıllardır, Vakıf Senedi tartışması yapmakta. Vakıf Senedi'nin değiştirilmesi önerilmekte. ama, kesin bir karar hâlâ verilmiş değil. Mütevelli Heyet üyesi sayısının makûl bir sayı olması gerekirken, 515 kadar Mütevelli Heyet üyesinin olması, Yönetim konularında sorunlar yaratmakta.
TÜSTAV, bir Tarih Vakfı, bir Arşiv Vakfı. aynı zamanda, TÜSTAV, bir yayınevi, bir bilgi işleme merkezi.
TÜSTAV'ın yönetim konularında bazı güçlükler öteden beri vardı. ben de, 1998 Genel Kurulu ile TÜSTAV Yönetim Kurulu Üyeliği yapmıştım, bir süre. 1999 Depremi ile, bir süre TÜSTAV'ın faâliyetlerine uzaklaşmıştım ama, 2003'lerden itibâren, TÜSTAV'ı daha iyi izledim. 2005'de, TÜSTAV Mütevelli Heyet Üyeliği'ne kabûl edildim.
TÜSTAV, bu Mütevelli Heyet toplantısında, yönetim seçimlerini erteledi, şimdilik, önceki TÜSTAV Yönetimi, işlevlerine devâm ediyor.
TÜSTAV Kurucuları Ahmet Kardam, aynı zamanda TÜSTAV Eski Başkanı Nabi Yağcı, TÜSTAV Mütevelli Heyet toplantısına mesaj gönderdiler, Mütevelli Heyet Üyesi sayısının azaltılması yönünde Vakıf Senedi'nin değiştirilmesini önerdiler.
TÜSTAV Mütevelli Heyet toplantısında katılanlar arasında, Tarihçi Rasih Nuri İleri, TÜSTAV Eski Başkanı Doktor Nihat Sargın, TÜSTAV Eski Başkanı Çevirmen Tarihçi Erden Akbulut, Avukat Adil Demirci, TBKP Eski Yöneticisi Toygun Eraslan vardı.
TÜSTAV'ı, 1992'den beri yaptığı değerli faâliyetler, Tarihçilik alanına kazandırdığı eserler nedeni ile kutlarım.
SİNAN ÖNER

Wednesday, December 2, 2009

TÜSTAV Mütevelli Heyeti

Türkiye Sosyal Tarih Araştırma Vakfı Mütevelli Heyeti, önümüzdeki günlerde toplanıyor, Mütevelli Heyeti'nde TÜSTAV'ın yeni yöneticileri de seçiliyor.
TÜSTAV, 1992'de, Abdurrahman Atalay, Ahmet Kardam, Nabi Yağcı tarafından kurulmuş, Vakıf Senedi'nin koşulları ile bugüne kadar faâliyetlerini sürdürmüştür. Nabi Yağcı, 1992 ile 2000 arasında, sekiz yıl süresince, TÜSTAV Başkanlığı yaptı. daha sonra, Erden Akbulut, Doktor Nihat Sargın, Gültekin Uçar, Fahrettin Ozan, TÜSTAV Başkanlığı yaptılar.
ben de, 1998 ile 2000 yıllarında, bir süre TÜSTAV Yönetim Kurulu Üyeliği yapmıştım.
2007'deki TÜSTAV Mütevelli Heyet toplantısında, TÜSTAV Başkan adayı olmuştum.
Türkiye Sosyal Tarih Araştırma Vakfı, tarihsel belgeleri koruyup arşivlediği gibi, bazı belgeleri de kitaplaştırmıştı, TÜSTAV Yayınları, değerli bir yayınevi olarak yayınlarına devâm ediyor.
Türkiye Sosyal Tarih Araştırma Vakfı'nda, 1994 ile 1996 yılları arasında, bir süre, büro yöneticiliği de yapmıştım, TÜSTAV Başkanı Nabi Yağcı'nın Başkanlığı sırasında. bu sürede, TÜSTAV, "Tarih'e Yeniden Bakış" başlığı ile uluslararası bir tarih sempozyumu yapmış, ben de bu sempozyumda görev almıştım. daha sonra, TÜSTAV'da, sözlü tarih projelerinin yürütülmesinde yer aldım, Türkiye Komünist Partisi, Türkiye Birleşik Komünist Partisi yöneticileri ile sözlü tarih kayıtları yapmıştık. bu belgeler de, TÜSTAV'ın koruduğu arşivler arasında yer aldı.
TÜSTAV'da, 1997, 1998, 1999 yıllarında, çeşitli toplantılar yapmıştık. 2000'lerde, 1999 Depremi'nin de getirdiği yeni koşullarda, TÜSTAV üyeleri çoğaldı, TÜSTAV Mütevelli Heyeti'nin çoğalması da, 2005lerde gerçekleştirildi, bugün 515 kadar TÜSTAV Mütevelli Heyet Üyesi vardır.
TÜSTAV'ın koruduğu arşivler arasında, DİSK Arşivi, TBKP Arşivi, Komintern Türkiye Bölümü Arşivi vardır. DİSK ile TÜSTAV arasında, DİSK Arşivi'nin nasıl korunacağı, nasıl araştırmacılara açılacağı sözleşmelere bağlandı.
TBKP, 1987 ile 1992 arasında faâliyetler yapmış, TBKP Liderleri Doktor Nihat Sargın, Nabi Yağcı tarafından da belgeleri korunup tâsnif edilmiş, Türkiye Tarihi'ni anlamak açısından mutlaka incelenmesi gereken siyasî bir akımdı. TBKP Arşivi de, TÜSTAV tarafından korunuyor, araştırmacıların yararlanması amacı ile tâsnif işlemleri devâm ediyor. TÜSTAV, TBKP Tarihi ile ilgili bazı toplantılar, konferanslar, sempozyumlar da yapmıştı. TBKP'nin Türk Siyaseti açısından nasıl bir tarihsel anlamı vardı, TÜSTAV belgelerinde okumak mümkün. TÜSTAV Yayınları da, TBKP Genel Başkanı, TÜSTAV Başkanı Doktor Nihat Sargın'ın, TBKP Tarihi, TİP Tarihi, TBKP'nin Kuruluş Süreci ile ilgili kitaplarını yayınladı. TÜSTAV Yayınları'nın, TBKP Tarihi ile ilgili yayınladığı kitaplar arasında, TBKP Kurucusu Şeref Yıldız'ın, TBKP Kurucusu Feridun Gürgöz'ün anı notları da yer alıyor.
Komintern Türkiye Bölümü Arşivi de, TÜSTAV'ın koruduğu belgeler arasında, Komintern'in Türkiye ile ilgili 40 Bin Sayfa kadar belgesi, TÜSTAV'ın Arşivleri arasında yer alıyor. 1994'de TÜSTAV tarafından yapılan "Tarih'e Yeniden Bakış" Sempozyumu'nda, Komintern Tarihi'nin Türkiye ile ilgili belgelerinin nasıl incelenmesi gerektiğini çeşitli ülkelerden Tarihçiler tartışmışlardı, Fransız Profesör Denis Berger, Hollandalı Profesör Eric Jan Zurcher, Profesör Turaj Atabaki, Azerî Profesör Solmaz Rüstemova, Profesör Mete Tunçay, Tarihçi Bilal Şen, Tarihçi Rasih Nuri İleri, TÜSTAV Başkanı Nabi Yağcı, Sempozyum'daki tebliğcilerden bazılarıdır.
Komünist Enternasyonal'in 1918 ile 1943 arasındaki faâliyetlerinin bir bölümü de, Komintern'in Türkiye Şubesi'ne yönelik idi. Millî Kurtuluş Savaşı yılları, Türkiye Cumhuriyeti'nin ilk yılları, İkinci Dünya Savaşı öncesi siyasî deneyimler. Komintern Türkiye Temsilcisi Doktor Şefik Hüsnü'nün, Şair Nâzım Hikmet Ran'ın, öteki Türkiyeli Komünist Siyasetçiler'in notları, makaleleri, mektupları, resmî yazıları da, TÜSTAV'ın koruduğu Komintern belgeleri arasında yer almakta.
TÜSTAV, Türkiye İşçi Partisi Tarihi ile ilgili bazı belgeleri de topladı, koruyor, tâsnif ediyor. bu belgelerden bazıları, bazı TİP Yöneticileri'nin bireysel belgeleridir. TÜSTAV'da, bazı ses kayıtları da korunuyor. bunlar arasında, TİP'in seçim hazırlıkları sırasında yaptığı toplantıların ses kayıtları yer alıyor.
Türkiye Sosyal Tarih Araştırma Vakfı, Hollanda Uluslararası Sosyal Tarih Enstitüsü ile sözleşmeler yapmıştı, USTE Türkiye Bölümü, TÜSTAV ile bazı işbirlikleri de gerçekleştirdi, bunlardan biri, 1994'deki "Tarih'e Yeniden Bakış" Sempozyumu idi.
Türkiye Sosyal Tarih Araştırma Vakfı, Moskova'daki Komintern Tarihi Merkezi ile de sözleşmeler yapmıştı. Komintern Arşivleri'nin büyük bölümü, Moskova'da korunuyor.
TÜSTAV'ın koruyup tâsnif ettiği bazı belgeler de, Türkiye Komünist Partisi'nin 1962'den 1983'e, İsmail Bilen Dönemi ile, 1983'den 1987'ye Haydar Kutlu Dönemi ile ilgili belgelerdir. İsmail Bilen'in TKP Genel Sekreterliği yıllarındaki TKP Yayınları, Atılım Dergisi Koleksiyonu, TKP'nin Merkez Komitesi Toplantılarının Kayıtları, TÜSTAV tarafından korunuyor.
1983'den 1987'ye, yasallaşma sürecinde, Haydar Kutlu Dönemi ile ilgili belgeler de, TÜSTAV tarafından korunuyor.
Türkiye Sosyal Tarih Araştırma Vakfı, 1918'den 2009'a, büyük bir tarihsel malzeme'nin tarihçilik açısından değerli kılınmasına yönelik bir Vakıf.
TÜSTAV Mütevelli Heyeti toplantısının iyi geçmesi, TÜSTAV'ın yeni yöneticilerinin TÜSTAV'ın geleceğine katkıları yapması, elbette iyi olur.
TÜSTAV Başkanlığı'na yeniden aday olmayı bu açıdan doğru görüyorum. ama, daha isâbetli bir TÜSTAV Başkan adayı olur mu, göreceğiz. TÜSTAV Mütevelli Heyet toplantısına 515 Mütevelli Heyet Üyesi'nin katılımlarının, TÜSTAV'ın yeni yöneticilerinin daha doğru seçilmesinin koşullarını hazırlayacağını da kabûllenmek gerekir.
SİNAN ÖNER

Abdülkadir Yücelman'ın Ölümü

Abdülkadir Yücelman'ın öleceği hiç aklıma gelmezdi!
Cumhuriyet Gazetesi'nin Spor Editörlüğünü on yıllarca yürütmüş, Türk Sporu'na, Dünya Sporu'na, gazetecilik, öğretmenlik, liderlik yetenekleri ile katkılar yapmıştı, Abdülkadir Yücelman. Abdülkadir Yücelman, tüm sporları sevmekteydi, Cumhuriyet Gazetesi'nin Spor yayınlarının tüm sporlara yönelmesinde, Abdülkadir Yücelman'ın spor anlayışı vardır. Türkiye'de, amatör ya da profesyonel, spor kulüplerini, spor takımlarını veyâ bireysel sporları, Abdülkadir Yücelman'ın desteklediğini, teşvik ettiğini hiç unutmayız.
ben, Sporcu bir aile'de yetiştiğim için, ayrıca, Cumhuriyet Gazetesi Spor Sayfaları'nı izlemekteydim. futbol, basketbol, voleybol, hentbol oynamaktan hoşlanırdım, yüzmeyi, yürümeyi, masa sporlarını, tırmanmayı sevmekteydim, çocukluğum, ilkgençliğim, gençliğim, Spor ile geçmişti. bu sürede, Abdülkadir Yücelman'ın yazdıklarını, yazdırdıklarını, yönettiği sayfaları okudum, Türk Sporu'nun öteki saygın temsilcilerini izledim. basın'da, Abdülkadir Yücelman, Cüneyt Koryürek, İslam Çupi, Orhan Aldinç, Ergun Hiçyılmaz, Halit Kıvanç, Halit Deringör, Adnan Dinçer gibi değerli yazarlar, Spor Basını yaratılmasında liderlik yapmışlardı.
bir Türk Sporu Tarihi yazmayı da tasarlamıştım.
ne var ki, siyasî krizler, sosyal sorunlar, ekonomik felâketler, kültürel krizler, Türk Sporu'nun güçlenmesini engellediği gibi, Dünya Sporu içinde Türk Sporu'nun konumunu da zayıflatmıştır. tüm sorunlara rağmen, Türk Futbol Takımı, 2002 Dünya Kupası'nda Dünya Üçüncüsü olmuş, Türk Atlet Süreyyâ Ayhan, Avrupa Şampiyonu olmuş, Türk Bayan Voleybol Takımı, Dünya Yedincisi Olmuş, bazı kulüp basketbol takımları da başarılar kazanmışlardır.
ama, gerçekte, Atatürk'ün Türk Sporu'na lâyık gördüğü aşama, bugünkünden çok yüksek bir aşama idi.
Abdülkadir Yücelman, Atatürk'ün kurduğu, Yunus Nadi'nin ilk Başyazarı olduğu Cumhuriyet Gazetesi'nde yaşadı, vefât ederken de, Cumhuriyet Gazetesi'nde idi.
geçen yıl, Cumhuriyet Gazetesi'nin Şişli'deki yeni merkezinde, Abdülkadir Yücelman'ı ziyâret etmiştim, sohbet ettik, Cumhuriyet Gazetesi Turizm Sayfaları'nı hazırlamaktaydı, Spor'dan bahsettik, kutlamıştım Abdülkadir Yücelman'ı, okuru olduğumu söylemiştim, iyi görünmekteydi, genç görünmekteydi, öleceği aklıma hiç gelmediği gibi, büyük takımlardan birinde futbol oynamayı tasarladığımı da söylemiştim, gülümseme ile. şimdi, Abdülkadir Yücelman ölünce, futbol oynama tasarım biraz zayıfladı, biraz soğudum futbol'dan. ama, dün, Şenol Güneş'in Trabzonspor ile sözleşme imzaladığını öğrenince, yine gülümsedim, iyi sporcuların spor'dan hiç vazgeçmediğini yine görmüştüm.
Cumhuriyet Gazetesi'nin Spor Sayfaları'nda, Hıncal Uluç yazardı! Hıncal Uluç'un nereye kaybolduğunu bilmiyorum, aynı imza'ya başka yerlerde rastlarım ama, Hıncal Uluç, Cumhuriyet Yazarı Hıncal Uluç, hiç gelmedi, belki de, farklı bir ülkede, farklı bir imza ile futbol yazıları yazmayı sürdürüyor.
Abdülkadir Yücelman, Cumhuriyet Gazetesi'nde kaldı, elbette bazı sorunları, öfkeleri, ilençleri, yakınmaları vardı, yoksa neden kalp hastalığına yakalansın ki, son yedi yıldır Türk Sporu'na çok yazık edildiğine şahit olmak kolay mı? spor düşmanı bir hükümet, hâlâ iyi yazarları tehdit ederken, Abdülkadir Yücelman'ın hastalanması doğaldı, ama, yaşlılık da bir gerçek idi, genç olsaydı, hiç kuşkulanmadan eleştirilerini getirir, yaşamaya devâm ederdi. yeni hükümetler nasıl olsa ilân edilir, hiç kimse devlet'in sürekli sahibi olamaz, bugünkü suçlu hükümet de, bir süre sonra devrilir, unutulur, suçlu hükümet yargılanır, cezalandırılır, yeni, daha iyi bir hükümet ilân edilir. ama, birey olarak insan, yaşlanmakta, sorunlar yaşamakta, öfkelenmekte, kederlenmekte, spor'un tedâvi edici özelliklerini yaşayamaz olmakta.
işte, Abdülkadir Yücelman'ın ölümü, bana bu mütevâzi satırları yazdırdı.
çok eski bir ahbâp, beni de, öteki okurlarını da terk etmiş oluyor, iyi bir ahbâptı ki, yalan söylemedi hiç, aldatmadı, kandırmadı, çocukları, gençleri, yaşlıları destekledi, Abdülkadir Yücelman yokken, bakalım neler yaşayacağız? futbolcu olsaydım, büyük kulüplerden birinde, bu haftaki maçlarda, Abdülkadir Yücelman'ın hatırına bir sürü gol atardım!
SİNAN ÖNER