Thursday, October 18, 2012

Nobel Barış Ödülü ve Avrupa Birliği'nin Seçimi

2012 Nobel Barış Ödülü, Avrupa Birliği'ne verildi.
Nobel Barış Ödülü Komitesi, Avrupa Birliği'nin kuruluşundan bugüne, dünya barışı ve Avrupa milletleri arasında bir kıta bilincinin yaygınlaşması ve bir Avrupa Barışı yönünde davrandığını, bu seçimine uyumlu bir politika izlediğini duyurdu.
Avrupa Birliği'nin 2012 Nobel Barış Ödülü kazanmasını Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Ban Kee Moon da kutladı, bu ödüllendirmeyi doğal karşıladığını söyledi.
2012 Nobel Barış Ödülü'nün Avrupa Birliği'ne verilmesini ben de doğal karşılıyorum, ama, son yıllarda yaptığı hataları ve yaşadığı çelişkileri de unutmuyorum. tarihi ile algılandığında, elbette, Avrupa Birliği'nin seçiminin dünya barışı yönünde olduğu kabûl edilmelidir. İkinci Dünya Savaşı'nın ardından yeni bir dünya, yeni bir Avrupa kurulmuştu. Avrupa Topluluğu, Avrupa Parlamentosu, Avrupa Komisyonu ya da Avrupa Konseyi gibi uluslararası -kıtasal- kurumlar kuruldu. Avrupa devletlerinin seçimi, bir Avrupa Birliği ve bir Avrupa Barışı yönündeydi. bu seçim, bugüne kadar geçerliliğini korudu. ama, bazı dönemlerde, bazı istisnalar ya da farklılıklar oldu, bunlar, Avrupa Birliği'nden kuşku duyulmasına ya da Avrupa devletlerinin başka kıtalarda, Birleşmiş Milletler'de eleştirilmelerine neden olmuştur. Avrupa Birliği'nin seçimi ise, esas itibâriyle değişmedi, dünya barışı, Avrupa devletlerinin birliği ve Avrupa Barışı, Avrupa devletlerinin seçimidir bugün de.
SİNAN ÖNER

Monday, October 15, 2012

Venezuela'da, Chavez Yeniden Başkan

Venezuela'da Başkanlık seçimleri geçen hafta yapıldı.
Başkan Hugo Chavez, yeniden Başkanlığa seçildi, seçmenlerin % 54'ünün oylarını kazanan Chavez, seçim akşamı halka bir kutlama konuşması yaptı.
Chavez'in yeniden Başkanlığa seçilmesi Latin Amerika'nın öteki milletleri açısından da önemli, Arjantin, Uruguay, Brezilya, Küba gibi Chavez'le iyi ilişkileri bulunan devletlerin hükümetleri de Chavez'in seçilmesinden memnunlardır.
Hugo Chavez, "Yaşasın Bolivar!", "Yaşasın Venezuela!", "Yaşasın Sosyalizm!" gibi sloganları da seslendirdi halka yaptığı kutlama konuşmasında. Chavez'in "Bolivarcı bir Sosyalizm"i Venezuela'da gerçekleştirmeye devam edeceği, seçim kampanyası sırasındaki konuşmalarında da yer almıştı.
Venezuela, Latin Amerika'nın kuzeyinde "zengin ve sosyalist" bir ülke olarak yaşıyor.
SİNAN ÖNER

Tuesday, October 2, 2012

Tarihçi Eric Hobsbawm

İngiliz Tarihçi Eric Hobsbawm'ın dün vefât ettiğini Duke Üniversitesi'nin verdiği bir haberden öğrendim. Eric Hobsbawm, 95 yaşındaymış, uzun süredir yaşadığı hastalık sonucu vefât etmiş.
Eric Hobsbawm'ı herhalde ilkokul ya da ortaokul yıllarımda fark etmiştim ilk kez. lise yıllarımda ise, Eric Hobsbawm'ın Türkçe'ye çevrilen eserlerinin bir okuru oldum. ama, Eric Hobsbawm'ın bir çok eseri de Türkçe'de hâlâ yayınlanmadı.
Eric Hobsbawm ile ilgili daha uzun bir yazıyı sonra yazmak istiyorum.
şimdilik, bazılarını okuduğum eserlerini burada not alayım:
Devrim Çağı, 1789-1848
Kapital Çağı, 1848-1875
İmparatorluklar Çağı, 1875-1914
Sosyal Haydutlar
Tarih Üzerine
1780'den İtibaren Milletler ve Milliyetçilik, Program, Mit ve Gerçeklik
Geleneğin İcadı
Kapitalizm Öncesi Üretim Biçimleri (Eric Hobsbawm'ın Editörlük Yaptığı Bir Kitap)
Sanayi ve İmparatorluk, 1750'den Bugüne
Aşırılıklar Çağı, Kısa Yirminci Yüzyıl, 1914-1991
İlginç Zamanlar, Bir Yirminci Yüzyıl Yaşamı, Özyaşamöyküsü
Tarihçi Eric Hobsbawm'ı saygı ile anıyorum. eserleri ile Eric Hosbbawm sonsuza kadar yaşayacak, tıpkı Herodotos gibi, tıpkı Tacitus gibi, tıpkı Thukydides gibi, tıpkı Aristoteles gibi. Eric Hobsbawm'ın 1917 ile 2012 arasında yaşadığı "çağ"da, iki dünya savaşı, devrimler, ulusal kurtuluş savaşları oldu, bazı devletler yok oldu, bazı yeni devletler kuruldu, böyle "ilginç" bir "çağ"da, tarihçilik bilimi ve sanatı için çalışan Eric Hobsbawm'ı insanlık unutmayacak, dünyanın her yerindeki okurları, öğrencileri, Eric Hosbsbawm'ın eserlerinden öğrendikleri ile yeni okurlar, yeni öğrenciler kazanacaklar.
SİNAN ÖNER

Tuesday, August 28, 2012

30 Ağustos Zafer Bayramı

30 Ağustos Zafer Bayramı'na az kaldı, 30 Ağustos 1922'de Büyük Taarruz zaferle sonuçlanmıştı, 90 yıldır kutladığımız bir zafer.
Millî Kurtuluş Savaşı Tarihi'nde 26 Ağustos-30 Ağustos 1922 Büyük Taarruz ve taarruzun Ankara Hükümeti'nin zaferiyle sonuçlanmasının büyük bir anlamı vardır.
bu dönemle ilgili okurlarımın okuyabileceği bazı kitapların adlarını yazayım:
Hasan İzzettin Dinamo - Kutsal İsyan, Kutsal Barış
Sabahattin Selek - Anadolu İhtilâli
Şerafettin Turan - Türk Devrimi
Doğan Avcıoğlu -Millî Kurtuluş Tarihi
Şevket Süreyya Aydemir - Tek Adam
Nâzım Hikmet Ran - Memleketimden İnsan Manzaraları
Mustafa Kemal Atatürk - Nutuk (Söylev)
İsmet İnönü - Günlükler
bu kitapları okurken, Anıtkabir'e gitmek, Anıtkabir Müzesi'ndeki fotoğrafları, resimleri, büstleri, yazılı belgeleri incelemek, tarihin doğrudan öznelerinin izlerini izlemek faydalı olacaktır.
90 yıldır kutladığımız 30 Ağustos Zafer Bayramı'nın 90 yıl süresince nasıl kutlandığını da keşke görseydik, kutlamalar da anlamlıdır kuşkusuz, zaferin getirdiği koşullarda, Atatürk'ün deyişi ile "Türk Milleti"nin neler yaşadığını da anlamalıyız. bunun için de, meselâ Profesör Korkut Boratav'ın "İktisat Tarihi" ya da Profesör Sina Akşin'in de yer aldığı bir komisyon tarafından hazırlanan "Türkiye Tarihi" kitaplarını okumalıyız.
30 Ağustos Zafer Bayramı'nı kutlarım.
SİNAN ÖNER

Monday, August 27, 2012

Neil Armstrong'un Dünya ve Ay Yolculuğu

Amerikalı Astronot Neil Armstrong dün vefât etmiş, 82 yaşındaymış Armstrong, NASA'nın verdiği bilgiler, uzay araştırmaları tarihinin en önemli karakterlerinden birinin Neil Armstrong olduğunu kanıtlıyor. Armstrong, uzay araştırmalarına pilotlukla başlamış. Amerikan Hava Kuvvetleri'nde çalışmış yıllarca Armstrong.
sonra, Ay'a giden ilk astronotlardan biri olduğunu herkes hatırladı Armstrong'un.
Ay yolculuğu, bizde eskiden çok önemli bir bilgi olarak ilkokullarda anlatılırdı. ben, Neil Armstrong'u ilkokul yıllarımdan beri bilirim meselâ.
uzaya ilk giden insan da, Sovyet kozmonot Yuri Gagarin idi.
Neil Armstrong'un vefâtı, Türkiye'de, bilime, uzay araştırmalarına meraklı bir çok insanı etkilemiştir kuşkusuz. beni etkilediğinin farkındayım.
Ay'a yüzyıllarca gidemeyen insanlık, yirminci yüzyılda, uzay araştırmalarında yaptığı yenilikler ile gitmeyi başarmıştı, insanlığı Ay'a taşıyan astronotlardan biri de Neil Armstrong idi.
SİNAN ÖNER


 

Monday, July 2, 2012

Euro Cup 2012'de İspanya Şampiyon

Euro Cup 2012, Polonya ve Ukrayna'da oynandı bu yıl.
maçların çoğunu izledim.
Euro Cup 2012'de, yarı-final maçlarında, Portekiz-İspanya ve Almanya-İtalya maçları vardı. İspanya, Portekiz'i, İtalya da Almanya'yı yendi. final maçında, İspanya ile İtalya karşılaştılar.
İspanya, İtalya'yı 4-0 yendi.
İspanya, Güney Afrika World Cup 2010'un da Şampiyonu idi.
Euro Cup 2012'de, sürprizler vardı. ama, İspanya Takımı, final maçının son dakikalarına kadar "disiplin"ini korudu, "oyun ritmi"nden hiç uzaklaşmadı, gol atmaktan vazgeçmedi.
İspanya, hem World Cup 2010'un, hem de Euro Cup 2012'nin Şampiyonluğunu kazandı.
SİNAN ÖNER

Saturday, June 16, 2012

Bişkek Okumaları (2)

Bişkek'te, Manas Üniversitesi Kütüphanesi'nden ödünç aldığım kitaplar arasında, biyografiler, araştırma kitapları, hatıralar, deneme kitapları vardı.
1 İslâm Kerimov
Özbekistan Cumhurbaşkanı İslâm Kerimov'un Türkçe'ye de çevrilmiş bir kitabını, Manas Üniversitesi Kütüphanesi'nden ödünç aldım, okudum. Kerimov'un kitabında, çeşitli konular ele alınmıştı, Özbekistan'ın ekonomik, sosyal, siyasî sorunları, çevre sorunları, dünya politikasındaki konumu ve özellikleri, Kerimov'un hakkında makaleler yazdığı konulardı. Kerimov, Özbekistan'ın bağımsız bir devlet olmadan önce ve sonra neler yaşadığına dair de bilgiler vermişti kitabında. İslâm Kerimov, Özbekistan'ın Hazar Denizi kıyılarında ve Aral Gölü'nde yaşadığı çevre sorunlarına özel bir yer vermişti kitabında. Aral Gölü'nde, büyük bir çevre felâketi yaşandığını yazmıştı İslâm Kerimov.
Özbekistan'ın Sovyetler Birliği'nin ekonomik, sosyal, siyasî bir parçası olarak neler yaşadığını da hatırlatmıştı İslâm Kerimov. "tarih" ve "coğrafya" boyutları ile Özbekistan, Başkan İslâm Kerimov'un hakkında en çok düşündüğü bir "araştırma alanı" idi, bilim ilkelerine göre yazmıştı kitabını İslâm Kerimov.
2 Nur Sultan Nazarbayev
Kazakistan Cumhurbaşkanı Nur Sultan Nazarbayev'in de bir kitabını bulmuştum, Manas Üniversitesi Kütüphanesi'nde, kitabı hemen okudum. Nazarbayev, Kazakistan'ın Sovyetler Birliği'nin parçası olduğu yılları, bağımsızlığın kurulduğu yılları anlatmıştı kitabında. Nazarbayev, Sovyet Komünist Partisi'ndeki hatıralarından bahsediyordu kitapta, Kazakistan Komünist Partisi Genel Sekreteri Kunayev'le ilişkilerini, Sovyet Komünist Partisi yöneticisi olarak Moskova'da yaşadıklarını, "Perestroika" ve "Glasnost" yıllarını anlatıyordu.
Nazarbayev, özellikle, Kunayev ve Gorbachev ile politik alandaki arkadaşlığını ve anlaşmazlıklarını kitabında anlatmıştı. Nazarbayev, Kazakistan'ın bağımsızlaştığı yıllarda neler yaptığını yazmıştı kitapta, nasıl olmuştu da, Kazakistan'ın Başkanı olmuştu? Nur Sultan Nazarbayev, Kazakistan'ın dünya politikasında ve dünya ekonomisinde, Asya'daki en önemli güç merkezlerinden biri olmasının nedenlerini anlatıyordu kitabında.
Kazakistan'ın tarım, sanayi, bilim gibi alanlarda, nasıl bir tarih yaşadığını, ne durumda olduğunu, Kazakistan Cumhurbaşkanı Nazarbayev'in kitabında okumuştum.
3 Cengiz Aytmatov
Kırgız Sovyet Yazar Cengiz Aytmatov'un kitapları vardı, Manas Üniversitesi Kütüphanesi'nde, ama, yetersizdi, yıllar önce yapılmış "Cengiz Aytmatov Sempozyumu" da kitaplaştırılmıştı, kitabı, Manas Üniversitesi Kütüphanesi'nde buldum, okudum. "Cengiz Aytmatov Sempozyumu"nda, Cengiz Aytmatov da bir konuşma yapmış, Süleyman Demirel'in de konuştuğu oturumlarda, Cengiz Aytmatov'un politik biyografisi, edebî deneyimleri, Kırgız Edebiyatı'nda yaptığı yenilikleri, Sovyet Rus Edebiyatı'na getirdiği yenilikleri, romanlarının ve öykülerinin edebî özellikleri tartışılmıştı.
Cengiz Aytmatov, "Lenin Edebiyat Ödülü"nü daha otuz beş yaşındayken, 1963'de kazanmıştı. Aytmatov, "Maksim Gorki Edebiyat Enstitüsü"nde okumuştu, Sovyetler Birliği'nin bir çok edebiyat gazetesinde ve edebiyat dergilerinde makaleler, denemeler, notlar, öyküler yayınlamıştı. Cengiz Aytmatov, politik alandaki faâliyetleri ile, Sovyet Komünist Partisi'nde yükselmiş, Yüksek Sovyet'e de seçilmiş, daha sonra, Gorbachev'in danışmanı olarak çalışmış, Kırgızistan'ın bağımsızlaşması ile, hem Kırgızistan Büyükelçisi olarak, hem de Kırgızistan Parlamentosu'nda parlamenter olarak çalışmıştı. "Cengiz Aytmatov Sempozyumu"nda, Cengiz Aytmatov'un edebî ve politik biyografisi ile ilgili hemen her bilgi gündeme getirilmişti.
Merkezî Asya'nın üç önemli ülkesinin, Özbekistan'ın, Kazakistan'ın ve Kırgızistan'ın üç önemli şahsiyeti ile ilgili okumalarımın bana çok yararı olmuştu, Kerimov, Nazarbayev ve Aytmatov, Asya Halkları'nın bağlandığı Komünist Politikacılar'dı, sonra, ülkelerini bağımsızlaştırırken de, hem politikada, hem de başka alanlarda faâliyetlerini sürdürdüler, güçlerini ve saygınlıklarını korudular.
SİNAN ÖNER

Wednesday, June 13, 2012

Bişkek Okumaları (1)

Bişkek'te, 2008'de aylarca kalmıştım, Manas Üniversitesi Tarih Bölümü'nde okumuştum, onlarca profesörden dersler, konferanslar dinlemiştim, Manas Üniversitesi Kütüphanesi'nde ödünç aldığım onlarca kitap okumuştum, yaklaşık yedi bin sayfa kitap! Manas Üniversitesi'nde kaldığım ayları unutmak mümkün değildir, aylarca, Kırgız, Özbek, Rus, Kazak, Türk, Tajik, Çinli, çeşitli milletlerden gençlerle, profesörlerle yaşamıştım.
Bişkek Okumaları'nda, Bişkek'te okuduğum kitaplardan bahsedeceğim.
ilk notumda, Bişkek'te, tarih okumalarımı anmak istiyorum.
1) Profesör Zeki Velidi Togan
Profesör Zeki Velidi Togan'ın, Manas Üniversitesi Kütüphanesi'nde bulduğum kitaplarını Bişkek'te kaldığım aylarda okumuştum. bir kitabı, tarih metodları hakkında yazdığı kalınca bir kitap idi. bir kitabı da, Sovyet İhtilâli ve sonrasında yaşadıklarını anlattığı hatıra kitabıydı.
Profesör Togan, tarih metodlarını, tarihyazımı "usûl"lerini, kalınca kitabında ayrıntıları ile yazmıştı. Togan, tarih metodu açısından, "objektivist ve realist", "dökümanterist" ve "rasyonalist" bir Tarihçi idi, kitabında da, bu metodolojik ilkelerini, eğilimlerini anlatmıştı.
Profesör Zeki Velidi Togan'ın yazdığı hatıra kitabı da, ilginç bir kitaptı. Togan, Sovyet İhtilâli sonrası, Başkırt Özerk Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığı'na nasıl seçildiğini hatıra kitabında anlatmıştı, Sovyet İhtilâli'nin Bolşevik Başkanı Lenin'le sohbetlerini anlatmıştı, Togan, hatıra kitabında, Sovyet İhtilâli sırasında Türkî halkların yaşadıklarını da anlatmıştı. Togan, Asya'daki ve Avrupalı Rusya'daki Türkler'in ekonomik, politik ve kültürel koşullarını hatıralarında tanımlamıştı.
2) Profesör Uluğ İğdemir
Profesör Uluğ İğdemir'in hatıralarını anlattığı kitabı da, Manas Üniversitesi Kütüphanesi'nden ödünç alıp okumuştum. Türk Tarihi Kurumu'nun yayınladığı hatıra kitabında, Türk Tarih Kurumu'nun eski Başkanları'ndan Profesör Uluğ İğdemir, hem Cumhuriyet'in kuruluş yıllarını anlatır, hem de Türk Tarih Kurumu'nun kuruluşu ile ilgili hatıralarını yazar.
Profesör Uluğ İğdemir, Atatürk'le dostluğunu, hatıralarında ayrıntıları ile yazmıştı, Adana'da gazetecilik yaparken, Mustafa Kemal Paşa'nın bir mektup yazıp Uluğ İğdemir'i Ankara'ya dâvet etmesi ve Adana'da yanmış matbaasının borçlarını Mustafa Kemal Paşa'nın gönderdiği para ile ödemesi, sonra da Ankara'ya taşınıp, Türk Tarih Kurumu'nun yayın dairesinde çalışmaya başlaması, Profesör Uluğ İğdemir'in yazdığı hatıra kitabında ayrıntıları ile yer almıştı.
Profesör Uluğ İğdemir, Türk Tarih Kurumu'nun nasıl kurulduğunu, nasıl geliştiğini, nasıl uluslararası bir tarih kurumu haline geldiğini, hatıra kitabında anlatmıştı.
3) Profesör Akdes Nimet Kurad
Profesör Akdes Nimet Kurad'ın Türk Tarih Kurumu tarafından yayınlanan "Rusya Tarihi" kitabını da, Manas Üniversitesi Kütüphanesi'nden ödünç alıp okumuştum. Profesör Akdes Nimet Kurad, Türk Tarih Kurumu'nda, ilk Rusya uzmanlarından biri olarak da yer almış, Rusya Tarihi alanında uluslararası bir saygınlık kazanmış tarihçilerden biriydi.
"Rusya Tarihi" kitabında, Profesör Akdes Nimet Kurad, 11. Yüzyıl'dan 20. Yüzyıl'a, Rusya Tarihi'ni anlatmıştı. Rus kabilelerinin birlik haline geldiği asırlardan, Rus Çarlığı'nın kurulduğu dönemlere, Büyük Petro'nun reformlarından 2. Nikola'nın reformlarına, Rus köylülerinin yaşadıkları koşullardan Rus Prensleri'nin, Rus aristokratlarının yaşadıkları koşullara, Profesör Akdes Nimet Kurad, "Rusya Tarihi" kitabında ayrıntıları ile Rusya'yı yazmıştı.
Profesör Akdes Nimet Kurad, "Rusya Tarihi" kitabını yazarken, hangi kaynaklardan yararlandığını da belirtmişti, Türkçe'de yayınlanmış başlıca Rusya Tarihi kitaplarından biriydi "Rusya Tarihi". Türk Tarihi Kurumu'nun yayınladığı "ülke tarihleri" arasında, "Rusya Tarihi" kitabının yeri vazgeçilmezdir.
4) "Bilinmeyen İç Asya"
Türk Tarih Kurumu'nun yayınladığı, üç ciltlik, "Bilinmeyen İç Asya" kitabını da, Manas Üniversitesi Kütüphanesi'nden ödünç alıp okumuştum.
"Bilinmeyen İç Asya"da, kitabın yazarı tarihçiler, Asya'daki arkeoloji ve tarih çalışmalarının tarihini yazmışlardı. Asya'da, özellikle de Çin'de ve Sibirya'da, arkeologların ve tarihçilerin yaptıkları araştırmaların bir tarihi idi "Bilinmeyen İç Asya". "Bilinmeyen İç Asya" kitabında, 18. ve 19. Yüzyıl'daki arkeoloji ve tarih araştırmaları daha da ayrıntılı olarak yer almıştı.
Alman, Hollandalı, Rus, Fransız, İngiliz, Amerikalı, İtalyan, ve başka milletlerden arkeologların ve tarihçilerin yaptıkları Asya Araştırmaları hakkında bilgilenmek için ilk okunacak eserlerden biridir, "Bilinmeyen İç Asya".
SİNAN ÖNER

Friday, May 25, 2012

Carlos Fuentes

Carlos Fuentes'in yazdığı kitaplardan ancak bazıları Türkçe'ye çevrildi ve yayınlandı.
Meksikalı Usta Yazar Carlos Fuentes, bir diplomat, bir filozof, bir siyaset uzmanı, bir romancı, bir öykücü, bir denemeci, bir gazeteci idi.
Carlos Fuentes, Latin Amerika'nın "diktâ rejimleri"nden "demokratik rejimler"e geçmesinde, diplomasi, kültür, edebiyat, gazetecilik gibi alanlardaki çalışmaları ile liderlik yapmış bir insandı.
Carlos Fuentes, Latin Amerika'da, 20. Yüzyıl'da yetişmiş büyük yazarlardan biriydi, Neruda, Vallejo, Amado, Asturias, Galeone, Guillen, Marquez, Paz gibi, Latin Amerika'da, İspanyolca, Portekizce ve İngilizce gibi dillerde yazmış yazarlardan biri.
Carlos Fuentes, gazetelerde yazmayı da hiç ihmal etmemişti, Marquez gibi, Fuentes de bir gazeteci idi.
Carlos Fuentes, Latin Amerika'yı temsil ederken, dünya barışına, bir diplomat olarak yönelmiş, diplomasinin dünya barışına, demokrasiye, özgürlüklerin yayılmasına, eşitliğin gerçekleştirilmesine yardım etmesi için çalışmıştı.
Carlos Fuentes, onlarca kitap yazmıştı, en çok kitap yazmış modern yazarlardan biriydi, Carlos Fuentes, Marquez ve Paz gibi.
Carlos Fuentes'in kitaplarını okumak, geçmişi ve bugünkü dünyayı "anlamak ve sevmek" için -Dostoyevski, "dünyayı anlamadan önce sevmek gerekir" gibi bir lâf söylemişti, başka bir yazar da "dünyayı sevmek için önce anlamak gerekir" demişti- bir zorunluluk.
Carlos Fuentes gibi bir yazar yetiştirmiş Meksika, ne kadar da şanslıdır!
SİNAN ÖNER

Thursday, May 17, 2012

19 Mayıs, Atatürk'ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı

19 Mayıs, Atatürk'ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı, bu yıl da, Türkiye'de ve Türkler'in yaşadığı ülkelerde kutlanıyor. 19 Mayıs'ta, Türkiye Gençlik Birliği (TGB) de, İstanbul Tünel Alanı'ndan Taksim Alanı'na bir kutlama yürüyüşü yapacağını duyurmuş "Aydınlık" Gazetesi'nde. CHP'liler, MHP'liler, DSP'liler, DP'liler, farklı siyasî düşüncelere sahip halk, 19 Mayıs Bayramı'nı kutlayacak.
19 Mayıs 1919'da, Mustafa Kemal Paşa, Bandırma Vapuru ile Samsun'a gelmişti, Dokuzuncu Ordu Müfettişi idi ve çevre köylerdeki isyan hareketlerini soruşturmayı ve halkın yaşadığı durumu görmeyi amaçlıyordu. Mustafa Kemal Paşa, 19 Mayıs 1919'da, "Millî Kurtuluş Savaşı"nı başlatmıştı aslında. daha önce, Anadolu ve Trakya'da kurulan Müdafaa-i Hukuk ve Redd-i İlhak Cemiyetleri, halkın Mondros Mütârekesi'nin getirdiği koşulları reddettiğinin kanıtları idi, şimdi de, Mustafa Kemal Paşa, Sivas, Amasya, Erzurum ve Ankara gibi kentlerde kongreler toplamayı kararlaştırmıştı.
Profesör Tanör'ün "kongreler dönemi" diye adlandırdığı dönem başladı, 19 Mayıs 1919'da. 23 Nisan 1920'da Büyük Millet Meclisi'nin kuruluşuna kadar, Mustafa Kemal Paşa, hem işgâle karşı cephe savaşlarına başlamıştı, hem de "kongreler dönemi"nin getirdiği siyasî savaşlara. Eylül 1919'da, Sivas'ta, Sivas Kongresi toplandı, "mandacılığa ve işgalciliğe karşı" kararlar alındı Sivas Kongresi'nde.
Erzurum Kongresi de, Mustafa Kemal Paşa'nın liderliğinde başarıya ulaşmıştı.
19 Mayıs 1919, Mustafa Kemal Paşa'nın, Anadolu'ya geldiği tarih idi. İstanbul'dan Bandırma Vapuru ile Samsun'a kadar gelmişti Mustafa Kemal Paşa.
29 Ekim 1923'te, Büyük Millet Meclisi, Türkiye Cumhuriyeti'ni ilân edinceye kadar süren "millî kurtuluş savaşı"nın başladığı tarih olarak kabul edilmişti, 19 Mayıs 1919.
19 Mayıs 1919, aynı zamanda, Mustafa Kemal Paşa'nın "Türk Gençliği"ne güveninin ve yönelişinin somut bir hatırasının tarihi idi.
bu nedenle, 19 Mayıs Bayramı, aynı zamanda Gençlik ve Spor Bayramı olarak kabûl edildi.
19 Mayıs Bayramı, Türkiye Halkı'nın "millî bir bayram"ı olduğu gibi, Atatürk'ü Anma Günü'dür de. Atatürk'ü, 23 Nisan, 29 Ekim ve 10 Kasım tarihlerinde de anıyoruz ama, 19 Mayıs tarihi, Atatürk'ü Anmak için kabûl edilmiş bir bayramdır aynı zamanda.
19 Mayıs Bayramı'nı kutlarım.
geçmişte, her yıl, okuduğum okullarda, 19 Mayıs Bayramı'nı kutlardık, ben de kutlamalarda yer alırdım. 19 Mayıs Bayramı, özellikle ortaöğretim ve yüksek öğretim kurumlarında okuyan milyonlarca öğrencinin öğretmenleri ile ve aileleri ile kutladıkları bir bayramdır. ama, öğrenci olmayan gençlerin de bayramıdır 19 Mayıs Bayramı, çalışan gençlerin, işsiz gençlerin, köylü gençlerin, askerliğini yapan er gençlerin, başka ülkelerde yaşayan gençlerin bayramıdır.
19 Mayıs Bayramı, Türkiye Halkı'nın 90 yıldır kutladığı bir bayramdır, "millî bayram"dır. büyükannelerimiz, büyükbabalarımız kutlarlardı 19 Mayıs Bayramı'nı, sonra da büyükannelerimizin, büyükbabalarımızın yetiştirdiği yeni kuşaklar kutladılar 19 Mayıs Bayramı'nı, biz kutladık, bugün de, bizden daha yeni, daha genç kuşaklar kutlayacaklar, kutluyorlar, 19 Mayıs Bayramı'nı.
19 Mayıs 1919 tarihinin "anlam ve önem"ini kutlamalar sırasında daha doğru kavramak için de, koşullar elverişlidir, 19 Mayıs Bayramı'na daha çok sarılmak ve 19 Mayıs 1919 tarihini daha iyi kavramak, bu yıl da, "millî bir ödev"dir.
SİNAN ÖNER

About Me

My photo
Mersin, Türkiye
Historian, Poet, Translator, Novelist, Cinema Writer