Saturday, December 29, 2012

Yazar Burhan Günel'e Veda

Yazar Burhan Günel de vefât etti.
Burhan Günel'in vefât ettiğini, bir gazetedeki cenâze haberini okuyunca öğrendim, ne diyeceğimi bilmiyorum. Burhan Günel, romancı, öykücü, yayıncı idi, "Karşı" Dergisi'nin yayıncısı idi, Burhan Günel bir edebiyat işçisi idi. Burhan Günel, aynı zamanda emekli bir hava subayı idi, cenâze töreni bu nedenle Genelkurmay Başkanlığı tarafından Ankara Kocatepe Camii'nde hazırlanmış. 
Yazar Burhan Günel'i lise yıllarımda tanımıştım, 1987'ydi sanırım, "Karşı"yı yayınlıyordu, rastlaşırdık sağda solda. kâh bir Kitap Fuarı'nda, kâh bir kafede.
Burhan Günel, Antakyalı'ymış, bende İzmirli'ymiş gibi bir izlenim bırakmıştı. sonra hatırladım, biliyordum Antakyalı olduğunu, unutmuşum.
Burhan Günel, 2003 yılında, Mersin İçel Sanat Kulübü'nün hazırladığı bir programa gelmişti, Doğan Hızlan, Duygu Asena gibi yazarlarla.  İçel Sanat Kulübü'nün kafe bahçesinde Burhan Günel'le bir masada bir süre yalnız oturmuştuk, kahve ya da çay söyledi, biraz sohbet etmiştik karşılıklı. yıllar sonra karşılaşıyorduk, gülümsemişti Burhan Günel, eski bir dostuydum belki, öyleydi de, yazarlarla okurları arasında bir dostluk vardır.
"Yazar Burhan Günel, artık yok, masada iki kişiydik, Burhan Günel önce bıraktı masayı, ben yalnız kaldım." Aziz Nesin'in bir şiiri vardır, "Ölmek bişey değil de/Yalnız kalacak dünya" der. Burhan Günel, Nesin Vakfı Ödülleri kazanmıştı, Yunus Nadi Roman Ödülü de kazanmıştı.
romanları, öyküleri, "Karşı"sı, bıraktığı izlerle yaşayacak Burhan Günel.
SİNAN ÖNER

Friday, December 14, 2012

Hamiyet Yüceses'in Şarkıları

Hamiyet Yüceses'in şarkılarını dinlerken, tarihimizde dolaşıyorum, bir yandan da İstanbul'un semtlerinde yaşıyorum. Hamiyet Yüceses'in sesi, söyleyişi, Türkiye'nin 1923 Devrimi sonrası yaşadıklarını da katıyor şarkılarına. 
Hamiyet Yüceses, 1933'de, "Ses Kraliçesi" seçilmiş. 
gazinolarda, salonlarda şarkılar söylemiş, plâklar, kasetler yapmış, 1993'e kadar hiç unutulmadan, müzik dinleyicilerinin hatırından hiç çıkmadan yaşamış. 
Hamiyet Yüceses'i ilk kez ne zaman dinledim? herhâlde, çocuktum, hatta çocuk bile değildim. akrabalarımız, Hamiyet Yüceses, Müzeyyen Senar, Safiye Ayla, Münir Nurettin Selçuk gibi ses sanatçılarını dinlerlerdi. radyolar, eski tarz mobilya ile yapılırdı, görkemli bir görünüşleri vardı radyoların, radyoda çok şarkıları yayınlanırdı Hamiyet Yüceses'in de.
"Bakmıyor Çeşm-i Siyah", "Kadifeden Kesesi", "Ada Sahillerinde", "Makber", "Geceler" gibi şarkılarını dinlerdim, Hamiyet Yüceses'in, sesi beni çok etkilerdi çocukluğumda. Hamiyet Yüceses'i yetişkinliğe eriştiğim yıllarda hâlâ dinliyordum, ama, atmosfer değişmişti, şarkılarını söylediği İstanbul'da yaşıyordum. Beyoğlu'na çağırdığı sevgilisi gibi, ben de Beyoğlu'na giderdim, sinema eğitimi almıştım Beyoğlu'nda, tarih konferansları izlemiştim, Beyoğlu'nda dolaşmak bir zevkimdi. 
Hamiyet Yüceses'in sesini ilkgençliğinde keşfetmişler, "Ses Kraliçesi" seçilmesi, ne kadar etkileyici bir ses sanatçısı olduğunu kanıtlamıştı. sonra da, bir "kraliçe" gibi yaşamıştı Hamiyet Yüceses.
Hamiyet Yüceses'in albümlerini okurlarıma tavsiye ederim, Hamiyet Yüceses'i dinlerken hem bir tarih bilinci kazanırlar, hem de bir müzik zevki.
SİNAN ÖNER  

Saturday, December 1, 2012

Louis Armstrong'u Hatırlarken

Amerikalı Caz ve Blues şarkıcısı Louis Armstrong'u hatırlamak, şarkılarını dinlemek, Amerika'yı anlamak için de yararlıdır, hem bir müzik beğenisine sahip olmak için, hem de Amerikan müziğini tanımak için de. Louis Armstrong, bir trompet çalgıcısı idi aynı zamanda, hem bir anlamda bir orkestra şefi idi. Louis Armstrong'un sesinin ve söyleşinin etkileyiciliği ise Louis Armstrong'u Amerikan halkının simgelerinden biri yapmıştı.
Louis Armstrong'un "What A Wonderful World" şarkısını, Robin Williams'ın oynadığı "Günaydın Vietnam" filminin fon müziği olarak seçmişlerdi. Louis Armstrong'un şarkıları, daha önce de film müziklerinde kullanılmıştı. sinema ile müzik, Louis Armstrong'un yarattığı bir atmosferde birbiri ile bağlanmış sanatlardır, Charles Chaplin'in ya da Fred Astaire'ın filmlerinde olduğu gibi. Louis Armstrong, Caz ve Blues geleneklerini yenilemiş, New Orleans, Kansas City ya da Missisippi gibi Caz ve Blues geleneklerinin kaynakları ile çalışmış, uzun yıllar Caz ve Blues şarkıcılarının bir lideri gibi yaşamıştı.
Louis Armstrong, Amerikan sosyalizmi ve Amerikan hümanizminin yetiştirdiği müzisyenlerden biriydi kuşkusuz, 19. Yüzyıl'da Abraham Lincoln'ün liderlik yaptığı kölelik ve kölecilik karşıtı hareketlerin izleri üzerinde yaşayan zenci halkın yetiştirdiği gerçek bir sosyalist ve hümanist idi Louis Armstrong. Louis Armstrong, Amerikalı beyazların da çok sevdiği bir şarkıcı idi, bugün de, ırk ayrımcılığının aşıldığı, zenci bir politikacının Amerika Birleşik Devletleri Başkanı seçildiği bir dönemde, Louis Armstrong'un şarkıları, hatıraları, bugünün Amerikalıları'na esin kaynaklarıdır. dünya müziğinde de, Louis Armstrong'un müziği hâlâ geçerli bir referans kaynağıdır. Louis Armstrong'un Oscar Peterson, Ella Fitzgerald gibi müzisyenlerle yaptığı çalışmalar da, Louis Armstrong'un hümanist kişiliğini yansıtan önemli eserlerdir.
SİNAN ÖNER   

Friday, November 16, 2012

Çin'de Yeni Lider: Xi Jingping

Çin Halk Cumhuriyeti'nde, Çin Komünist Partisi Kongresi'nde Xi Jingping Çin Komünist Partisi Genel Sekreterliği'ne seçildi. Çin Komünist Partisi yönetimi de değişti.
Xi Jingping, Çin Cumhurbaşkanı Yardımcısı idi.
Eski Genel Sekreter Jiang Zemin'in de katıldığı Çin Komünist Partisi Kongresi'nde bir çok konu ele alındı. Çin Komünist Partisi Genel Sekreteri Hu Jintao, Kongre'de yaptığı konuşmada, Çin Komünist Partisi'nin öncelikle ilgilenmesi gereken konuları anlattı, "yolsuzluk"lara dikkat edilmesi gerektiğini, Çin Komünist Partisi'nin ekonomi, kültür, hukuk gibi konuları daha çok düşünmesi gerektiğini söyledi.
Çin'de yeni bir dönem başlıyor. Çin Komünist Partisi Tarihi'nde yeni bir dönem başlıyor. Mao Zedungh'dan Deng Shiaoping'e, Jiang Zemin'den Hu Jintao'ya, Çin Komünist Partisi Tarihi, zengin bir tarih. şimdi, Xi Jingping'in liderliğinde, Çin Halk Cumhuriyeti'nin ve Çin Komünist Partisi'nin yaşayacağı değişimleri izleyeceğiz.
Xi Jingping, dünya politikasında yıllardır saygın bir rol oynuyordu, Başkan Hu Jintao'nun yardımcısı olarak, dünya kamuoyunun tanıdığı bir liderdi. ama, şimdi, hem Çin'de, hem de dünya politikasında çok daha etkili olması gereken bir dönem başladı.
Çin Komünist Partisi Kongresi'nin aldığı kararları kutlarım; yaşasın Çin Halk Cumhuriyeti!
SİNAN ÖNER     

Saturday, November 10, 2012

10 Kasım'da, "Atatürk'ten Düşünceler"

Profesör Enver Ziya Karal'ın hazırladığı, Türk Tarih Kurumu'nca yayınlanan "Atatürk'ten Düşünceler" kitabından yaptığım bazı alıntıları, 10 Kasım'da, Atatürk'ün vefâtının 74. yıldönümü nedeniyle yayınlıyorum.
" Türkiye halkı asırlardan beri hür ve müstakil yaşamış ve istiklâli bir lâzıme-i hayatiye telâkki etmiş bir kavmin kahraman evlâtlarıdır. Bu millet istiklâlsiz yaşamamıştır. Yaşayamaz ve yaşamıyacaktır...", (Haziran 1922)
" Türk Milletinin tabiat ve şiarına en mutabık olan idare Cumhuriyet idaresidir...", (Ekim 1924)
" Memleketin ve inkılâbın içerden ve dışardan gelebilecek tehlikelere karşı masuniyeti için, bütün milliyetçi ve cumhuriyetçi kuvvetlerin bir yerde toplanması lâzımdır...", (Mart 1931)
" Memleketler muhteliftir. Fakat medeniyet birdir..." (Şubat 1924)
" Biz her nokta-i nazardan insan olmalıyız. Acılar gördük, bunun sebebi dünyanın vaziyetini anlamadığımız içindir. Fikrimiz, zihniyetimiz medenî olacaktır. Şunun bunun sözüne ehemmiyet vermeyeceğiz. Medenî olacağız. Bununla iftihar edeceğiz. Bütün Türk ve İslâm âlemine bakınız. Zihinleri medeniyetin emrettiği şümûl ve tealiye uymadıklarından ne büyük felâketler, ne ıstıraplar içindedirler. Bizim de şimdiye kadar geri kalmamız ve nihayet son felâket çamuruna batışımız bundandı. Beş-altı senei içinde kendimizi kurtarmışsak, bu zihniyetimizdeki tebeddüldendir. Artık duramayız. Behemehal ileri gideceğiz. Geriye ise hiç gidemeyiz. Çünkü ileri gitmeğe mecburuz. Millet vazıhan bilmelidir. Medeniyet öyle bir kuvvetli ateştir ki, ona bigâne olanları yakar ve mahveder. İçinde bulunduğumuz aile-i medeniyette lâyık olduğumuz mevkii bulacak ve onu muhafaza ve ilâ edeceğiz. Refah, saadet ve insanlık bundadır...", (Ağustos 1925)
" Dünyada her şey için, medeniyet için, hayat için, muvaffakiyet için en hakikî mürşit ilimdir, fendir. İlim ve fennin haricinde mürşit aramak gaflettir, cehalettir, delâlettir. Yalnız ilim ve fennin yaşadığımız her dakikadaki safhalarının tekâmülünü idrâk etmek ve terakkiyatını zamanla takip eylemek şarttır. Bin, iki bin, binlerce sene evvelki ilim ve fen lisanının çizdiği düsturları, şu kadar bin sene sonra bugün aynen tatbike kalkışmak elbette ilim ve fennin içinde bulunmak değildir...", (Eylül 1924)
" Her çeşit spor faaliyetlerini, Türk gençliğinin millî terbiyesinin ana unsurlarından saymak lâzımdır..."
" Her şeye rağmen muhakkak bir nura doğru yürümekteyiz. Bende bu imanı yaşatan kuvvet, yalnız aziz memleket ve milletim hakkındaki pâyansız muhabbetin değil; bu günün karanlıkları, ahlâksızlıkları, şarlatanlıkları içinde sırf vatan ve hakikat aşkıyle ziya serpmeğe ve aramağa çalışan bir gençlik gördüğümdendir...", (Mayıs 1918)
" Güzel sanatların her şubesi için, kamutayın göstereceği âlaka ve emek, milletin insanî, medenî hayatı ve çalışkanlık veriminin artması için çok tesirlidir...", (Kasım 1936)
" Türkler bütün medenî milletlerin dostudurlar...", (Şubat 1924)
" Ben diktatör değilim. Benim kuvvetim olduğunu söylüyorlar; evet bu doğrudur. Benim arzu edip de yapamayacağım  bir şey yoktur. Çünkü ben zoraki ve insafsızca hareket etmesini bilmem. Bence diktatörlük değerlerini ram edendir. Ben kalpleri kırarak değil kazanarak hükmetmek isterim...", (Nisan 1935)
" Tarih bir milletin nelere müsait olduğunu ve neler başarmağa muktedir bulunduğunu gösteren en doğru bir kılavuzdur...", (1937)
" Eğer devamlı sulh isteniyorsa insan kütlelerinin vaziyetlerini iyileştirecek beynelmilel tedbirler alınmalıdır. İnsanlığın heyet-i umumiyesinin refahı açlık ve tazyikın yerine geçmelidir. Dünya vatandaşları haset, açgözlülük ve kinden uzaklaşacak şekilde terbiye edilmelidir...", (1937)
SİNAN ÖNER    

Wednesday, November 7, 2012

Obama, Yeniden ABD Başkanı

Amerika Birleşik Devletleri'nde, 6 Kasım'da yapılan seçimlerin sonuçlarının büyük bir kısmı belli oldu, kamuoyuna açıklandı.
Senato Seçimleri'nde, Demokratlar 51, Cumhuriyetçiler 44 senato üyeliği kazanırken, Temsilciler Meclisi Seçimleri'nde Cumhuriyetçiler çoğunluğu kazandı. Başkanlık Seçimleri'nde ise, Demokratlar'ın Başkan Adayı Barack Obama yeniden -ikinci kez- Amerika Birleşik Devletleri Başkanı seçildi.
Obama, kutlama konuşması yaparken, Romney de bir teşekkür konuşması yaptı. 
dünya devletlerinin yöneticileri ve kamuoyları da, Amerika'daki seçimlere yönelik düşüncelerini, izlenimlerini açıkladılar. Obama'nın yeniden ABD Başkanı seçilmesi, dünyada, genelde iyi karşılandı. 
Obama'nın ikinci dönemde neler yapacağını izleyeceğiz, ama, ikinci dönem genellikle bir "restorasyon" dönemi olur Amerika'da, geçmiş dönemdeki kusurlarını aşacaklardır, geçmiş dönemde yapmak isteyip de yapamadıklarını ikinci dönemde gerçekleştireceklerdir.
Obama'nın yeniden Başkan seçildiği seçimler, tarihe başarılı bir seçim olarak geçecek. 
SİNAN ÖNER     

Friday, November 2, 2012

Kuzey Amerika'da "Sandy" Kasırgası

Karayipler'de başlayıp New York'a kadar gelen "Sandy" Kasırgası'nın etkileri korkunç. New Jersey'de, New York'da, çevre adalarda ve kentlerde, "Sandy" Kasırgası nedeniyle günlerce elektrikler kesildi, yollar kapandı, ormanlık alanlar hasar gördü, binalarda yangınlar ve yıkıntılar meydana geldi.
CNN'de, başka televizyon kanallarında, "Sandy" Kasırgası ile ilgili ayrıntılı haberler yer aldı.
hâlâ da, "Sandy" Kasırgası'nın etkileri sürüyor, bazı haberlere göre, "Sandy" Kasırgası'nın etkilerinden kurtulmak hâlâ uzak bir gelecekte. 
Amerika Birleşik Devletleri'nde Başkanlık Seçimi kampanyasında da değişiklikler yapıldı, Başkan Obama, New Jersey'i ziyâret etti. seçimlerde birbiri ile yarışan siyasî partilerin yöneticileri, "Sandy" Kasırgası nedeniyle bir araya geldiler, bir anlamda yakınlaştılar. 
"Sandy" Kasırgası nedeniyle, New York'da üniversiteler tatil edildi, bir çok şirket ya da kurum çalışmalarına ara verdiler, binalarını kilitleyip Kasırga'nın dinmesini beklediler.
Amerika Birleşik Devletleri'nin yaşadığı "Sandy" Kasırgası'na ve sonuçlarına bir çok devlet ilgili davrandı, tepkiler üretti, yardım önerileri getirdiler. 
"Sandy" Kasırgası, büyük bir maddî zarara neden olduğu gibi, kayıplar da yaşandı, onlarca insan Kasırga sonucu vefât ettiler. "Sandy" Kasırgası, Amerika'nın Doğu kıyılarında yaşayan milyonlarca insanı etkiledi.
New York'daki Birleşmiş Milletler Binası da "Sandy" Kasırgası'ndan etkilendi.
önümüzdeki aylar, hatta yıllar, "Sandy" Kasırgası'nın neden olduğu afetin sonuçlarının giderilmesi, yıkıntıların onarılması, Amerika'nın Doğu kıyılarındaki kentlerin restore edilmesi ile geçecek.
SİNAN ÖNER
 

Thursday, October 18, 2012

Nobel Barış Ödülü ve Avrupa Birliği'nin Seçimi

2012 Nobel Barış Ödülü, Avrupa Birliği'ne verildi.
Nobel Barış Ödülü Komitesi, Avrupa Birliği'nin kuruluşundan bugüne, dünya barışı ve Avrupa milletleri arasında bir kıta bilincinin yaygınlaşması ve bir Avrupa Barışı yönünde davrandığını, bu seçimine uyumlu bir politika izlediğini duyurdu.
Avrupa Birliği'nin 2012 Nobel Barış Ödülü kazanmasını Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Ban Kee Moon da kutladı, bu ödüllendirmeyi doğal karşıladığını söyledi.
2012 Nobel Barış Ödülü'nün Avrupa Birliği'ne verilmesini ben de doğal karşılıyorum, ama, son yıllarda yaptığı hataları ve yaşadığı çelişkileri de unutmuyorum. tarihi ile algılandığında, elbette, Avrupa Birliği'nin seçiminin dünya barışı yönünde olduğu kabûl edilmelidir. İkinci Dünya Savaşı'nın ardından yeni bir dünya, yeni bir Avrupa kurulmuştu. Avrupa Topluluğu, Avrupa Parlamentosu, Avrupa Komisyonu ya da Avrupa Konseyi gibi uluslararası -kıtasal- kurumlar kuruldu. Avrupa devletlerinin seçimi, bir Avrupa Birliği ve bir Avrupa Barışı yönündeydi. bu seçim, bugüne kadar geçerliliğini korudu. ama, bazı dönemlerde, bazı istisnalar ya da farklılıklar oldu, bunlar, Avrupa Birliği'nden kuşku duyulmasına ya da Avrupa devletlerinin başka kıtalarda, Birleşmiş Milletler'de eleştirilmelerine neden olmuştur. Avrupa Birliği'nin seçimi ise, esas itibâriyle değişmedi, dünya barışı, Avrupa devletlerinin birliği ve Avrupa Barışı, Avrupa devletlerinin seçimidir bugün de.
SİNAN ÖNER

Monday, October 15, 2012

Venezuela'da, Chavez Yeniden Başkan

Venezuela'da Başkanlık seçimleri geçen hafta yapıldı.
Başkan Hugo Chavez, yeniden Başkanlığa seçildi, seçmenlerin % 54'ünün oylarını kazanan Chavez, seçim akşamı halka bir kutlama konuşması yaptı.
Chavez'in yeniden Başkanlığa seçilmesi Latin Amerika'nın öteki milletleri açısından da önemli, Arjantin, Uruguay, Brezilya, Küba gibi Chavez'le iyi ilişkileri bulunan devletlerin hükümetleri de Chavez'in seçilmesinden memnunlardır.
Hugo Chavez, "Yaşasın Bolivar!", "Yaşasın Venezuela!", "Yaşasın Sosyalizm!" gibi sloganları da seslendirdi halka yaptığı kutlama konuşmasında. Chavez'in "Bolivarcı bir Sosyalizm"i Venezuela'da gerçekleştirmeye devam edeceği, seçim kampanyası sırasındaki konuşmalarında da yer almıştı.
Venezuela, Latin Amerika'nın kuzeyinde "zengin ve sosyalist" bir ülke olarak yaşıyor.
SİNAN ÖNER

Tuesday, October 2, 2012

Tarihçi Eric Hobsbawm

İngiliz Tarihçi Eric Hobsbawm'ın dün vefât ettiğini Duke Üniversitesi'nin verdiği bir haberden öğrendim. Eric Hobsbawm, 95 yaşındaymış, uzun süredir yaşadığı hastalık sonucu vefât etmiş.
Eric Hobsbawm'ı herhalde ilkokul ya da ortaokul yıllarımda fark etmiştim ilk kez. lise yıllarımda ise, Eric Hobsbawm'ın Türkçe'ye çevrilen eserlerinin bir okuru oldum. ama, Eric Hobsbawm'ın bir çok eseri de Türkçe'de hâlâ yayınlanmadı.
Eric Hobsbawm ile ilgili daha uzun bir yazıyı sonra yazmak istiyorum.
şimdilik, bazılarını okuduğum eserlerini burada not alayım:
Devrim Çağı, 1789-1848
Kapital Çağı, 1848-1875
İmparatorluklar Çağı, 1875-1914
Sosyal Haydutlar
Tarih Üzerine
1780'den İtibaren Milletler ve Milliyetçilik, Program, Mit ve Gerçeklik
Geleneğin İcadı
Kapitalizm Öncesi Üretim Biçimleri (Eric Hobsbawm'ın Editörlük Yaptığı Bir Kitap)
Sanayi ve İmparatorluk, 1750'den Bugüne
Aşırılıklar Çağı, Kısa Yirminci Yüzyıl, 1914-1991
İlginç Zamanlar, Bir Yirminci Yüzyıl Yaşamı, Özyaşamöyküsü
Tarihçi Eric Hobsbawm'ı saygı ile anıyorum. eserleri ile Eric Hosbbawm sonsuza kadar yaşayacak, tıpkı Herodotos gibi, tıpkı Tacitus gibi, tıpkı Thukydides gibi, tıpkı Aristoteles gibi. Eric Hobsbawm'ın 1917 ile 2012 arasında yaşadığı "çağ"da, iki dünya savaşı, devrimler, ulusal kurtuluş savaşları oldu, bazı devletler yok oldu, bazı yeni devletler kuruldu, böyle "ilginç" bir "çağ"da, tarihçilik bilimi ve sanatı için çalışan Eric Hobsbawm'ı insanlık unutmayacak, dünyanın her yerindeki okurları, öğrencileri, Eric Hosbsbawm'ın eserlerinden öğrendikleri ile yeni okurlar, yeni öğrenciler kazanacaklar.
SİNAN ÖNER

About Me

My photo
Mersin, Türkiye
Historian, Poet, Translator, Novelist, Cinema Writer